Türk sinemasının yaşayan efsanelerinden Kadir İnanır, sağlık mücadelesinde önemli bir eşiği geride bıraktı. Beyninde pıhtı atması nedeniyle aylarca yoğun bakımda kalan ve ardından uzun soluklu bir fizik tedavi sürecine giren usta sanatçıdan gelen son haber, hem sanat camiasını hem de hayranlarını sevince boğdu. Yaklaşık bir yıldır devam eden tedavi sürecinde önemli ilerleme kaydeden İnanır’ın ayağa kalktığı anlar, iyileşme yolculuğunda gelinen noktayı gözler önüne serdi.

76 yaşındaki sanatçının sağlık durumunun yakından takip edildiği bu süreçte, doktorların ve fizyoterapistlerin yanı sıra ailesi ve dostları da İnanır’ı yalnız bırakmadı. Tedavinin zaman zaman zorlu geçtiği bilinirken, usta oyuncunun direnci ve motivasyonu sürecin en güçlü unsurlarından biri oldu.

Ayakta verdiği poz moral kaynağı oldu

İnanır’ı son olarak ziyaret eden isimlerden biri de hekim kimliğiyle de tanınan Canan Kaftancıoğlu oldu. Ziyaret sırasında çekilen ve sosyal medya hesabından paylaşılan fotoğraf, kısa sürede geniş yankı uyandırdı. Fotoğrafta Kadir İnanır’ın ayakta durduğu anlar, sanatçının sağlık durumundaki olumlu seyri net biçimde ortaya koydu.

Kaftancıoğlu, paylaştığı kareye düştüğü notta şu ifadelere yer verdi:
“Sevgili @kadirinanir’la fotoğraf paylaşabiliriz artık. Hem de ayakta. Bir hekim olarak; bu fotoğrafın Kadir İnanır inadı ve kararlılığının sonucu olduğunu söyleyebilirim rahatlıkla. O her anlamda Kadir İnanır.”

Bu sözler, yalnızca bir sağlık durumunu değil, aynı zamanda İnanır’ın yıllardır tanınan güçlü karakterini ve mücadeleci yönünü de özetledi.

Kadir İnanır’ın sağlık süreci, sinema dünyasında da yakından izleniyor. Usta oyuncunun tedavi gördüğü dönemde pek çok sanatçı, yönetmen ve meslektaşı geçmiş olsun mesajlarıyla destek verdi. Zaman zaman yapılan ziyaretler ve paylaşılan mesajlar, İnanır’ın yalnız olmadığını gösterirken, sanatçının moralinin yüksek tutulmasına da katkı sağladı.

Yakın çevresinden edinilen bilgilere göre, fizik tedavi programı planlı şekilde devam ediyor. Doktorlar, sürecin sabır gerektirdiğini vurgularken, kaydedilen ilerlemenin son derece değerli olduğunu ifade ediyor. İnanır’ın günlük yaşamına dönmesi için atılan her küçük adım, hem kendisi hem de sevenleri için büyük anlam taşıyor.

Mücadeleci duruşuyla yine örnek oldu

Yıllar boyunca beyaz perdede canlandırdığı güçlü, direngen ve adalet duygusu yüksek karakterlerle hafızalara kazınan Kadir İnanır, bu kez gerçek hayatta verdiği mücadeleyle takdir topluyor. Sağlık sorunlarına rağmen tedaviye olan bağlılığı ve gösterdiği kararlılık, usta sanatçının yaşam duruşuyla da örtüşüyor.

Ayakta çekilen bu son kare, yalnızca bir fotoğraf olmanın ötesinde, uzun bir mücadelenin sembolü olarak görülüyor. Sevenleri, İnanır’dan gelecek yeni iyi haberleri umutla beklerken, usta oyuncunun iyileşme sürecinin aynı azimle devam etmesi temenni ediliyor.

Kadir İnanır kimdir?

Fatsa doğumlu olan Kadir İnanır, ailesinin son çocuğudur. Fatsa'daki ilkokul ve ortaokul eğitimi sırasında sahne yeteneğini çeşitli okul gösterilerinde sergiledi. İnanır, yatılı olarak okuduğu İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nin ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo-Televizyon Bölümü'nü bitirdi. 1968 yılında Ses dergisi'nin düzenlediği "Sinema Artisti Yarışması"na katıldı Ses dergisi'de yarıştığı isimler Uğur Güçlü, Engin Çağlar, Aykut Bora, Sümer Tilmaç, Demir Karahan, Sühan Baydar ve Altan Bozkurt bu isimler arasında ilk üçe giremedi. 1968'de düzenlenen Saklambaç gazetesinin "Fotoroman Artisti Yarışması"'nda da ise birinci oldu.[1] Bir süre fotoromanlarda oynadıktan sonra Yedi Adım Sonra (1968) adlı filmdeki küçük bir rolle sinemaya başladı. İlk kez başrolde oynadığı 1970 tarihli, Atıf Yılmaz'ın yönettiği Kara Gözlüm filminde Türkan Şoray ile başrolleri paylaşmıştır. Daha sonra, Şoray ile birçok filmde daha rol alarak Türk sinemasının önde gelen erkek oyuncuları arasına girmiştir.

Zamanla daha nitelikli filmlere yöneldi. Atıf Yılmaz'ın yönettiği Utanç (1972), Selvi Boylum, Al Yazmalım (1977) ve Bir Yudum Sevgi (1984), Ömer Kavur'un yönettiği Ah Güzel İstanbul (1981), Kırık Bir Aşk Hikayesi (1981) ve Amansız Yol (1985), Şerif Gören'in yönettiği Tomruk (1982), Sen Türkülerini Söyle (1986) ve Katırcılar (1987), Erdoğan Tokatlı'nın yönettiği Suçumuz İnsan Olmak (1986) ve 72. Koğuş (1987), Zeki Alasya'nın yönettiği Dikenli Yol (1986), Zafer Par'ın yönettiği Yedi Uyuyanlar (1988), Melih Gülgen'in yönettiği Tatar Ramazan (1990) ve Tatar Ramazan Sürgünde (1992) bu filmler arasındadır.

Tarkan, Beyaz Show'a mı geliyor?
Tarkan, Beyaz Show'a mı geliyor?
İçeriği Görüntüle

5. Altın Koza Film Festivali’nde başrolünü Filiz Akın'la paylaştığı Utanç (1973) adlı filmle En İyi Erkek Oyuncu seçilen Kadir İnanır, başrollerini Fatma Girik, Serpil Çakmaklı, Nur Sürer, Erdal Özyağcılar ile paylaştığı 1985 tarihli Yılanların Öcü adlı Şerif Gören filmiyle ise 1986 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünün sahibi oldu. Kadir İnanır, 1990’da Medcezir Manzaraları adlı film ile 3. Ankara Film Festivali'nde de En İyi Erkek Oyuncu dalında ödülün sahibi oldu. 1998 yılında Flash TV'de 8 ay boyunca ana haber bülteni sunmuştur.

Son dönem Türk sinemasında 2000 yapımı Komser Şekspir adlı Sinan Çetin filminde yer alan ünlü oyuncu, 24 yıl aradan sonra 2003 yılında Gönderilmemiş Mektuplar adlı filmde Türkan Şoray'la yeniden bir araya geldi. Uzun yıllar birbirine yakıştırılan ikili bu filmle de büyük ilgi topladı.

2005 yılında Memduh Ün ve Tunç Başaran'ın yönettiği, Fatma Girik ile birlikte başrollerini paylaştığı, Sinema Bir Mucizedir adlı yapımda oynadı.

Oynadığı filmlerin içeriği konusunda da etkili olan İnanır genellikle onurlu, özverili ve güçlü erkek tiplerini canlandırmıştır. Toplam 182 sinema filminde ve 12 televizyon dizisinde rol alan İnanır'ın en uzun soluklu dizisi Marziye adlı yapım oldu. 1995-1996 yılları arasında Kanal D'de yayınlanan Böyle Gitmez adlı bir haber programının sunuculuğunu yaptı.

Kaynak: haber merkezi