Hayat bazen insanı hiç beklemediği sınavlarla, en hazırlıksız anında karşı karşıya bırakabiliyor. Ancak bazıları, bu sınavları sadece geçmekle kalmıyor, başkalarının yolunu aydınlatan bir meşaleye dönüştürüyor. İzmir’in Konak ilçesinde yaşayan 54 yaşındaki Mali Müşavir Sevim Kılıç’ın öyküsü de tam olarak böyle bir direnişin simgesi. Yakın bir arkadaşına konulan meme kanseri teşhisi sonrası, ona manevi destek sağlayabilmek ve süreci daha iyi anlayabilmek adına 2023 yılında Meme Kanseri ile Savaşım Derneği'ne (MEMEKANDER) üye olan Kılıç, kaderin garip bir cilvesiyle kendini mücadelenin tam merkezinde buldu. Sadece bir gönüllü olarak girdiği kapıdan, bir hasta ve sonrasında bir lider olarak geçen Kılıç, şimdilerde Ege’nin dört bir yanındaki kadınlara "Korkmayın, farkında olun" diye sesleniyor.
Arkadaşına destek olmaya gittiği kapı kendi şifa yurduna dönüştü
Sevim Kılıç’ın dernekle tanışması, tamamen dostluk ve vefa duygusuyla başladı. Arkadaşının yaşadığı zorlu süreçte onun elini bırakmamak için MEMEKANDER ailesine katılan Kılıç, dernek faaliyetlerinde aktif rol almaya başladı. Ancak üyelik sürecinin üzerinden henüz bir yıl geçmişti ki, memesinde hissettiği bir ağrı hayatının akışını değiştirdi. Vakit kaybetmeden hastaneye başvuran Kılıç’a, destek olmaya çalıştığı hastalığın teşhisi konuldu. O artık sadece bir gönüllü değil, aynı zamanda kader birliği yaptığı kadınlardan biriydi. Bu süreçte pes etmek yerine mücadele zırhını kuşanan Kılıç, tedavi süreci devam ederken arkadaşların ısrarı ve güvenoyu ile 15 Nisan 2024 tarihinde derneğin başkanlık görevine seçildi.
Kemoterapi koltuğundan başkanlık makamına uzanan zorlu süreç
Kanser tedavisinin en yıpratıcı aşamalarından biri olan kemoterapi seansları sırasında dernek başkanlığını devralan Sevim Kılıç, bu görevi bir yük olarak değil, iyileşme sürecinin bir parçası olarak gördü. Hastalığını öğrendiğinde elbette büyük bir üzüntü yaşadığını belirten Kılıç, ailesinin ve dernekteki dostlarının desteğiyle moralini hep yüksek tuttuğunu ifade ediyor. Başkanlık teklifini kabul etmesinin ardındaki motivasyonu, "Bu süreçte kadınlar kendilerini inanılmaz derecede yalnız hissediyorlar. Nereye başvuracaklarını, tedavide hangi yolu izleyeceklerini bilemiyorlar. Ben bu yollardan geçen biri olarak, tanı almış ya da almamış daha fazla kadına ulaşıp onlara rehberlik etmek istedim" sözleriyle açıklıyor. Tedavisini başarıyla tamamlayan ve şu an üç aylık periyodik kontrollerine devam eden Kılıç, kendi hikayesinden aldığı güçle derneği daha aktif bir yapıya kavuşturdu.
Korkuyu yenip yaşama tutunmanın formülü: Erken teşhis hayat kurtarır
Dernek çatısı altında yürüttüğü faaliyetlerde en çok üzerinde durduğu konu ise kadınların korkularını yenmesi. Hastalığın adını duymanın bile insanları ürküttüğü bir toplumda, Kılıç ve ekibi "korkulacak bir hastalık değil, geç kalınacak bir hastalık" mottosuyla hareket ediyor. Özellikle İzmir genelinde ve çevre illerde düzenledikleri farkındalık toplantılarıyla kadınları bilinçlendirmeyi hedefliyorlar. Elle muayenenin hayati önem taşıdığını vurgulayan dernek başkanı, kadınların en çok çekindiği konulardan biri olan mamografi hakkında da net konuşuyor: "Mamografi kesinlikle can yakan, korkulacak bir işlem değil. Kadınlarımızın bunu mutlaka düzenli olarak yaptırmaları gerekiyor. Erken evrede yakalanan kanser, çaresiz bir dert değil."
Hem kendi yaralarını sardı hem de kader arkadaşlarına omuz verdi
Sevim Kılıç’ın bu insanüstü gayreti, dernek yönetimindeki diğer arkadaşları tarafından da takdirle karşılanıyor. Kendisi de aynı hastalıktan muzdarip olan ve tedavi sonrası dernekte aktif görev alan MEMEKANDER Yönetim Kurulu Üyesi Nurgül Eraş, Kılıç’ın liderliğinin önemine dikkat çekiyor. Eraş, "Sevim Hanım, kendi en zor zamanında, tedavi görürken bile bizleri bir arada tutmayı başardı. Hem kendi iyileşti hem de bizleri toparladı. Onun bu enerjisiyle projeler geliştirdik ve sesimizi sadece merkezde değil, ilçelerde de duyurmaya başladık" ifadelerini kullanıyor.
"Önce kendim savaştım ve kazandım. Şimdi sıra diğer kız kardeşlerimizde" diyen Sevim Kılıç, sivil toplumun gücünü arkasına alarak Ege Bölgesi'nde umut aşılamaya devam ediyor. Hiçbir zaman "atlatamayacağım" düşüncesine kapılmadığını belirten Kılıç, pozitif enerjisiyle çevresindeki hastalara da moral kaynağı oluyor. MEMEKANDER, Kılıç’ın öncülüğünde, kanserle mücadelenin sadece tıbbi değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal bir dayanışma süreci olduğunu herkese kanıtlıyor.




