İzmir merkezli atılan stratejik adımlarla, Ege Denizi'nin zengin avcılık potansiyeli İskandinavya'nın ileri düzey su ürünleri sanayisiyle entegre ediliyor. Türkiye'nin deniz avcılığı konusundaki köklü saha birikimi, dünyada kültür balıkçılığı ve akuakültür denildiğinde akla gelen ilk ülkelerden biri olan Norveç'in işleme, ambalajlama ve derin dondurma teknolojileriyle birleşiyor. İzmir Ticaret Odası (İZTO) ile Norveç Doğu Ticaret ve Sanayi Odası temsilcilerinin bir araya gelerek imzaladığı kurumsal iş birliği protokolü, iki ülke arasında sürdürülebilir bir ticaret, teknoloji ve bilgi aktarımı köprüsü kurmayı amaçlıyor.
Denizlerdeki avcılık filosu uluslararası tecrübe transferiyle güçleniyor
İzmir Balıkçı İş Adamları Derneği Başkanı ve İZTO Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan, varılan tarihi mutabakata ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, anlaşmanın sadece kâğıt üstünde kalan bir temenni metni olmadığını, aksine sahada doğrudan karşılığı bulunacak somut adımları barındırdığını vurguladı. Türkiye'nin modern ekipmanlarla donatılmış balıkçılık filosu ile açık deniz avcılığında dünya standartlarında bir performans sergilediğini hatırlatan Çakan, Norveç'in ise akuakültür, balık unu ve balık yağı üretimi gibi yüksek teknolojili alanlarda global pazar liderleri arasında yer aldığını kaydetti.
Çakan, Türkiye'nin avcılık alanındaki eşsiz pratik tecrübesini ve saha dinamizmini Norveç tarafına örnek bir model olarak sunacaklarını, buna karşılık İskandinav ortakların su ürünleri işleme tesislerındaki yüksek standartlı ambalajlama, paketleme ve dondurma teknolojilerini Türkiye'ye kazandıracaklarını dile getirdi. İmzalanan anlaşmanın en kritik boyutlarından birini ise yerel üreticilerin ve Ege kıyılarında faaliyet gösteren kıyı balıkçı kooperatiflerinin sürece doğrudan dâhil edilmesi oluşturuyor. Düzenlenecek programlar kapsamında bölgedeki küçük ölçekli balıkçıların Norveç'e götürülerek oradaki kooperatifçilik modellerini, tesisleşme adımlarını ve pazarlama stratejilerini yerinde incelemelerinin sağlanacağı bildirildi.
Ege'nin biyolojik çeşitliliği ile İskandinavya pazar dengesi buluşuyor
Ege Denizi, barındırdığı 500'ü aşkın balık türü ve bunlardan ticari avcılığa konu olan 100 civarındaki canlı çeşidiyle Akdeniz çanağının en zengin ekosistemlerinden birine sahip bulunuyor. Uskumru, somon ve mezgit gibi belirli türlerin işlenmesinde endüstriyel uzmanlığa ulaşan Norveç ile kurulan bu stratejik ortaklık, Ege'deki ürün çeşitliliği açısından da yeni ihracat pencereleri açıyor. İki ülkenin ortak pazar dengesi kurarak deniz ürünlerinin katma değerini artırması ve uluslararası tedarik zincirinde daha güçlü konuma gelmesi hedefleniyor.
Ege sularında avlanan lezzetli ve kaliteli su ürünlerinin en ileri tekniklerle işlenerek küresel pazarlara sunulması, yerel ve bölgesel ekonomiye doğrudan katma değer olarak geri dönecek. İzmir Ticaret Odası, temsil ettiği tüm sektör üyelerine teknik altyapı modernizasyonu, uluslararası mevzuat uyumu ve pazarlama süreçlerinde tam destek taahhüt ediyor. İki ülke arasındaki sanayi geçişi sayesinde Türk balıkçılık sektörünün dünya pazarlarındaki payının kısa sürede artması öngörülüyor.
Karşılıklı yatırımlar ve sürdürülebilirlik odaklı yeni dönem başlıyor
Atılan imzalara tanıklık eden Norveç'in Ankara Büyükelçisi Andreas Gaarder, Türkiye ile ülkesi arasında kurulan bu sanayi ve ticaret köprüsünden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İki ülke arasındaki ortaklık potansiyelinin yalnızca balıkçılık veya yetiştiricilikle sınırlı kalmayacağını vurgulayan Gaarder, iş birliğinin denizcilik sektörü ve karşılıklı doğrudan ticari yatırımlar boyutuyla zaman içinde giderek derinleşeceğinin altını çizdi.
Norveç Doğu Ticaret ve Sanayi Odası Genel Müdürü Olga Larsen de oluşturulacak özel teknik çalışma grupları vasıtasıyla iki ülke heyetlerinin yılda en az bir kez resmi düzeyde bir araya geleceğini açıkladı. Türkiye pazarının Norveç'in ürettiği su ürünleri teknolojisi için devasa bir büyüme ve entegrasyon potansiyeli barındırdığını kaydeden Larsen, karşılıklı bilgi alışverişiyle her iki tarafın da kazançlı çıkacağı sürdürülebilir bir iş birliği modelinin temellerinin atıldığını ifade etti.





