SİNAN GENÇ/ Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü kutlanırken, Türkiye'nin bağımsızlık ve güvenlik tarihinde önemli bir yere sahip olan İzmir'in bu mücadelede üstlendiği rol bir kez daha hatırlanıyor. Bugün milyonlarca insanın yürüdüğü Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nin ismi yalnızca bir cadde adı değil; Kıbrıs Türkü'nün özgürlük mücadelesinde can veren yüzlerce Mehmetçiğin hatırasını taşıyan güçlü bir sembol olarak varlığını sürdürüyor. Ancak İzmir'in Kıbrıs davasındaki bağı yalnızca bu caddeyle sınırlı değil. Çiğli 2. Ana Jet Üssü'nden havalanan Cumhuriyet tarihinin ilk hava harp şehidi Hava Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel ile Foça Amfibi Deniz Piyade Tugayı'ndan harekâtı yöneten ve Girne kıyılarında şehit düşen Deniz Piyade Albay İbrahim Karaoğlanoğlu, İzmir'in Kıbrıs'a armağan ettiği iki ölümsüz kahraman olarak tarihe geçti.

Çiğli'den havalandı, tarihe adını yazdırdı

1963 yılında başlayan ve "Kanlı Noel" olarak tarihe geçen Rum saldırılarının ardından Kıbrıs Türkleri ağır baskı altına girdi. 1964 yazına gelindiğinde Erenköy bölgesindeki Türk mücahitleri kuşatma altındaydı. Türkiye, garantörlük hakkı çerçevesinde ilk kapsamlı hava harekâtını gerçekleştirme kararı aldı. 8 Ağustos 1964 sabahı İzmir Çiğli 2. Ana Jet Üssü'nde büyük bir hareketlilik yaşanıyordu. Dört adet F-100 Super Sabre savaş uçağından oluşan kolun liderliğini Hava Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel üstlenmişti. Görev son derece kritikti. Rum güçlerinin denizden gerçekleştirdiği saldırıları durdurmak ve Erenköy'deki Türk direnişini korumak... Topel ve arkadaşları hedeflerini başarıyla vurdu. Ancak dönüş sırasında uçağı yoğun uçaksavar ateşine maruz kaldı. Hasar alan uçağını son ana kadar kontrol etmeye çalışan Topel, hayatını kurtarmak için paraşütle atlamak zorunda kaldı.

İzmir’in cennet köşesi alevlere teslim: Homeros Vadisi’nde yangın kontrol altına alındı
İzmir’in cennet köşesi alevlere teslim: Homeros Vadisi’nde yangın kontrol altına alındı
İçeriği Görüntüle

Savaş hukukuna aykırı işkence

Paraşütle yere indikten sonra Rum birlikleri tarafından esir alınan Cengiz Topel, uluslararası savaş hukukuna tamamen aykırı biçimde ağır işkencelere maruz bırakıldı. Rum makamları ölümünü "çatışma sırasında hayatını kaybetti" şeklinde açıklasa da Türkiye'ye teslim edilen naaşındaki işkence izleri gerçeği ortaya koydu. Kırık kemikler, kurşun yaraları ve vücudundaki ağır darp izleri yalnızca Türkiye'de değil uluslararası kamuoyunda da büyük tepki oluşturdu. Hava Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel, Cumhuriyet tarihinin ilk hava harp şehidi olarak Türk Silahlı Kuvvetleri tarihindeki yerini aldı. İzmir ise görev yaptığı Çiğli Üssü nedeniyle onu kendi evladı olarak bağrına bastı.

Foça'dan başlayan tarihî yolculuk

Aradan on yıl geçti. Bu kez takvimler 20 Temmuz 1974'ü gösteriyordu. Kıbrıs'ta Yunan cuntası destekli darbenin ardından Türkiye, garantörlük hakkını kullanarak Kıbrıs Barış Harekatı'nı başlattı. Harekâtın deniz ayağının merkezi yine İzmir'di. Foça Amfibi Deniz Piyade Tugayı, adaya ilk çıkacak birlik olarak hazırlandı. Birliğin komutanı ise askerlerinin "Baba" diye hitap ettiği Deniz Piyade Albay İbrahim Karaoğlanoğlu'ydu.

İlk çıkan komutan oldu

20 Temmuz sabahı Foça'dan hareket eden çıkarma gemileri Girne yakınlarındaki Pladini Plajı'na ulaştığında yoğun ateş altında kritik dakikalar yaşanıyordu. Albay Karaoğlanoğlu, komuta merkezinde beklemek yerine askerlerinin önünde karaya çıkan ilk isimlerden biri oldu. Sahilde oluşturulan köprübaşı sayesinde binlerce Mehmetçik güvenli şekilde adaya ayak bastı. Bu başarı, harekâtın kaderini belirleyen en kritik aşamalardan biri olarak tarihe geçti. Ancak savaş henüz bitmemişti. 21 Temmuz'u 22 Temmuz'a bağlayan gece Rum birliklerinin havan saldırısında komuta merkezi hedef alındı. Patlayan havan mermisi Albay İbrahim Karaoğlanoğlu'nu ağır yaraladı. Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Karaoğlanoğlu, harekâtın ikinci gününde şehit düştü. Bugün Girne'deki Karaoğlanoğlu Şehitliği ve Karaoğlanoğlu köyü onun adını yaşatırken, İzmir Foça da bu kahraman komutanı unutmuş değil.

İzmir'in hafızasında yaşamaya devam ediyorlar

Kıbrıs mücadelesi sırasında İzmir yalnızca askerî üsleriyle değil, halkının desteğiyle de ön plana çıktı. Şehit haberleri dönemin yerel gazetelerinde geniş yer buldu. Gazeteler günlerce siyah manşetlerle yayımlandı. Kentte düzenlenen mevlitler, yürüyüşler ve anma törenleri binlerce kişiyi bir araya getirdi. Bugün Alsancak'ın simgesi hâline gelen Kıbrıs Şehitleri Caddesi, yalnızca İzmir'in en hareketli noktalarından biri değil; aynı zamanda bu fedakârlığın yaşayan bir hatırası olmayı sürdürüyor. Cadde girişindeki anıt, her yıl düzenlenen törenlerde gaziler, şehit aileleri ve vatandaşlar tarafından ziyaret ediliyor.

Bir cadde değil, yaşayan bir tarih

Her gün binlerce İzmirlinin yürüdüğü Kıbrıs Şehitleri Caddesi, aslında bir milletin hafızasını taşıyor. Çiğli'den gökyüzüne yükselen Cengiz Topel'in cesareti ile Foça'dan Girne kıyılarına uzanan İbrahim Karaoğlanoğlu'nun fedakârlığı, İzmir'in kent kimliğinin ayrılmaz parçaları arasında yer alıyor. Aradan geçen onlarca yılın ardından isimleri yalnızca tabelalarda değil; okullarda anlatılan derslerde, anma törenlerinde ve gazilerin hatıralarında yaşamaya devam ediyor. Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıl dönümünde İzmir, iki büyük kahramanını bir kez daha saygı, minnet ve rahmetle anarken, onların bıraktığı mirasın gelecek kuşaklara aktarılması için hafızasını canlı tutmayı sürdürüyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ