Sıra arkadaşlığı ile başlayan dayanışma hikayeleri, bugün kimya bilimi ile girişimcilik dünyasının kesiştiği ilham verici bir başarı öyküsüne sahne oluyor. Lise sıralarında başlayan arkadaşlıklarını üniversite tercihlerinde de sürdürerek İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Kimya Bölümü’nü kazanan Eylül Civelek ve Sonay Eda Er, henüz 1. sınıf öğrencisiyken geleceğe dönük ilk adımlarını attı. Geleneksel sıvı parfümlerin ötesine geçen, insan sağlığına ve çevreye duyarlı bir ürün tasarlama hedefiyle yola çıkan genç ikili, 4 yıllık lisans eğitimleri süresince laboratuvardan çıkmayarak özgün bir proje geliştirdi.
İYTE Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hürriyet Polat'ın bilimsel danışmanlığında AR-GE çalışmalarını derinleştiren girişimciler, alkolsüz ve doğal içerikli katı parfüm üretimi konusunda önemli bir teknolojik yeniliğe imza attı. Geliştirdikleri özel teknoloji için vakit kaybetmeden patent başvurusunda bulunan ikili, ardından TÜBİTAK Bireysel Genç Girişim Programı çerçevesinde hazırladıkları "Doğal Polimer İçerikli Katı Parfüm Geliştirilmesi Projesi" ile hibe ve destek almaya hak kazandı. Elde ettikleri bu başarıyla İYTE bünyesindeki Teknopark İzmir alanında şirketleşen Civelek ve Er, bu yıl ellerine diplomalarını almadan önce kendi markalarını ve şirketlerini kurmuş oldu.
Laboratuvarda geliştirilen özel formülle koku molekülleri koruma altına alındı
Genç araştırmacıların geliştirdiği teknolojinin temelinde, parfümün uçuculuğunu engelleyen ve cilde zarar vermeyen özel bir mikrokapsülleme veya koruma yöntemi yer alıyor. Formülasyon sayesinde koku moleküllerini özel damlacıklar içine hapseden girişimciler, ürünün hem raf ömrünü uzatmayı hem de ten üzerindeki kalıcılık süresini katlamayı başardı.
Geliştirdikleri inovatif ürünün teknik detaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sonay Eda Er, temel amaçlarının bilimsel temelli ve tamamen doğal içerikli ürünler sunmak olduğunu vurguladı. Piyasadaki kimyasal bazlı parfümlerden farklı olarak sentetik içerikler yerine doğal vakslar tercih ettiklerini belirten Er, "Ürünümüzde koku kalıcılığı üzerine çalıştık. Aynı zamanda alkolsüz bir ürün. Dini hassasiyeti olanlar, cilt rahatsızlığı olanlar rahatlıkla kullanabilir. Piyasadaki katı parfümlerden ayıran en önemli özellik doğal vakslar içermesi ve ağır kimyasallar içermiyor olması. Amacımız ağır kimyasallardan uzak, tamamen bilimsel temellere dayalı ürün çeşitliliğini artırmaktır" ifadelerini kullandı. Er, şu an için iki kadın ve bir erkek kokusunu tüketicinin beğenisine sunduklarını; kadın ürünlerinde çiçeksi notalar, erkek varyantında ise limon ve bergamot esanslarının öne çıktığını ekledi.
İnternet üzerinden satışa açılan ürünler yeni kişisel bakım serileriyle genişleyecek
Üniversitenin sunduğu güçlü girişimcilik altyapısının ticarileşme adımlarını hızlandırdığını belirten Eylül Civelek ise katı parfüm formatının kullanıcıya sunduğu pratik çözümlere dikkat çekti. Özel koruma tekniği sayesinde parfümlerinde 10 saati aşan bir kalıcılık sunduklarını dile getiren Civelek, ürünü kullanım kolaylığı açısından stick formatında tasarladıklarını belirtti.
Ürünün günlük hayatta taşınmasının son derece kolay olduğunu anlatan Civelek, "Çantanıza kolayca atabileceğiniz, cebinizde rahatça taşıyabileceğiniz bir form elde ettik. Şu an için ürünümüz, on-line satış platformu ve sosyal medya kanalları üzerinden müşterilerimizle buluşuyor. Çok kısa bir süre içerisinde kendi resmi web sitemiz üzerinden de doğrudan satışlarımıza başlayacağız. Ancak hedeflerimiz sadece katı parfümle sınırlı değil. Yeni kokuların yanı sıra vücut kremleri ve vücut losyonları gibi cildi besleyen, doğal içerikli yeni kişisel bakım ürünleri geliştirmek üzere laboratuvar çalışmalarımıza devam ediyoruz" açıklamasında bulundu.
Üniversite yönetimi genç girişimcilerin başarısıyla gurur duyuyor
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün gençlerin araştırmalarını ürüne dönüştürme konusundaki vizyonunu değerlendiren İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, modern üniversitelerin sadece teorik eğitim veren kurumlar olmaktan çıktığını vurguladı. Üniversitelerin araştırma, inovasyon ve girişimcilik ekosistemleriyle bölgesel ve ulusal kalkınmanın lokomotifi haline geldiğini beyan eden Baran, Civelek ve Er’in başarı öyküsünün tüm öğrencilere örnek teşkil ettiğini kaydetti.
Öğrencilerin henüz birinci sınıftayken bu ham fikirle kendisine geldiklerini anımsatan Prof. Dr. Yusuf Baran, Teknopark İzmir ve üniversite laboratuvarlarının sunduğu imkanlarla bu fikrin nasıl dev bir ticarileşme hikayesine dönüştüğünü şu sözlerle aktardı: "Öğrencilerimize sunduğumuz imkanlarla onları iş arayan bireyler olmaktan çıkarıp, kendi işini kuran, istihdam sağlayan ve ihracat potansiyeli taşıyan birer girişimciye dönüştürmeyi hedefliyoruz. Her iki gencimiz de henüz mezuniyet diplomalarını kucağına almadan kendi şirketlerini kurdu, seri üretime geçti ve aktif olarak satış yapan bir girişimciye dönüştü."




