Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğanın canlanması, milyonlarca insan için solunum yolu kabusuna dönüştü. Özellikle İzmir, hem coğrafi yapısı hem de yüksek hava kirliliği oranları nedeniyle polen alerjisinin en ağır yaşandığı bölgelerden biri olarak öne çıkıyor. Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Kılınç, nisan ayı itibarıyla başlayan ve haziran sonuna kadar sürecek olan polen mevsiminin, kronik solunum yolu hastalıkları bulunan kişilerde hastaneye yatış gerektirecek kadar ağır tablolara yol açabileceğini vurguladı.
Hava kirliliği polen etkisini katlıyor
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre İzmir, Avrupa bölgesinde havası en kirli 10 şehirden biri olma özelliğini taşıyor. Prof. Dr. Kılınç, bu kirliliğin polenlerle birleştiğinde solunum yolları üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti. Alerjik rinit ve astım hastalarının bu dönemde şikayetlerinde belirgin bir artış yaşandığını kaydeden Kılınç, düzenli tedavi almayan hastalarda bağışıklık hücrelerinin anormal hareketlenmesiyle bronş ödemi ve akciğer yetmezliği gibi risklerin doğabileceğine dikkat çekti.
Hafife alınan alerji akciğer yetmezliğine yol açabilir
Polen alerjisinin sadece "hapşırık ve göz sulanması" olarak görülmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, sürecin ciddiyetine vurgu yapıyor. Önlem alınmadığı takdirde bronşlarda meydana gelen daralmanın nefes darlığını tetiklediğini söyleyen Kılınç, "Bu durum özellikle KOAH ve astım hastalarında ölümcül sonuçlar doğurabilir. Polenler, vücutta bağışıklık sistemini yanıltarak akciğer kapasitesini ciddi şekilde düşürebilir" uyarısında bulundu.
Bahar kabusundan korunmanın yolları
Prof. Dr. Oğuz Kılınç, polen yoğunluğunun arttığı bu dönemde hastaların uyması gereken temel kuralları şu şekilde sıraladı:
-
Doktor Kontrolü: Mevcut şikayetler artsın ya da artmasın, kronik akciğer ve kalp hastaları hekimlerine görünerek ilaç dozlarını düzenletmeli.
-
Dışarı Çıkış Saatleri: Polen yoğunluğunun en yüksek olduğu sabah saatlerinde ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkmaktan kaçınılmalı.
-
Maske Kullanımı: Dışarı çıkmak zorunda kalan risk grubundaki bireyler mutlaka koruyucu maske kullanmalı.
-
Ev Havalandırması: Gün içerisinde evler pencereler açılarak havalandırılmamalı; dışarıdaki polenlerin içeri girmesi engellenmeli.
-
İç Ortam Kirliliği: Ev içinde sigara içilmemeli ve parfüm, deterjan gibi tetikleyici unsurlardan uzak durulmalı.
İzmir hastanelerinde solunum şikayeti yoğunluğu
Nisan ayının ilk haftasıyla birlikte İzmir genelindeki hastanelerin göğüs hastalıkları polikliniklerinde gözle görülür bir yoğunluk yaşanmaya başlandı. Uzmanlar, özellikle çocuklarda ve yaşlılarda ani başlayan öksürük nöbetleri ve hırıltılı solunum durumunda vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.





