Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ekseninde yaşanan yargı süreçleri ve siyasi krizler, Türk siyasetinin hararetini en üst seviyeye çıkarmaya devam ediyor. Mahkeme kararlarının, kayyum atamalarının ve parti içi liderlik tartışmalarının gölgesinde çok kritik bir gelişme daha yaşandı. Türk siyasi hayatının en dinamik ve dikkat çeken figürlerinden biri olan Muharrem İnce, uzun süredir kamuoyunun gündeminden düşmeyen cezaevi ziyaretlerinden birini gerçekleştirdi. İnce, Silivri'de bulunan Marmara Cezaevi kampüsüne giderek, burada tutuklu halde bulunan çok kritik isimlerle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdi. Bu ziyaret, ana muhalefet partisi tabanında ve genel merkez koridorlarında çok güçlü bir dayanışma hamlesi olarak yorumlandı.
Yargının siyaset üzerindeki etkisinin her geçen gün daha fazla tartışıldığı bu hassas dönemde, İnce'nin cezaevi nizamiyesinden içeri girmesi sembolik bir anlam taşıyor. Özellikle parti içi muhalefetin ve tabanın morali açısından büyük önem arz eden bu hamle, iktidar blokunun muhalif belediyeler ve siyasetçiler üzerindeki baskı politikalarına karşı ortak bir duruş sergileme kararlılığı olarak değerlendirildi. Ziyaretin perde arkası ve sonrasında yapılan dijital paylaşımlar, siyaset kulislerini adeta salladı.
İnce cezaevi görüşmelerini sosyal medyadan ilan etti
Marmara Cezaevi'nde gerçekleştirilen görüşmelerin ardından kameraların ve kamuoyunun karşısına çıkan Muharrem İnce, gerçekleştirdiği bu üst düzey morallendirme ve dayanışma ziyaretini kişisel X (eski adıyla Twitter) hesabı üzerinden yaptığı resmi bir paylaşımla tüm kamuoyuna duyurdu. İnce, cezaevi duvarları arkasında gerçekleştirdiği temaslarda, sadece tek bir isimle değil, iktidarın yargı eliyle tasfiye etmeye çalıştığı çok sayıda seçilmiş yerel yöneticiyle bir araya geldiğini ifade etti.
Siyaset dünyasında büyük yankı uyandıran bu dijital paylaşımda İnce, adaletin tecelli edeceği güne olan inancını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Silivri Cezaevi’nde; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nu, Bayrampaşa Belediye Başkanımız Hasan Mutlu’yu ve Gaziosmanpaşa Belediye Başkanımız Hakan Bahçetepe’yi ziyaret ettim."
Bu net ve kararlı açıklama, sosyal medyada kısa sürede yüz binlerce etkileşim alırken, muhalif seçmenin adalet arayışındaki kararlılığını da bir kez daha pekiştirdi. Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere, İstanbul'un iki büyük ilçesinin seçilmiş belediye başkanlarının parmaklıklar ardında bulunması, İnce'nin de altını çizdiği üzere demokratik teamüllere indirilmiş ağır bir darbe olarak kayıtlara geçti.
Mutlak butlan kararının ardından sert manifesto gelmişti
Muharrem İnce'nin Silivri yollarına düşerek sergilediği bu net duruş, aslında geçmiş günlerde yaptığı ideolojik çıkışların ve siyasi manifestonun somut bir devamı niteliğini taşıyor. Hatırlanacağı üzere, mahkeme tarafından verilen ve hukuk dünyasında büyük tartışmalara neden olan mutlak butlan kararının ardından, ana muhalefet partisinde kartlar yeniden karılmış ve yönetimsel bir kriz baş göstermişti. Yaşanan bu kaos ortamında gözlerin çevrildiği İnce, 9 Haziran Salı günü kaleme aldığı çok sert ve net yazılı açıklamasıyla niyetini ve safını açıkça belli etmişti.
O dönem siyaset kulislerinde kendisinin yeni bir siyasi oluşum kuracağı veya partiden tamamen kopacağı yönündeki spekülasyonlara meclis ve genel merkez odaklı çok sert bir yanıt veren deneyimli siyasetçi, manifestosunda şu ifadeleri kullanmıştı:
"Nerede durduğumu soranlara cevabımdır: CHP’nin yanındayım. Parti üyeleri tarafından seçileceği kurultay acilen toplanmalı ve despotik saray rejiminin tuzağı boşa çıkarılmalıdır."
Bu tarihi çıkışla birlikte, tüm partililerin ve aktörlerin bu noktaya nasıl gelindiği gerçeğiyle dürüstçe yüzleşmek zorunda olduğunu hatırlatan İnce, olası bir yeni parti kurma fikrinin ya da bölünmenin bu aşamada tamamen yanlış bir yola ve hatalı bir siyasi karara çıkacağını net bir dille savunmuştu.
Saray rejiminin tuzağına karşı kurultay çağrısı
Muharrem İnce'nin Silivri'deki görüşme odalarında da dile getirdiği en büyük endişelerin başında, iktidarın yargıyı bir aparat olarak kullanarak muhalefeti tamamen dizayn etme çabası yer alıyor. İnce'ye göre, belediye başkanlarının görevden alınması ve tutuklanması, tamamen saray rejiminin muhalefeti parçalamak ve kendi içinde kavgalı hale getirmek için kurduğu despotik bir tuzaktan ibaret. Bu tuzağın boşa çıkarılmasının tek yolu ise partinin yasal ve meşru organlarının derhal harekete geçirilmesi.
Bu doğrultuda kurultay çağrısı fikrini en yüksek sesle dillendiren isimlerden biri olan İnce, partinin acilen tüm üyelerin katılımıyla demokratik bir kongreye gitmesi gerektiğini savunuyor. Silivri'de tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na yapılan bu tarihi ziyaret, sadece bir geçmiş olsun temennisi değil, aynı zamanda iktidarın baskılarına karşı partinin tüm renklerinin ve aktörlerinin tek bir yumruk halinde birleşmesi gerektiğinin en somut mesajı oldu. Ankara ve İstanbul hattındaki siyasi aktörler, bu ziyaretin önümüzdeki günlerde kurulacak yeni ittifakların ve siyasi hamlelerin öncüsü olabileceğini belirtiyor.




