Kademeli emeklilik tartışması, Emeklilikte Yaşa Takılanlar düzenlemesinin dışında kalan çalışanların gündemindeki yerini koruyor. En yoğun beklenti ise sigorta başlangıcı 8 Eylül 1999’dan sonra olan kesimde yaşanıyor. EYT’den yalnızca birkaç gün, ay ya da yıl farkla yararlanamayan çalışanlar, emeklilik yaşında daha yumuşak bir geçiş sağlayacak yeni bir formül istiyor.
Kamuoyunda farklı yaş ve prim tabloları paylaşılırken, mevcut durum ile teklif aşamasındaki düzenlemelerin birbirinden ayrılması gerekiyor. 2026 yılı itibarıyla kademeli emekliliği yürürlüğe sokan yeni bir kanun bulunmuyor. Buna karşılık TBMM’ye, 1999 sonrası sigorta başlangıcı bulunan çalışanları ilgilendiren çeşitli teklifler sunulmuş durumda.

Masadaki en önemli tarih 8 Eylül 1999
Kademeli emeklilik tartışmasının merkezinde 8 Eylül 1999 tarihi bulunuyor. EYT düzenlemesinde bu tarihten önce sigorta girişi bulunanlar belirli koşullarla yaş şartından muaf tutulurken, 8 Eylül 1999 ve sonrasında sigortalı olanlar mevcut emeklilik sistemindeki yaş şartlarına tabi olmaya devam etti.
Bu durum, sigorta başlangıçları arasında kısa süre bulunan çalışanlar açısından ciddi emeklilik yaşı farklarının ortaya çıkmasına neden oldu. Kademeli emeklilik talebinin temelinde de bu farkın sigorta başlangıç tarihine göre aşamalı hale getirilmesi bulunuyor.
Özellikle 1999-2008 arasında sigorta girişi bulunanlar, emeklilik yaşının tek bir sınır yerine çalışma hayatına giriş yılı dikkate alınarak kademeli biçimde belirlenmesini istiyor.
Meclis’e teklif geldi ama yasalaşmadı
Kademeli emeklilik konusunda kamuoyunda en fazla karıştırılan noktalardan biri, düzenlemenin TBMM’ye gelip gelmediği. Konuyla ilgili kanun teklifleri Meclis’e sunuldu, ancak bu durum düzenlemenin yasalaştığı anlamına gelmiyor.
TBMM kayıtlarına göre 5 Aralık 2024 tarihinde verilen 2/2755 esas numaralı kanun teklifinde, sigorta başlangıcı 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında olan kişiler için emeklilik yaşı ve prim şartlarının kademeli uygulanması öngörüldü. Teklifin 7 Eylül 2026 itibarıyla Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşme süreci tamamlanmış değil.
Daha önce 22 Kasım 2023 tarihinde sunulan başka bir kanun teklifinde de 8 Eylül 1999 sonrasında ilk kez sigortalı olanlara yaş şartı konusunda kademeli bir model getirilmesi amaçlandı. Bu teklif de TBMM kayıtlarında komisyonda görünüyor.
Dolayısıyla “kademeli emeklilik Meclis’e geldi mi?” sorusuna evet yanıtı verilebilir; ancak henüz kanunlaşmış ve uygulamaya geçmiş bir düzenlemeden söz etmek mümkün değil.

2026’da da çalışanların beklentisi sürüyor
Kademeli emeklilik konusu 2026 yılında da Meclis gündemindeki soru önergelerine yansıdı. TBMM kayıtlarında 30 Ocak 2026 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a, 8 Eylül 1999 sonrasında işe başlayanlara kademeli emeklilik hakkı tanınıp tanınmayacağı yönünde yazılı soru önergesi verildiği görülüyor. Bakanlığın yanıtı 29 Haziran 2026 tarihinde TBMM’ye bildirildi.
Ancak bu gelişmeler, yeni emeklilik sisteminin devreye girdiği anlamına gelmiyor. Mevcut durumda çalışanların emeklilik hesabı halen yürürlükteki sosyal güvenlik mevzuatı üzerinden yapılıyor.
Yeni bir düzenleme için kanun teklifinin komisyon sürecini tamamlaması, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesi ve ardından Resmi Gazete’de yayımlanması gerekiyor.
İnternetteki tablolara dikkat
Kademeli emeklilik tartışmasının büyümesiyle birlikte sosyal medyada çok sayıda 2026 kademeli emeklilik tablosu paylaşılmaya başladı. Bu tablolarda sigorta başlangıç yılına göre kadın ve erkekler için farklı yaş sınırları ve prim günleri gösteriliyor.
Ancak bunların önemli bir bölümü resmi bir düzenlemeye değil, öneri veya beklentilere dayanıyor. Bu nedenle 2000, 2001, 2002 ya da sonraki yıllarda sigortalı olan çalışanların, sosyal medyada paylaşılan tablolardaki yaşlara göre kesin emeklilik tarihi hesaplaması doğru değil.
Gerçek emeklilik şartları ancak yasalaşacak düzenlemenin maddeleriyle değişebilir. Yeni bir kanun çıkmadığı sürece mevcut yaş, prim ve sigortalılık süresi koşulları uygulanmaya devam edecek.

1999-2008 arası için beklenti daha yüksek
Kademeli emeklilikte en fazla öne çıkan grup, 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında sigorta başlangıcı olanlar. Meclis’e sunulan tekliflerden birinin doğrudan bu tarih aralığını hedeflemesi de beklentileri artırmış durumda.
Bu dönemde sigortalı olanların önemli bölümü EYT düzenlemesinden yararlanamazken, mevcut sistemde daha ileri yaşlarda emekli olabiliyor. Çalışanların talebi, sigorta başlangıcı ilerledikçe emeklilik yaşının da aşamalı olarak yükselmesi yönünde.
Ancak kadınlarda veya erkeklerde hangi yaşların uygulanacağı, kaç gün prim isteneceği ve hangi sigortalılık statülerinin kapsama alınacağı konusunda kesinleşmiş resmi bir tablo bulunmuyor.
Erken emeklilik herkese aynı uygulanmıyor
Erken emeklilik konusu ise kademeli emeklilikten farklı kurallara dayanıyor. Mevcut sosyal güvenlik sisteminde bazı çalışanlar özel durumları nedeniyle farklı emeklilik imkanlarından yararlanabiliyor.
Sigorta başlangıç tarihi, prim gün sayısı, 4A, 4B veya 4C kapsamında çalışma, doğum ve askerlik borçlanması, engellilik durumu, çalışma gücü kaybı, malullük ve ağır işlerde geçen süreler emeklilik hesabını değiştirebiliyor.
Bu nedenle erken emeklilik için herkese uygulanabilecek tek bir yaş veya prim şartından söz etmek mümkün değil. Emeklilik tarihi kişilerin sigorta geçmişine göre ayrı ayrı hesaplanıyor.

Birkaç gün fark yıllara dönüşebiliyor
Kademeli emeklilik talebinin bu kadar güçlü olmasının temelinde, sigorta başlangıç tarihindeki kısa farkların emeklilik süresine çok daha büyük farklar olarak yansıması bulunuyor.
EYT kapsamının 8 Eylül 1999 öncesiyle sınırlandırılması nedeniyle bu tarihten hemen sonra çalışma hayatına başlayanlar yaş şartına tabi olmaya devam ediyor. Bu kesim, özellikle “bir günle EYT’yi kaçıranlar” şeklinde kamuoyunda sıkça gündeme geliyor.
Çalışanlar, emeklilik sisteminde keskin bir tarih yerine yıl bazında ilerleyen daha dengeli bir geçiş mekanizması kurulmasını talep ediyor.
Henüz resmi takvim açıklanmadı
Kademeli emeklilik düzenlemesinin ne zaman çıkacağına veya Meclis Genel Kurulu’nda ne zaman ele alınacağına ilişkin açıklanmış resmi bir takvim bulunmuyor.
TBMM’de konuyla ilgili tekliflerin bulunması, düzenlemenin yakın zamanda kesin olarak yasalaşacağı anlamına gelmiyor. Nitekim ilgili tekliflerin bir bölümünün uzun süredir komisyonda bulunması da sürecin henüz sonuçlanmadığını gösteriyor.
Bu nedenle sigorta başlangıcı 1999 sonrası olan vatandaşlar açısından mevcut tablo değişmiş değil. Yeni bir kanun Resmi Gazete’de yayımlanmadığı sürece emeklilik yaşı ve prim koşulları yürürlükteki mevzuata göre hesaplanacak.





