İzmir’de binlerce yurttaşın meslek edinmesine olanak sağlayan tarihi Meslek Fabrikası binasına dün sabah erken saatlerde gerçekleştirilen polis müdahalesi, kentte tartışmaları alevlendirdi. Yargı süreci devam ederken yapılan fiili müdahale ve tahliye girişimi, sendikalar ve sivil toplum temsilcileri tarafından “hukuk devleti ilkesine aykırı” olarak nitelendirildi. Açıklamalarda, söz konusu binanın yalnızca bir yapı olmadığı, sosyal belediyecilik anlayışının somut bir örneği olduğu vurgulandı.

Sabahın karanlığında gelen müdahale

İzmir’de uzun yıllardır eğitim ve istihdam odaklı faaliyetlerin yürütüldüğü tarihi Meslek Fabrikası binasında dün sabah saat 05.00 sularında polis ekiplerinin konuşlandırılmasıyla başlayan süreç, kısa sürede geniş bir alana yayıldı. Binanın çevresinin bariyerlerle kapatıldığı, giriş ve çıkışların kontrollü hale getirildiği bildirildi. Müdahale sırasında bina içerisinde teknik ekipmanların sökülmesine başlandığı iddiaları da kamuoyuna yansıdı.

Sendika temsilcileri, henüz yargı süreci devam ederken gerçekleştirilen bu uygulamanın hukuki açıdan tartışmalı olduğunu belirtti. Açıklamalarda, mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğu ifade edilen taşınmaz hakkında kesinleşmiş bir karar bulunmadığı, buna rağmen fiili tahliye girişiminin yapılmasının “idarenin kendisini yargı yerine koyması” anlamına geldiği savunuldu.

Yargı süreci sürerken yapılan işlem eleştirildi

Yetkililer tarafından yapılan değerlendirmelerde, devam eden bir mülkiyet ihtilafında idari işlemin kesinleşmeden uygulanmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı vurgulandı. Özellikle tebligat yapılmadan ve yargı yolları tüketilmeden gerçekleştirilen uygulamanın hukuka aykırılık taşıdığı dile getirildi.

Sendika temsilcileri, bu tür müdahalelerin Anayasa’da yer alan mülkiyet hakkı, yargı denetimi ve idarenin hukuka bağlılığı ilkeleri açısından tartışma yaratacağını ifade etti. Açıklamalarda, idari uygulamanın ölçülülük ve usul kurallarına uygun olması gerektiği, sabah saatlerinde yüzlerce polisle yapılan müdahalenin bu açıdan orantılı bulunmadığı belirtildi.

Sosyal belediyecilik simgesi

Kentte geniş kesimlerin tepki gösterdiği Meslek Fabrikası, yıllardır işsizler, gençler ve kadınlara yönelik mesleki eğitim programlarıyla biliniyor. Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana kamu mülkiyetinde olduğu belirtilen yapı, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek eğitim merkezi haline getirilmişti.

Verilere göre bugüne kadar 145 bini aşkın yurttaşın farklı alanlarda eğitim aldığı merkez, özellikle kadın istihdamı, gençlerin meslek edinmesi ve dezavantajlı grupların üretime katılması açısından önemli bir rol üstlenmişti. Bu nedenle yapılan müdahalenin yalnızca bir binaya değil, kentteki sosyal destek mekanizmalarına yönelik bir hamle olduğu yönünde değerlendirmeler yapıldı.

Teknik ekipmanların sökülmesi tartışma yarattı

Müdahale sırasında bina içinde bulunan teknik cihazların sökülmeye başlandığı yönündeki iddialar, tartışmayı daha da büyüttü. Eğitim atölyelerinde kullanılan makinelerin uzman personel gözetimi olmadan kaldırılmasının kamu malına zarar riski doğurabileceği ifade edildi.

Parkenin tek kadın savaşçısı: "Her teker vurduğumda kendimi çok daha güçlü hissediyorum"
Parkenin tek kadın savaşçısı: "Her teker vurduğumda kendimi çok daha güçlü hissediyorum"
İçeriği Görüntüle

Sendika temsilcileri, bu durumun yalnızca idari değil, aynı zamanda hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilecek nitelikte olduğunu belirtti. Eğitim programlarında kullanılan ekipmanların zarar görmesi halinde kamusal hizmetin aksayacağına dikkat çekildi.

Whatsapp Image 2026 04 07 At 11.38.21 (1)

Tepkiler büyüyor çağrılar artıyor

TÜM BEL-SEN İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz imzasıyla yapılan açıklamada, müdahalenin hukuksuz bir fiili durum yaratma girişimi olduğu vurgulandı. Açıklamada, devam eden yargı süreci sonuçlanmadan yapılan uygulamanın kabul edilemez olduğu belirtildi.

Açıklamada ayrıca, kamu hizmetinin kesintiye uğratılması anlamına gelen bu girişimin derhal durdurulması çağrısı yapıldı. Sorumlular hakkında hukuki süreçlerin işletilmesi gerektiği belirtilirken, kamusal yararın korunmasının önemine dikkat çekildi.

Kaynak: Haber Bülteni