Reyhan Şenay/Türkiye genelinde kadın cinayetleri 2025 yılında da sivil toplum kurumları veri tabanlarına göre açıklandı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre 2025 yılında en az 294 kadın erkekler tarafından öldürüldü ve en az 297 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu verilerine göre en az 391 kadın erkekler tarafından öldürüldü ve en az 94 kadın şüpheli olarak kayıtlara geçti. Kadınlar 10 Ocak’ta Ankara’da Türkiye Kadın Mitingini düzenleyerek bir dayanışmanın ve isyanın sesi oldu. Bu mitinge katılan ve İzmir’deki kadın cinayetlerinde etkin olarak savunuculuk yapan Tülin Osmanoğulları, 2025 yılını İzmir özelinde değerlendirdi.

Tülin Osmanoğulları
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, özellikle koruma altındaki kadınların yaşadıkları "öldürülme" korkusunu anlatırken, adli ve güvenlik birimlerinin konuya duyarlılığını arttırmak için verdikleri mücadeleyi dillendirdi, "Cezasızlık algısı kadınların hayatını riske atıyor" uyarısını yaptı. Osmanoğulları, güvenlik ve adli birimleri konuya hassasiyetle yaklaşmasını istedi, 'sizin canınızdan parça olsaydı' sözleriyle empati yapmanın önemini vurguladı.

Neşe Tavcı Emsal Kararı
Osmanoğulları 2025 yılında haftanın 3 gününü adliyelerde geçirdiklerini söyleyerek, emsal kararlar alınmasına katkı sağladıklarını söyledi. Bunlardan biri de Neşe Tavcı davasıydı.
Neşe Tavcı İzmir’in Seferihisar Adliyesi’ne boşanma davası açmaya gittiğinde 2 Kasım 2023 tarihinde Alaattin Keçki tarafından öldürülmüştü. Neşe Tavcı’nın o sırada yanında bulunan annesi, kardeşi ve olaya müdahale eden iki polis memuru da saldırıda yaralanmıştı. Suçlu akli melekelerinin yerinde olmadığını iddia etmiş ancak hastane raporu Keçkin'in cezai ehliyetinin yerinde olduğu belirtmişti. 2025 yılının Kasım ayında görülen son davada ise, Alaattin Keçki, Neşe Tavcı’yı öldürmekten indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet cezası ve diğer aile fertlerini de öldürmeye teşebbüsten indirimsiz üst sınırdan ceza verilmesine karar verildi. Osmanoğulları şiddet davalarında sadece kadınların değil yanında o anda bulunan diğer aile fertleri ya da çocukların da zarar gördüğünü hatırlatarak, “Erkekler öz çocuğunu bile kadının yanında öldürüyor. Buna engel olmak için yaralamadan değil öldürmeye teşebbüsten üst sınırdan ceza hükmü verilmesi önemli” dedi.

Irmak Tehlike Altında
Irmak Tuğ davasında ise eşi tarafından bıçaklanmasına rağmen sanığın ‘yüzeysel yaralama’ yaptığı kararıyla 3 yıl hapis cezası aldığını ve 1 yıl sonra da elektronik kelepçe şartıyla tahliye olduğunu söyledi. Osmanoğulları Irmak Tuğ davasında ise olumsuz bir emsal karar verildiğini ve süreci şöyle anlattı:
“Daha o gün o sanık tahliye edildiğimde adliyenin önünde ben şöyle bir şey söyledim. Irmağın başına hani bir şey gelirse sorumlusu bu mahkemedir diye. Ve en nihayetinde ne oldu biliyor musun? Bu şahıs tahliye olur olmaz Irmak’a ulaşmanın yollarını aradı. Farklı hesaplardan bilinmeyen numaralardan sürekli ulaşmaya çalışıyor. Biz platform olarak Irmak’ı korumaya çalışıyoruz. Polis sadece Irmak’a ‘buralardan git’ tavsiyesi veriyor. Adam zaten her an kapıya gelecek durumda. Ama 7 gün içinde istinaf mahkemesi yargıtay yolunu kapattı. İtirazlarımız da sonuçsuz kaldı. 7 gün içinde istinaf mahkemesinin karar verdiği görülmemiş iken, bu davada aldığı karar ile başka bir emsal karara imza atılmış oldu. Şimdi de sürekli rahatsız ettiği için başka bir dava açtık. Bugün Irmak yaşıyorsa, bizimle iletişimi sayesinde yaşıyor.”

Çiçek davası için 3 yıl uğraştık
2025 yılı için gerçekten İzmir özelinde şüpheli kadın ölümlerinde verilen mücadelelerden biri olan Aslıhan Sinem Çiçek davası oldu. 3 yıldır ailesi ve avukatı Kubilay bey ile bir kere bile vazgeçmedik. Adalet Bakanlığı’nın ‘cinayet değil’ diye kapattığı dosyayı sonunda dava olarak yeniden açtırdık ve ilk kez bir sanık tutuklandı. Mart ayında davası görülecek büyük bir umutla adaletin sağlanacağına inanıyoruz.”
Deliller çöp kutusunda duruyordu
İzmir’de bir başka şüpheli ölüm ise Ece Ocakdan’dı. En başından intihar diye dosya kapatılmıştı. Ece’nin intihar ettiği ev ise savcılık tarafından 1 yıl soruşturma kapsamında mühürlenmişti. Tülin Osmanoğulları Ece’nin annesi ile birlikte 1 yıl sonra eve girdiklerinde Ece’nin üzerinden çıkartılan kıyafetlerin bile çöp kovasında bulduklarını, olay yeri incelemenin, bilirkişinin yeterli inceleme yapsa hemen davaya dönecek bir cinayetin delil yetersizliğinden intihar olarak kapatıldığını anlattı. Osmanoğulları, sürdürdükleri mücadele sonrası savcılığın dosyayı kabul etmesinin çok önemli bir kazanım olduğunun altını çiziyor.

Rojin sembol bir dava
2025 yılında şüpheli kadın ölümlerinin normal kadın cinayetlerini geçmiş olmasının cezasızlık politikalarından kaynaklandığını ifade eden Osmanoğulları, “Failler nasıl artık kurtulacağını biliyorlar. Bu bir intihar dendiği günden sonra olay intihar olarak ele alınıyor. Hiçbir şekilde etkin soruşturma yürütülmüyor. Rojin Kabaiş davası, Türkiye’de şüpheli kadın ölümleri ve etkin soruşturma eksikliği tartışmalarının sembol dosyalarından biri hâline geldi. Dosyaya dair kamuoyuna yansıyan gelişmeler hem adli sürecin seyrini hem de sistemsel sorunları gözler önüne seriyor. Adli tıp kurumunun delilleri nasıl açıklamadığını gördük. O yüzden de bu politikalar değişmediği müddetçe 2026'da zorlu geçecek kadınlar için. Ama hani ne kadar zorlu geçerse geçsin biz mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.”
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı peşini bırakmıyor
Tülin Osmanoğulları İzmir’de Cumhuriyet Başsavcılığının etkin çalışmalarının örnek teşkil edebileceğini belirterek, “Gerçekten İzmir şanslı. Korkuyorum burada değişiklik olur diye. Savcılık bizi dinliyor, ciddiye alıyor. Her basına yansıyan davanın ayrı bir takipçisi oluyor. Şüpheli ölümlerle yakından ilgileniyor” diye konuştu.
2025 yılında İzmir Platformu’nun takip ettiği davalar
Özlem Eryağşi -indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet
Gözde Madi -indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet
Neşe Tavcı -indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet
Nuran Özcan -indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet
Hacer Çağla Çetinalp -indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet
Duygu Bölükbaşı -beraat istinafta
Aslıhan Sinem Çiçek -devam ediyor
Fatma Kara -devam ediyor





