Ekonomi yönetiminin makroekonomik istikrarı sağlamaya yönelik adımları sürerken, finansal piyasaların aktörleri geleceğe dair tahminlerini güncelledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından 13-16 Temmuz tarihleri arasında uygulanan anket sonuçlarına göre, piyasa temsilcilerinin makro göstergelere olan yaklaşımında sınırlı ancak yukarı yönlü bir hareketlilik gözlendi. Katılımcıların büyük bir dikkatle takip ettiği cari yıl sonu TÜFE artışı beklentisi, bir önceki anket döneminde yüzde 29,14 seviyesinde bulunurken, temmuz ayı raporunda yüzde 29,21’e yükseldi. Bu durum, piyasadaki fiyatlama davranışlarının yılın ikinci yarısında da belirli bir katılık derecesini koruyacağına işaret ediyor.
Döviz piyasasındaki hareketliliği doğrudan etkileyen ve şirketlerin bütçe planlamalarında kritik bir gösterge kabul edilen döviz kuru tahminlerinde de benzer bir seyir hakim oldu. Finansal ve reel sektör temsilcilerinin yıl sonu dolar/TL beklentisi, temmuz ayı anketinde 51,47 TL'den 51,55 TL'ye çıktı. Orta vadeli planlamalar açısından daha büyük önem arz eden 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi ise piyasalardaki oynaklık algısının ve maliyet baskılarının bir yansıması olarak 55,72 TL'den 59,69 TL'ye yükseldi. Yatırımcıların ve ekonomi analistlerinin döviz varlıklarına yönelik uzun vadeli pozisyonlarını bu yeni denge seviyesine göre revize etmesi bekleniyor.
Geleceğe dönük enflasyon tahminlerinde olasılık senaryoları
Anket verileri daha detaylı incelendiğinde, katılımcıların orta ve uzun vadeli fiyat istikrarına yönelik beklentilerinde farklı vadelerde ayrışmalar yaşandığı gözleniyor. Raporda aktarılan verilere göre, 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki döneme göre yüzde 23,81’den yüzde 23,95’e çıkarken, uzun vadeli bir çıpa olarak kabul edilen 24 ay sonrası enflasyon beklentisi ise yüzde 18,29’dan yüzde 17,83’e geriledi. Uzun vadeli tahminlerdeki bu düşüş, ekonomi programının orta vadede dezenflasyonist etkiler yaratacağına dair inancın korunduğunu gösteriyor.
Piyasa aktörlerinin 12 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri, enflasyonun geleceği yönünde konsensüs sağlanan alanları net bir şekilde ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 55,85 olasılıkla enflasyonun yüzde 22,00-24,99 aralığında artış göstereceğini öngörmesi, piyasadaki genel eğilimin bu bantta yoğunlaştığını doğruluyor. Nokta tahminler esas alındığında da katılımcıların yüzde 62,71'lik ezici bir çoğunluğu beklentilerini yine yüzde 22,00-24,99 aralığında konumlandırıyor. Benzer şekilde 24 ay sonrasına yönelik olasılık analizlerinde, TÜFE’nin yüzde 51,74 ihtimalle yüzde 16,00-19,99 bandında seyredeceği öngörülürken, nokta tahminlerde katılımcıların yüzde 49,02’si bu aralıkta birleşiyor.
Faiz politikasında kademeli gevşeme sinyalleri öne çıkıyor
Para politikasının geleceğine yön veren faiz beklentilerinde ise Merkez Bankası'nın mevcut duruşunun korunacağı, ancak ilerleyen dönemlerde kademeli bir indirim sürecinin başlayabileceği sinyali verildi. Ankete katılan uzmanların BİST Repo ve Ters Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi, bir önceki dönemde olduğu gibi bu dönemde de yüzde 40,00 seviyesindeki yerini korudu.
Finans dünyasının gözünü çevirdiği temmuz ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına yönelik TCMB politika faizi beklentisi ise yüzde 37,00 olarak netleşti. Gelecek dönemlerdeki kurul toplantılarına dair projeksiyonlar incelendiğinde, faiz oranlarının zaman içinde aşağı çekileceğine dair beklentiler raporda kendine yer buldu. Piyasa katılımcıları, PPK'nın ikinci toplantısında politika faizinin yüzde 36,55'e, üçüncü toplantısında ise yüzde 35,73 seviyesine gerileyeceğini öngörüyor. Yılın tamamlanmasıyla birlikte cari yıl sonunda yüzde 34,70 seviyesine inmesi beklenen politika faizinin, 12 ay sonrasında yüzde 29,44’e, gelecek yıl sonunda yüzde 25,81’e ve nihayet 24 ay sonrasında yüzde 21,76 seviyesine kadar düşeceği tahmin ediliyor. Bu projeksiyonlar, piyasanın enflasyondaki düşüş eğilimine paralel olarak para politikasında gevşeme adımlarının atılmasını beklediğini ortaya koyuyor.





