İzmir’de sağlık hizmetlerine yönelik yoğun talep, 2025 yılı boyunca tüm basamaklarda rekor düzeylere ulaştı. İzmir İl Sağlık Müdürü Dr. Ayhan Kul’un paylaştığı veriler, kentte poliklinik hizmetlerinin omurgasını kamu hastanelerinin oluşturduğunu net biçimde ortaya koydu. Kul’a göre, geçen yıl İzmir’de verilen tüm poliklinik hizmetlerinin yüzde 87’si kamu hastaneleri tarafından karşılandı. Üniversite hastanelerinin payı yüzde 5’te kalırken, özel hastanelerin oranı ise yüzde 7 olarak gerçekleşti.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarıyla bir araya gelen Kul, İzmir’in sağlık altyapısını ve karşı karşıya olduğu demografik tabloyu ayrıntılarıyla anlattı. Kentte nüfus artış hızının 3,1 seviyesinde olduğunu vurgulayan Kul, İzmir’in aynı zamanda Türkiye ortalamasının üzerinde yaşlı nüfusa sahip olduğuna dikkat çekti. Bu durumun sağlık hizmetlerine olan ihtiyacı daha da artırdığını ifade etti.

Kamunun yükü ağır
Kul, İzmir genelinde sağlık hizmetlerinin dengeli dağılımına rağmen asıl yükün yine kamu hastanelerinde olduğunu söyledi. Kent merkezinde şehir hastanesi, eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastanelerinin yoğunluğu karşıladığını, buna rağmen başvuruların büyük kısmının devlet hastanelerine yöneldiğini belirtti. İzmir’de 29 özel hastane bulunduğunu ve bu sayının ilerleyen yıllarda artmasının beklendiğini ifade eden Kul, buna rağmen özel sektörün aldığı payın yüzde 7’de kaldığını söyledi.
Birinci basamak sağlık hizmetlerinin de önemli bir yük taşıdığına dikkat çeken Kul, kent genelinde 392 aile sağlığı merkezinde 1.524 aile hekimiyle hizmet verildiğini aktardı. 2025 yılı içinde aile hekimliği birimlerinin sayısının yüzde 6,5 oranında artırıldığını, hedeflerinin bir aile hekimine düşen nüfusu 2.700 kişiye kadar düşürmek olduğunu dile getirdi. Bu sayede daha nitelikli ve daha koruyucu bir sağlık hizmeti sunmayı amaçladıklarını belirtti.
Ambulans ve evde sağlık hizmetlerinde yoğunluk
İzmir’de acil sağlık hizmetlerinin de geçen yıl büyük bir yük altında çalıştığını söyleyen Kul, helikopter ve uçak ambulansların aktif biçimde kullanıldığını açıkladı. 2025 yılında 273 hastanın helikopter ambulansla merkez hastanelere ulaştırıldığını, ayrıca 25 kez uçak ambulans görevlendirmesi yapıldığını ifade etti.
Evde sağlık hizmetleri kapsamında ise 2025 boyunca 180 bin 310 hastaya ulaşıldığını belirten Kul, özellikle yaşlı ve kronik hastaların bu hizmetten yoğun biçimde yararlandığını söyledi.
İzmir’in, Türkiye’de afetlerde akıllı bileklik uygulamasını pilot olarak hayata geçiren ilk il olduğunu da aktaran Kul, sistemin özellikle büyük afetlerde kimlik tespiti ve hasta takibi açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Karekodu bulunan bilekliklerle yaralıların ulusal sağlık sistemine kaydedildiğini ve tedavi süreçlerinin dijital olarak izlenebildiğini anlatan Kul, bugüne kadar yaklaşık 90 bin kişiye bu bilekliklerin takıldığını belirtti.
Kul, konuşmasında aşılanma oranlarına da değinerek, İzmir’de bağışıklama düzeyinin yüksek olduğunu ancak sosyal medya kaynaklı aşı kararsızlığının arttığını söyledi. Aşıların zararlı olduğu yönündeki iddiaların bilimsel olarak defalarca çürütüldüğünü hatırlatan Kul, “Bir çocuğun bile aşısız kalmasını istemeyiz” diyerek ailelere çağrıda bulundu.




