SİNAN GENÇ/ Bazı sanatçılar eserlerini yalnızca galerilere değil, kentlerin hafızasına bırakır. Tankut Öktem de onlardan biriydi… Onun ellerinden çıkan heykeller, meydanlarda, parklarda, tepelerde ve sahillerde yıllardır aynı hikâyeyi anlatıyor. İzmir’e girenleri Belkahve’de karşılayan Atatürk, Kültürpark’ta adımlarıyla yaşayan Nâzım Hikmet, Lozan Kapısı’nda Cumhuriyet’in iki büyük ismi, Güzelyalı’da denizcileri selamlayan anıt… Hepsi bir sanatçının taş ve bronza işlediği büyük bir hafızanın parçaları. Türkiye’nin dört bir yanında ise Tankut Öktem’in imzası; Kurtuluş Savaşı’nı, Cumhuriyet’in kuruluşunu, emekçileri, kadınları, gençleri ve bu toprakların değerlerini anlatan yüzlerce eserde yaşamaya devam ediyor. Ankara’dan Manisa’ya, Kastamonu’dan Zonguldak’a, Çanakkale’den Kıbrıs’a uzanan bu eserler, yalnızca birer heykel değil; bir dönemin ruhunu gelecek kuşaklara taşıyan anıtlar olarak ayakta duruyor.

Tankut Oktem.tif

Kimi zaman bir kayanın üzerine oturmuş Atatürk’ü, kimi zaman cepheye mühimmat taşıyan bir Anadolu kadınını, kimi zaman madencinin alın terini anlatan Tankut Öktem, hayatı boyunca tek bir iz bıraktı: Cumhuriyet’in hikâyesini taşlara ve bronza emanet etmek… Bugün İzmir’in sokaklarında, Türkiye’nin meydanlarında onun eserlerinin önünden geçenler, aslında bir sanatçının değil, bir ülkenin hafızasının içinden geçiyor. Bu, çocuk yaşta “harika çocuk” olarak başlayan ve Cumhuriyet’in heykeltıraşlarından birine dönüşen Tankut Öktem’in yarım kalmayan hikâyesi…

Turk Denizcileri 6

İzmir’e karayoluyla gelenleri yıllardır aynı manzara karşılıyor. Belkahve’de, kente hâkim tepede yükselen Atatürk… Sanki Mustafa Kemal Paşa, 9 Eylül 1922’de İzmir’e gelişinin ardından kenti yeniden seyrediyor. Bu görkemli anıtın altında yalnızca bronz ve taş yok; İzmir’in kurtuluş hafızası var. Eserin sahibi ise Prof. Dr. Tankut Öktem. Belkahve Atatürk Anıtı, Öktem’in İzmir’e bıraktığı en güçlü imzalardan biri olarak kabul ediliyor. Sanatçının İzmir’deki eserleri arasında Belkahve Atatürk Anıtı’nın yanı sıra Lozan Kapısı’ndaki Atatürk ve İnönü heykelleri, Kültürpark’taki Nâzım Hikmet Heykeli, Güzelyalı’daki Türk Denizcileri Anıtı ve Sevgi Heykeli de bulunuyor.

32167 20171204093815 H K N 7543( Custom)

Lozan Kapısı’nda Cumhuriyet’in iki büyük ismi

Kültürpark’ın Lozan Kapısı girişinde yer alan Atatürk ve İsmet İnönü heykelleri, Öktem’in tarih anlatımındaki en önemli örneklerden biri.

Çünkü Öktem için heykel sadece bir kişinin portresini yapmak değildi.

Bir dönemi, bir mücadeleyi ve bir ülkenin kuruluş hikâyesini anlatmaktı.

Bu nedenle Atatürk ve İnönü’yü yan yana tasvir eden eser, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarındaki ortak mücadele hafızasını İzmir’in merkezine taşıyor.

File 1566391456295 82

Kültürpark’ta yürüyen Nâzım Hikmet

Tankut Öktem’in İzmir’deki bir diğer dikkat çeken eseri ise Kültürpark’taki Nâzım Hikmet Heykeli.

2002 yılında yapılan bronz heykelde büyük şair, karakteristik paltosuyla yürürken tasvir ediliyor.

Öktem burada da klasik anıt anlayışının dışına çıkıyor.

Nâzım Hikmet’i ulaşılamaz bir figür olarak değil, sokağın içinden geçen, insanlarla aynı yolu paylaşan bir sanatçı olarak anlatıyor.

0X0 Heykeltras Tankut Oktemin Sergisi Izmirde 1508845561783

Denizcilerin anısına bir eser

Güzelyalı’daki Türk Denizcileri Anıtı da Öktem’in İzmir’e bıraktığı önemli eserlerden biri.

Denizle iç içe yaşayan bir kentin hafızasına yapılan bu eser, İzmir’in denizcilik geçmişine ve deniz insanlarına adanmış bir saygı duruşu niteliğinde.


783375309 1365925595689448 2254234167000787392 N

Kozak’taki kayanın üzerinde oturan Atatürk

Tankut Öktem’in İzmir hikâyesinin en özel bölümlerinden biri ise Bergama Kozak Yaylası’ndaki Atatürk anıtı.

Ancak bu eser, sanatçının İzmir’deki en büyük mirası değil; onun sanat anlayışını anlatan en özgün örneklerden biri.

Atatürk burada klasik anıtlardaki gibi ayakta ve görkemli bir lider olarak değil, kasketiyle kayanın üzerine oturmuş, dinlenen bir insan olarak karşımıza çıkıyor.

Yanındaki kitaplarda ise:

Milli Mücadele
Cumhuriyet
Devrimler
Bilim ve Sanat
Nutuk

ifadeleri yer alıyor.

Bu eserin ortaya çıkışında Süha Şen’in hayali, Yücel Koray’ın arazi bağışı ve Tankut Öktem’in hiçbir ücret almadan yaptığı çalışma bulunuyor.

6969838425A8655765F577908A313D2E

Cumhuriyet’in heykeltıraşı

Tankut Öktem’in hikâyesi İzmir’le sınırlı değildi.

Ankara’daki Atatürk ve Harbiyeli Anıtı, Harbiyeli Şehitler Anıtı, Manisa’daki Kuvâ-yi Milliye ve Cumhuriyet Anıtı, Kastamonu’daki Türk Kadınları Anıtı, Zonguldak Maden İşçileri Anıtı ve daha birçok eser onun imzasını taşıyor.

24 metre yüksekliğindeki Atatürk ve Harbiyeli Anıtı, yapıldığı dönemde Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise en büyük anıtlarından biri olarak dikkat çekmiş ve Times dergisinde de yer almıştı.

Son eseri yarım kaldı, adı ise sonsuza kaldı

Tankut Öktem’in hayatının son döneminde üzerinde çalıştığı eserlerden biri de rock müzisyeni ve oyuncu Barış Akarsu’nun heykeli oldu.

Bursa’nın Gemlik ilçesine bağlı Küçük Kumla’daki atölyesinde çalışmalarını sürdüren Öktem, genç yaşta trafik kazasında yaşamını yitiren Akarsu’nun anısını yaşatmak için özel bir eser hazırlıyordu.

Amasra halkının hafızasında önemli bir yere sahip olan Barış Akarsu için tasarlanan heykelde sanatçı, onu elinde gitarıyla betimlemeyi planlamıştı. Akarsu’nun müziğini, gençliğini ve halkla kurduğu bağı yansıtacak bu çalışma, Öktem’in klasik anıt anlayışından farklı olarak bir sanatçının yaşam hikâyesini anlatan özel bir eser olacaktı.

Ancak Tankut Öktem’in ani ölümüyle bu çalışma yarım kaldı.

Usta sanatçının yardımcıları tarafından tamamlanan Barış Akarsu Heykeli, 29 Haziran 2008’de Bartın’ın Amasra ilçesinde açıldı.

Bu eser, Öktem’in yalnızca tarihî kişilikleri değil; toplumun hafızasında yer etmiş sanatçıları ve değerleri de ölümsüzleştirme anlayışının son örneklerinden biri oldu.

Taşa ve bronza işlenen dev miras

Tankut Öktem, yaşamı boyunca yalnızca İzmir’e değil, Türkiye’nin dört bir yanına yayılan yüzlerce esere imza attı.

Onun sanat anlayışında heykel, sadece bir süsleme unsuru değil; bir dönemin hafızasını gelecek kuşaklara taşıyan bir anlatıydı.

Öktem’in en önemli eserleri arasında:

Atatürk ve Harbiyeli Anıtı:
Ankara Kara Harp Okulu önünde bulunan eser, 1981-1988 yılları arasında yapıldı. 24 metre yüksekliğindeki anıt, tamamlandığı dönemde Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise beşinci büyük anıtı olarak kabul edildi. Times dergisine de konu olan eser, Atatürk ve genç subay kuşağını simgeleyen en önemli Cumhuriyet anıtlarından biri oldu.

Harbiyeli Şehitler Anıtı:
Ankara Kara Harp Okulu Şehitliği’nde yer alan eser, 1995-1997 yılları arasında yapıldı. Kara Harp Okulu mezunu şehit subayların anısını yaşatmak amacıyla tasarlandı.

Kuvâ-yi Milliye ve Cumhuriyet Anıtı:
Manisa’da bulunan dev eser, Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise üçüncü büyük anıtları arasında gösteriliyor. 63 metrelik kaide üzerinde yükselen anıtta Atatürk figürü, zeybek kıyafetli bir genç ve çağdaş Türk kadınını simgeleyen figürler yer alıyor.

Amasya Tamimi Anıtı:
1981 yılında yapılan eserde Atatürk’ün yanında Amasya Müftüsü Hacı Hafız Efendi ve Vaiz Abdurrahman Kamil Efendi de tasvir edildi.

Zonguldak Maden İşçileri Anıtı:
1986 yılında yapılan eser, maden işçilerinin emeğini ve dayanışmasını simgeleyen önemli çalışmalardan biri oldu.

Kastamonu Türk Kadınları Anıtı:
Kurtuluş Savaşı sırasında kağnılarla cepheye mühimmat taşıyan Kastamonulu kadınların mücadelesini anlatan eser, Cumhuriyet’in kuruluşunda kadınların rolüne vurgu yaptı.

Dumlupınar Atatürk-İnönü-Fevzi Çakmak Anıtı, Çanakkale Yaralı Asker Anıtı ve Tuzla Piyade Atatürk Anıtı da Öktem’in askerî tarih ve Cumhuriyet hafızasına bıraktığı önemli eserler arasında yer aldı.

Sanattan dünyaya açılan imza

Tankut Öktem’in eserleri Türkiye sınırlarını da aştı.

1988 Seul Olimpiyatları sırasında düzenlenen sanat organizasyonunda büyük beğeni kazanan Sevgi Anıtı, Güney Kore’nin başkentinde sergilendi. Bu eseriyle ödül alan Öktem, Kore’de devlet şeref madalyasına layık görüldü.

Kıbrıs Gazimağusa girişindeki Mağusa Büyük Özgürlük Anıtı da sanatçının uluslararası ölçekte bilinen eserlerinden biri oldu.

Kiralık araçta devrim gibi karar: Depozito çilesi ve senet tuzağı sona eriyor!
Kiralık araçta devrim gibi karar: Depozito çilesi ve senet tuzağı sona eriyor!
İçeriği Görüntüle

Halkın hafızasına dokunan eserler

Öktem’in eserleri yalnızca devlet büyükleri ve tarihî olaylarla sınırlı kalmadı.

Edirne’deki Kırkpınar Heykeli, Muğla Okluk Koyu’ndaki Denizkızı Heykeli, Sivas Kangal girişindeki Kangal Köpeği Heykeli, Bodrum’daki Atatürk Heykeli ve İstanbul’daki Uğur Mumcu Anıtı sanatçının farklı alanlardaki üretim gücünü gösterdi.

İzmir’de ise Kültürpark’taki Nâzım Hikmet Heykeli, Lozan Kapısı’ndaki Atatürk ve İnönü heykelleri, Belkahve Atatürk Anıtı, Türk Denizcileri Anıtı, Sevgi Heykeli ve Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’ndaki Levent Heykeli, Öktem’in kent belleğinde bıraktığı izler olarak yaşamaya devam ediyor.

Tankut Öktem’in eserleri bugün hâlâ meydanlarda, parklarda ve kentlerin hafızasında duruyor.

Çünkü onun için heykel yalnızca taşa ya da bronza şekil vermek değildi.

Asıl amaç, bir ülkenin hikâyesini gelecek kuşaklara bırakmaktı.

S 985352E656Fd8Fcd9D3C10E72Bcbe69Af543Ec4E

Ardında eserleri ve ailesini bıraktı

Tankut Öktem’in özel hayatındaki en önemli isimlerden biri eşi Semra Tezonar’dı.

1966 yılında evlenen çiftin Pınar ve Oylum adlarında iki kızı oldu.

Kızı Oylum Öktem İşözen, babasının sanat mirasının anlatılmasında önemli rol üstlendi.


Taşta kalan bir Cumhuriyet hafızası

Tankut Öktem 2007 yılında geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetti.

Ancak onun hikâyesi tamamlanmadı.

Çünkü İzmir’in sokaklarında, meydanlarında ve parklarında hâlâ yaşamaya devam ediyor.

Belkahve’de kente bakan Atatürk…

Lozan Kapısı’nda Cumhuriyet’in iki büyük ismi…

Kültürpark’ta yürüyen Nâzım Hikmet…

Güzelyalı’da denizcileri selamlayan anıt…

Hepsi aynı sanatçının imzasını taşıyor.

Tankut Öktem’in İzmir’e bıraktığı miras, yalnızca heykellerden değil; bir kentin hafızasına işlenmiş Cumhuriyet hikâyesinden oluşuyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ