Türkiye’de adaletin karanlıkta kalan dehlizlerine ışık tutmak adına tarihi bir adım atıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik kurumsal kapasiteyi zirveye taşıdıklarını duyurdu. Bu kapsamda kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, ülke genelinde biriken ve yıllardır çözülemeyen düğümleri çözmek için devasa bir operasyon başlattı. Birimin radarına giren ilk etapta 75 ildeki 638 dosya ve 693 maktul için kapsamlı bir analiz süreci yürütülüyor. İstatistikler ise acı bir gerçeği fısıldıyor; İzmir, 49 dosya ve 51 maktul ile faili meçhul vakaların en yoğun olduğu illerin başında geliyor. Bu dosyaların en sarsıcı olanlarından biri ise henüz 11 yaşındayken aramızdan koparılan Arif Dallı’ya ait.

Kutlama sevinci on gün süren yaşam savaşına dönüştü

Takvimler 2013 yılının ilk dakikalarını gösterdiğinde, İzmir’in Bornova ilçesi Mevlana Mahallesi’nde neşe ve umut hakim olması gereken bir gece, büyük bir trajediye ev sahipliği yaptı. Küçük Arif, akrabalarıyla birlikte havai fişeklerin renkli görüntüsünü izlemek için çıktığı evin çatısında bir anda yere yığıldı. Nereden geldiği belli olmayan bir kurşun, küçük çocuğun başına isabet etmişti. Hemen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılan Arif, yoğun bakımda tam 10 gün boyunca hayata tutunmaya çalıştı ancak minik bedeni daha fazla dayanamadı. O geceden bu yana geçen 13 yıla rağmen, tetiği çeken elin kim olduğu ve o kurşunun hangi silahtan çıktığı bir türlü belirlenemedi.

Baba Şerafettin Dallı’nın bitmeyen bekleyişi ve yeni umudu

Olay gününü sanki dünmüş gibi hatırlayan baba Şerafettin Dallı, 13 yıllık süreci anlatırken kelimeler boğazında düğümleniyor. Yılbaşı gecesi kayınpederinin evinde tüm ailenin bir arada olduğunu belirten acılı baba, "Ben evde namaz kılıyordum, Arif ve diğerleri havai fişekleri izlemek için çatıya çıkmıştı" sözleriyle o anları özetliyor. Arif'in vurulduğunu duyduğu an hastaneye koştuklarını ancak 10 gün sonra evlatlarını toprağa verdiklerini söyleyen Dallı, geçen koca yılların ardından adaletin yerini bulacağına dair inancını hiç kaybetmemiş. Bakanlığın yeni hamlesini duyan baba, "Haberleri görünce hep oğlum aklıma geliyor. İnşallah Adalet Bakanımız oğlumun katilini bulacak, içimde öyle bir his var" diyerek yetkililere sesleniyor.

HSK atamaları belli oldu: İşte İzmir'deki değişiklikler
HSK atamaları belli oldu: İşte İzmir'deki değişiklikler
İçeriği Görüntüle

Bayramı ve yılbaşını unutan bir ailenin adalet çığlığı

Yaşanan bu belirsizlik ve adaletsizlik duygusu, Dallı ailesinin yaşamını adeta durdurmuş vaziyette. Şerafettin Dallı, 13 senenin kendileri için ne kadar ağır geçtiğini, "Bizde ne bayram var ne yılbaşı; evden bile çıkmıyoruz" diyerek ifade ediyor. Bu ölümün normal bir kayıp olmadığını, arkasında büyük bir belirsizlik bıraktığını vurgulayan baba, devletin faili meçhul dosyalar üzerindeki kararlı duruşundan güç alıyor. Gülistan Doku cinayeti gibi vakalardaki yeni gelişmelerin kendilerini umutlandırdığını söyleyen baba, tek bir şey istiyor: Arif'i hayattan koparan şüphelinin artık ortaya çıkarılması. Dallı ailesi için adalet, sadece bir mahkeme kararı değil, 13 yıldır kapalı kalan bir yaranın nihayet kapanması anlamına geliyor.

Kaynak: DHA