A9943289 E2Ff 475B 9Efc 11589C1E6759

İnci ONGUN - İzmir’de yıllardır “erkek işi” olarak görülen dolmuş şoförlüğünde direksiyon başına geçen 37 yaşındaki bir çocuk annesi Gamze Aygün, erkeklerin ağırlıkta olduğu bu zorlu meslekte verdiği mücadeleyle dikkat çekiyor. Karşıyaka-Bornova hattının tek kadın dolmuş şoförü olan Aygün, İzmir’in yoğun trafiğinde uzun saatler direksiyon sallayarak hem geçimini sağlıyor hem de kadınların fırsat verildiğinde en ağır çalışma koşullarının üstesinden gelebileceğini gösteriyor. “Bu erkek işi, yapamazsın” şeklindeki önyargılara aldırmadan mesleğini sürdüren Aygün, direksiyon başındaki performansı ve yolcularıyla kurduğu iletişimle de takdir topluyor. Minibüsün direksiyonunda bir kadın gördüklerinde ilk anda şaşıran yolculara ise, “Niye şaşırıyorsunuz? Kadınlar F-16 bile kullanıyor. Bir kadın savaş uçağı kullanabiliyorsa neden dolmuş kullanamasın?” sözleriyle karşılık veriyor. Direksiyondan inince evde çocuğu için yeni bir mesaiye başlayan Aygün, bu yoğunluğa rağmen üniversite sınavına hazırlanarak Bakırçay Üniversitesi’nin iki yıllık Laborant ve Veteriner Sağlık Bölümü’nü kazandığını anlattı.

DİREKSİYON SEVGİSİ ÇOCUKLUKTAN

Aygün’ün şoförlük tutkusu ise çocukluk yıllarına dayanıyor. ESHOT’tan emekli babasının kullandığı otobüslerde başlayan direksiyon sevgisini yıllar sonra mesleğe dönüştüren Aygün’ün en büyük hedeflerinden biri ise baba mesleğini ESHOT çatısı altında devam ettirerek daha düzenli bir çalışma hayatına kavuşmak. “Babam ESHOT şoförüydü, oradan emekli oldu. Ben daha çocukken onun kullandığı otobüse biner, yanında otururdum. O zamanlar bilet kutuları vardı. Babamın yanında çok yolculuk yaptım, şarkılar söyledim. Direksiyon sevgim biraz da oradan geliyor. 19 yaşında ehliyetimi aldım. Yaklaşık üç yıldır yolcu taşımacılığı yapıyorum. İki yıl İZTAŞIT’ta çalıştım, dolmuşçulukta da yaklaşık bir yılım dolacak. Şimdi minibüs şoförlüğü yapıyorum.”
Henüz 19 yaşındayken çalışma hayatına atılan Aygün, geçimini sağlamak için yıllar boyunca farklı işlerde çalıştığını belirterek, “19 yaşımdan beri çalışıyorum. Ayakta kalabilmek için garsonluk da yaptım, bulaşık da yıkadım, tuvalet bile temizledim. Yapamayacağım iş yok diye düşünüyorum. Ama araba kullanmayı çok seviyorum. Direksiyon beni gerçekten rahatlatıyor. İnsan sevdiği işi yapmalı diye düşünüyorum ve ben şoförlüğü gerçekten çok seviyorum” dedi.

2Bdc5E23 E39D 4F5E Ac21 B4C9E7343588

UZUN SÜRE DİREKSİYON BAŞINDA

İzmir’in yoğun trafiğinde uzun saatler direksiyon başında kalan Aygün, bazı günler sabahın erken saatlerinden geceye kadar çalıştığını anlattı:

Sabah 05.00’te kalkıyorum. Çok uzun saatler çalışıyoruz. Bazen hazırlanacak zaman bile bulamıyorum, makyajımı arabada yaptığım oluyor. Direksiyonda 14 kişinin hayatını taşıyorsunuz. Bu büyük bir sorumluluk. Dikkatinizi bir an bile kaybetmemeniz gerekiyor. Trafik, yolcu, para alıp verme, zaman baskısı... Hepsi aynı anda üzerinizde. Direksiyonda sadece kendinizden sorumlu değilsiniz. Birine zarar gelse sorumluluk size ait. O yüzden hem yola hem de yolculara aynı anda dikkat etmek zorundasınız. Özellikle Bornova’da sabah ve akşam saatlerinde trafik çok yoğun. Altınyol kilitlendiğinde dakikaya yetişmek zorundayız. Geç kaldığımız her dakika için 100 lira para cezası ödediğimiz oluyor. Bu da üzerimizde ayrıca baskı yaratıyor. Dolmuşçular arasında da ayrı bir rekabet var. Aynı yöne gidiyoruz, aynı yolcuları taşıyoruz. Kim önce giderse yolcuyu o alıyor. Bir anlamda trafikte mücadele ediyoruz.”

Whatsapp Image 2026 09 03 At 11.28.16

TRAFİKTE KADIN OLMAK

Aygün, bazı sürücülerin sırf kadın olduğu için kendisine karşı farklı davrandığını belirterek şöyle konuştu:

“Trafikte kadın olduğum için zaman zaman taciz edildiğim de oluyor. Önüme kıran, korna çalan, sırf kadın olduğum için üzerime gelen sürücülerle karşılaşıyorum. Bazen haksız olduklarını bildikleri halde bunu kabullenemiyorlar. Bu anlamda bazı erkeklerin gerçekten eğitilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bazılarıyla trafikte yaşamak çok zor. Kadınların yapabilecekleri işlerin cinsiyet üzerinden sınırlandırılmasına karşıyım. Erkeklerle aramızda fiziksel olarak kas farkı olabilir ama kadın erkeğin yaptığı her işi yapabilir. Birçok kadın hem çocuğuna bakabilmek hem de hayatta var olabilmek için tek başına mücadele ediyor. Kadınlar için açılan her iş alanı bu yüzden çok değerli. Bugün belediyede temizlik işlerinde kadınlar var. Bunlar gerçekten gurur verici. Kadınlara çalışma hayatında daha fazla yer açılması gerektiğini düşünüyorum.”

YOLCULAR ÖNCE ŞAŞIRIYOR

Direksiyon başında kendisini gören yolcuların ilk anda şaşırdığını anlatan Aygün, dolmuşta kadın şoför görmeye henüz alışılmadığını söyledi: “Beni görünce, ‘Aa, kadın kullanıyor arabayı’, ‘Kadın dolmuşçu’ diye şaşırıyorlar. Otobüslerde kadın şoförlere artık biraz alışıldı ama dolmuşta insanlar hâlâ bir bakıyor, sonra dönüp bir daha bakıyor. Yanındakini dürtüp, ‘Bak, kadın kullanıyor’ diyen bile oluyor. Sanki çok garip bir şeymiş gibi. Ben de ‘Niye şaşırıyorsunuz, kadınlar F-16 bile kullanıyor’ diyorum. Bir kadın savaş uçağı kullanabiliyorsa neden dolmuş kullanamasın? Ben ilk kadın dolmuşçu değilim ama bildiğim kadarıyla şu anda bu hatta tek kadın dolmuşçuyum. Belki zamanla insanlar buna da alışacak.

Özellikle kadın yolcular beni gördüklerinde çok mutlu oluyor, güzel dileklerde bulunuyorlar. Güçlü bir kadın gördüklerinde gurur duyduklarını düşünüyorum. Bu da beni gururlandırıyor. Erkek yolcular da genellikle saygılı davranıyor. Bazen arabaya binip alışkanlıkla ‘Abi’ diyorlar, sonra beni görünce ‘Aa, bayanmış, özür dileriz’ diyorlar. İsmen tanıdığım yolcularım da var. Çünkü aynı insanları sabah işe götürüp akşam getiriyoruz. Zamanla birbirimizi tanıyoruz. Bazı kadın yolcularımla arkadaş gibi olduk. Yolcularım bana sık sık, ‘Ne kadar rahat yolculuk yaptık, sinir yok, stres yok, küfür eden biri yok’ diyor. Yakınlarım da yaptığım işi gördüklerinde, ‘Seninle gurur duyuyoruz’ diyorlar.”

6F1632D3 E851 4A73 8A05 7Bcbc607A070

ÜNİVERSİTEYİ KAZANDI

Direksiyondaki uzun mesainin ardından eve döndüğünde günlük ev işleriyle ve oğluyla ilgilendiğini aktaran Aygün, kendisine neredeyse hiç zaman ayıramadığını anlattı.

“Tempo çok ağır, bu kadar uzun saatler çalışılan bir iş kadın için çok zor. Çünkü işim direksiyondan indiğimde bitmiyor” diyen Aygün, “Evin bir düzeni var, kendi kişisel bakımımız var. Bunların hepsini de yapmak zorundayız. Birkaç saat uyuyup yeniden kalkıyorum” diye konuştu.

Çok erken yaşta evlendiği için eğitimine zamanında devam edemeyen Aygün, ağır çalışma temposuna rağmen yıllar sonra üniversite hayalini gerçekleştirmek için ders çalıştığını ve bu yıl Bakırçay Üniversitesi Laborant ve Veteriner Sağlık Bölümü’nü kazandığını anlattı.

“Çok erken yaşta evlendim, 20 yaşında oğlum var. Zamanında okuyamadım, ama geceleri çalıştım ve kazandım. Hedefim üniversiteyi bitirmek. Sonrasında mümkün olursa KPSS’ye girip bir kuruma yerleşmek istiyorum. Ömür boyu çalışabileceğim, düzenli bir işim olsun istiyorum. Okula gider, öğleden sonra gelip yine çalışırım. En azından harçlığımı çıkarırım.”

Whatsapp Image 2026 09 03 At 11.28.16 (1)

TÜİK simülasyonu şaşırttı: Herkes memleketine dönse İzmir kaçıncı sırada olurdu?
TÜİK simülasyonu şaşırttı: Herkes memleketine dönse İzmir kaçıncı sırada olurdu?
İçeriği Görüntüle

KADIN ÖNCE KENDİ HAYATINI YAŞAMALI

Erken yaşta anne olmasından bugüne verdiği hayat mücadelesini değerlendiren Aygün, kadınların kendi hayatlarını kurabilen bireyler olarak da var olması gerektiğini anlattı “Benim için asıl mesele insanın bu dünyada nasıl bir iz bıraktığı. Hayatta ayakta durmaya çalışan bir kadınım. Çalışıyorum, oğlumu büyüttüm, okuyorum ve hâlâ kendime yeni bir gelecek kurmak istiyorum” dedi.

Aygün, bir kitap kaleme aldığını belirterek şunları söyledi:

Selanik göçmeni bir aileden geldiğini ve kendini Atatürk’ün torunu olarak gördüğünü ifade eden Aygün, “Edebiyatı çok seviyorum. Bir kitabım var. Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı onaylı bir yazarım. Kitabımın adı ‘Üç Beden Aşık.’ Bir kadının hayatta nasıl mücadele ettiğini, bir evladı için neler yaptığını, yaşadığı zorlukları anlattığım bir kitap. Biraz kendi hayatımdan, kendi duygularımdan da esinlendim. Zaten yazarlık biraz böyle bir şey; insan kendi yaşadıklarından ve hissettiklerinden besleniyor.” Dedi.

ESHOT’TA ÇALIŞMAK İSTİYOR

Minibüs şoförlüğünü severek yaptığını ancak ağır çalışma koşulları nedeniyle daha düzenli bir çalışma hayatı istediğini belirten Aygün, baba mesleğini ESHOT’ta sürdürme hayalini şöyle anlattı:

“Minibüs şoförlüğünün çalışma şartları çok ağır. Sabah arabayı açıyoruz, akşam kapatıyoruz. Sosyal hayat diye bir şey kalmıyor. Eve gittiğimde ancak uyuyabiliyorum. Daha önce İZTAŞIT’ta çalıştığım için oradaki sistemi de biliyorum. Çıkış saatiniz belli; sürekli fiş okutma, dakika yetiştirme, para alıp verme derdiniz yok. ESHOT’ta da sistem daha kurumsal, şoförün asıl derdi trafik oluyor.

En büyük hayalim ESHOT’a girmek. Hem sevdiğim işi yapacağım hem de daha düzenli bir çalışma hayatım olacak. Yedi buçuk saat çalışıp evime ve sosyal hayatıma zaman ayırabilmek benim için çok önemli. Babam yıllarca ESHOT’ta çalıştı, biz ESHOT’un ekmeğiyle büyüdük. Ben de baba mesleğini sürdürmek istiyorum. Bu işi seviyorum ve hakkını vereceğimi düşünüyorum.”

BAŞKANA SESLENDİ

Daha önce ESHOT’ta şoförlük yapmak için evraklarını verdiğini ancak işe alınmadığını belirten Aygün, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’dan kendisine de fırsat verilmesini istedi:

“İzmir’de her geçen gün daha fazla kadın şoförü ESHOT direksiyonunda görmek beni gerçekten mutlu ediyor. Kadınların bu meslekte daha fazla yer alması gurur verici. Ben de daha önce İZTAŞIT’ta çalışmış, yıllardır yolcu taşımacılığı yapan bir kadın şoför olarak onların arasına katılmayı çok isterim. ESHOT için evraklarımı da verdim. Buradan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay’a seslenmek istiyorum; bana da böyle bir fırsat verilirse mesleğimi ESHOT çatısı altında sürdürmek ve işimi en iyi şekilde yapmak isterim.”

Muhabir: İNCİ ONGUN