Manisa'nın Turgutlu ilçesinde filmleri aratmayacak bir yaşam öyküsü, adliye koridorlarında tescillenen resmi raporlarla gün yüzüne çıktı. Her şey 1950'li yıllarda, henüz 16 yaşında olan Niyazi Üzmez ile 21 yaşındaki Ümit Etyüzen arasında yaşanan gizli bir birliktelikle başladı. Bu birliktelik sonucunda Etyüzen'in hamile kalması, o dönemin toplumsal dinamikleri içinde büyük bir kriz doğurdu. Ailelerin durumu fark etmesi üzerine genç kadın, apar topar o yıllarda bir tuğla fabrikasında bekçilik yapan Enver Zorlukaya ile evlendirildi. Doğumun ardından iddialara göre dere kenarına bırakılan ancak kısa süre sonra pişman olunarak geri alınan kız bebeğe Kalbiye ismi verildi ve nüfusa Zorlukaya'nın kızı olarak kaydedildi.
Gerçeğin üzerini örtmek isteyen genç iş insanı Niyazi Üzmez, bebeğin annesi Ümit Etyüzen'e kimseye konuşmaması yönünde yemin ettirerek onu babası Hasan Üzmez ile birlikte işlettikleri tuğla fabrikasına çay ve temizlik personeli olarak işe aldı. Eşi Enver Zorlukaya'nın da aynı fabrikada bekçilik yapmasıyla aile, fabrikanın bahçesindeki bekçi evine yerleşti. Böylece biyolojik baba, yıllar sürecek olan büyük sırrı kendi çalışma alanının içinde kontrol altında tutmaya başladı.
Nesilden nesile aktarılan hizmetçilik ve Çeşme günleri
Annesinin büyüdüğü topraklarda hayata gözlerini açan Kalbiye Sağlam da tıpkı annesi gibi erken yaşlarda aynı kaderi paylaşarak Üzmez ailesinin yanında hizmetçi olarak çalışmaya başladı. Henüz 14 yaşındayken evlendirilerek Manisa merkeze taşınan genç kadın, 28 yaşına geldiğinde eşinin ani vefatıyla iki çocuğuyla yapayalnız kaldı. Yaşadığı büyük dramın ardından çareyi, o dönem uzaktan bir akrabası olarak bildiği Niyazi Üzmez'in yanına dönmekte buldu.
Kalbiye Sağlam, biyolojik babası olduğunu bilmediği iş insanının Turgutlu'daki lüks konutunda, ticari işletmelerinde ve yaz aylarında ise Çeşme'deki yazlığında aralıksüz olarak temizlik, yemek ve bakım işlerini yürüttü. Çevresindeki herkesin yıllarca kendisine bakarak "Bu çocuk sana ne kadar çok benziyor" dediği Üzmez, resmi nikahlı eşi İnci Üzmez'den üç çocuk sahibi olarak hayatına devam etti. Sırrın ortaklarından anne Ümit Etyüzen ise 1996 yılında 66 yaşındayken bu büyük gerçeği resmi makamlara taşıyamadan vefat etti.
Restoranda gelen itiraf ve açılan babalık davası
Yıllar akıp giderken, takvimler 2022 yılını gösterdiğinde Turgutlu'daki bir restoranda yenen yemek, tarihin akışını tamamen değiştirdi. O dönem 88 yaşında olan ünlü iş insanı Niyazi Üzmez, vicdani bir muhasebe yaşayarak karşısında yıllardır hizmetini eden Kalbiye Sağlam'a öz babası olduğu gerçeğini ilk kez açıkça itiraf etti. Duydukları karşısında büyük bir şok yaşayan ve şimdilerde 75 yaşında olan Sağlam, hak arayışı için bu tür davalarla tanınan deneyimli avukat Varol Turbay'a vekalet verdi.
Vakit kaybetmeden Turgutlu Aile Mahkemesi'nde babalık davası açıldı. Ancak hukuki süreç işlerken, aynı yıl içinde iş insanı Niyazi Üzmez 88 yaşında hayatını kaybetti. Mahkemenin maddi gerçeğe ulaşabilmesi adına kritik kararlar alınması gerekti. Üzmez'in cenazesi henüz morgdayken DNA eşleşmesi için gerekli doku ve kemik örnekleri alındı. Sürecin kesinleşmesi adına yıllar önce vefat eden anne Ümit Etyüzen'in de mezarı mahkeme kararıyla açılarak (fethi kabir işlemi) gerekli biyolojik numuneler toplandı ve incelenmek üzere adli tıp kurumuna gönderildi.
Adli tıp raporuyla tescillenen milyarlık yeni hayat
İzmir Adli Tıp Kurumu uzmanları tarafından laboratuvar ortamında gerçekleştirilen titiz incelemeler ve DNA test sonuçlarının ardından hazırlanan rapor adliyeye ulaştı. Raporda, hayatını kaybeden Niyazi Üzmez'in yüzde 99,9 olasılıkla Kalbiye Sağlam'ın biyolojik babası olduğu tıbbi olarak kesinleşti. Bu somut veri üzerine Turgutlu 2. Aile Mahkemesi, davanın kabulüne ve nüfus kayıtlarının düzeltilmesine hükmetti.
Mahkemenin verdiği bu tarihi kararla birlikte resmi olarak Üzmez soyadını alan Kalbiye Sağlam, holding ortağı üç kardeşin ardından holding sahibinin dördüncü yasal mirasçısı konumuna yükseldi. Bu hukuki statü değişimi, beraberinde devasa bir ekonomik gücü de getirdi. Kırk yıldan fazla süre boyunca paspas yapıp camlarını sildiği, mutfağında yemek pişirdiği Üzmez ailesine ait iki adet büyük tuğla fabrikası, ilçenin farklı noktalarında bulunan 30 değerli taşınmaz ve banka hesaplarının da dahil olduğu yaklaşık 1 milyar TL'lik servet yasal olarak dörde bölündü. Yıllarca hakkı saklanan ve adalet mücadelesini kazanan yaşlı kadın, böylece Türkiye'nin en varlıklı insanları arasına adını yazdırdı.




