Büyükşehirlerin en temel çevre ve halk sağlığı sorunlarının başında gelen haşere ve taşıyıcı canlılarla mücadele, günümüzde gelişmiş teknolojilerin entegrasyonuyla tamamen yeni bir boyuta taşınmış durumda. Geniş bir coğrafyaya yayılan, uzun sahil şeritlerine, tarım arazilerine ve büyük sulak alanlara sahip olan kentte, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen saha operasyonları, klasik belediyecilik anlayışının çok ötesine geçen bilimsel bir altyapıyla sürdürülüyor. Geçmiş yıllarda genellikle yaz aylarında, sokak aralarında yoğun kimyasal duman bırakan araçlarla yapılan eski tip uygulamalar, yerini nokta atışı müdahalelere ve çevre dostu sistemlere bıraktı. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinesinde otuz ilçenin tamamında eşzamanlı olarak yürütülen bu kapsamlı çalışmalar, sadece sıcak mevsimlerde değil, kış aylarını da kapsayacak şekilde yılın on iki ayı boyunca kesintisiz olarak devam ediyor. Saha operasyonlarını yürüten 27 ayrı uzman ekip, vektörlerin üreme döngüsünü daha kaynağındayken kırmak amacıyla aralıksız bir mesai harcıyor.

Bu devasa operasyonun temelinde, kentin adeta dijital bir haritasının çıkarılmış olması yatıyor. Ekiplerin periyodik olarak kontrol ettiği ve dijital sistemlerde kayıt altına alınan tam 254 bin farklı nokta bulunuyor. Bu noktalar arasında yağmur suyu ızgaraları, rögarlar, foseptik çukurları, inşaat alanlarındaki su birikintileri, terk edilmiş yüzme havuzları, dere yatakları ve bataklık formundaki doğal alanlar yer alıyor. Ekipler, ellerindeki dijital tabletler ve takip sistemleri sayesinde hangi noktaya ne zaman müdahale edildiğini, kullanılan biyolojik ürünler ve dozajlarını sisteme anlık olarak işliyor. Bu sayede hem kullanılan kamu kaynaklarının verimliliği maksimize ediliyor hem de sivrisineklerin muhtemel üreme merkezleri sürekli baskı altında tutuluyor. Hedef canlının larva aşamasındayken bertaraf edilmesi, yaz aylarında ergin hale gelerek kent içine dağılacak milyonlarca sineğin önüne geçilmesindeki en temel strateji olarak kabul ediliyor.

AK Partili Kırkpınar’dan Özel’e sert tepkİ
AK Partili Kırkpınar’dan Özel’e sert tepkİ
İçeriği Görüntüle

7.03.2026 8B6979B3 8E07 4228 Beb3 002C9E3B2728

Ulaşılması güç sulak alanlarda teknolojik müdahale dönemi

Kent topografyasının zorlu olduğu, insan gücüyle veya standart tekerlekli arazi araçlarıyla girilmesinin imkansız olduğu alanlarda ise modern çağın getirdiği teknolojik çözümler devreye alınıyor. Özellikle geniş tarım arazilerinde, sazlıkların yoğun olduğu nehir deltalarında ve büyük sulak alanlarda gerçekleştirilen operasyonlarda en büyük yükü insansız hava araçları çekiyor. Dron teknolojisinin vektör mücadelesine entegre edilmesi, hem zamandan büyük bir tasarruf sağlıyor hem de insan hayatını riske atabilecek bataklık gibi tehlikeli bölgelere güvenli müdahale imkanı tanıyor. İlgili kurumlardan alınan özel uçuş izinleri ve sivil havacılık kuralları çerçevesinde havalanan 40 litrelik taşıma kapasitesine sahip gelişmiş sistemler, önceden koordinatları belirlenmiş alanlara havadan kusursuz bir dağılım gerçekleştiriyor. Bu hava operasyonlarında, hedefin durumuna göre hem sıvı formülasyonda hem de granül formattaki doğa dostu ürünler kullanılıyor.

Havadan yapılan müdahalelerin yanı sıra, karadan suya geçişin yaşandığı, çamur ve balçıkla kaplı sığ sulak alanlarda ise amfibik araç filosu sahneye çıkıyor. Normal araçların saplanıp kalacağı, teknelerin ise su seviyesinin düşüklüğü nedeniyle yüzemeyeceği karmaşık zeminlerde rahatlıkla ilerleyebilen bu paletli ve özel tasarımlı araçlar, ekiplerin en zorlu arazilerde bile kontrolü elden bırakmamasını sağlıyor. İlaçlama faaliyetlerinde tercih edilen kimyasalların niteliği de bu yeni dönemde tamamen değişti. Ekosistemi korumak, arı, kuş, balık ve diğer hedef dışı canlılara zarar vermemek adına sadece larvaların sindirim sistemine etki eden biyolojik larvasitler kullanılıyor. Bu bilimsel yaklaşım, sadece sivrisinek türleriyle de sınırlı kalmıyor. Kent yaşamını olumsuz etkileyen ve ciddi hastalıkların taşıyıcısı olabilen karasinek, fare gibi kemirgenler ve kene başta olmak üzere diğer tüm vektör türlerine karşı da aynı titizlikle, ekolojik dengeyi gözeterek topyekün bir planlama uygulanıyor.

7.03.2026 60C4D145 Fbfd 4516 9F44 F3F96463D2F4

İklim değişikliği tehdidi ve toplumsal dayanışma çağrısı

Dünya genelinde etkisini her geçen gün daha sert bir şekilde hissettiren küresel ısınma ve iklim değişikliği, vektörlerle mücadele parametrelerini de baştan aşağıya değiştiriyor. Mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, kış aylarının yeterince soğuk geçmemesi ve ani bastıran düzensiz yağışlar, hastalık taşıyıcı canlıların üreme periyotlarını ciddi şekilde uzatıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Vektör Mücadele Birimi Foça Ekip Sorumlusu Çevre Mühendisi Ersin Harman, sahada karşılaştıkları bu yeni gerçekliğe dikkat çekiyor. Vektörlerin iklimsel anomaliler nedeniyle doğada kendilerine eskisinden çok daha fazla ve çeşitli üreme alanları bulabildiğini ifade eden uzman isim, ekiplerin bu risk artışına karşın sürekli teyakkuz halinde ve sahada olduğunu vurguluyor. Geleneksel yöntemlerin bu yeni iklim şartlarında yetersiz kalacağının altını çizen yetkililer, geniş arazilerde ve büyük sulak alanlarda dron teknolojisinden yararlanarak doğanın hızlanan bu üreme ritmine teknolojiyle yanıt verdiklerini belirtiyor.

Ancak belediyenin sahip olduğu bu devasa teknolojik altyapı ve aralıksız sürdürülen mesai, sorunun tamamen çözülmesi için tek başına yeterli olmuyor. Kent zararlılarıyla mücadelenin en kritik ayağını, vatandaşların kendi yaşam alanlarında alacağı basit ama hayati önlemler oluşturuyor. Sivrisineklerin üremek için devasa göllere veya bataklıklara ihtiyacı bulunmuyor; bir plastik kapakta, kullanılmayan bir araç lastiğinde veya saksı altlığında biriken yarım bardak durgun su bile, binlerce yeni sineğin üremesi için mükemmel bir kuluçka makinesi işlevi görüyor. Halk sağlığı açısından büyük risk oluşturan bu evsel üreme kaynaklarına belediye ekiplerinin özel mülk olması sebebiyle sürekli müdahale etme şansı bulunmuyor. Bu nedenle Vektör Mücadele Birimi uzmanları, açık alanlarda biriken suların tahliye edilmesi, bahçelerde içi su dolu bırakılan kovaların ters çevrilmesi, kullanılmayan süs havuzlarının boşaltılması ve apartman foseptiklerinin izolasyonunun sağlanması konularında yurttaşlara büyük bir sorumluluk düştüğünü hatırlatıyor. Toplum ve çevre sağlığını korumak adına kamu ve vatandaş işbirliğinin şart olduğu bu süreçte, ekiplerin yılın 12 ayı boyunca sürdürdüğü titiz çalışmalar, İzmirlilerin bireysel önlemleriyle desteklendiğinde kalıcı bir başarıya ulaşacaktır.

Kaynak: haber merkezi