Adana ve Osmaniye’de art arda meydana gelen depremler bölgede tedirginliğe neden oldu. Adana’nın Saimbeyli ilçesinde 4,8 ve 4,9 büyüklüğünde iki deprem kaydedilirken, kısa süre sonra Osmaniye’nin Sumbas ilçesi 5,2 büyüklüğündeki depremle sarsıldı.
Sarsıntılar gece boyunca devam etti. Adana’da en büyüğü 4,4 olmak üzere çok sayıda yeni deprem kaydedilirken, yaşanan hareketliliğin ardından gözler uzmanların değerlendirmelerine çevrildi.
Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgede yaşanan depremleri değerlendirerek hem kısa vadeli sismik hareketliliğe hem de Adana Ovası çevresindeki faylarda uzun vadede yaşanabilecek stres değişimine dikkat çekti.
İlk aşama büyük ölçüde sönümleniyor
Bektaş’a göre kısa aralıklarla meydana gelen 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğündeki depremler bölgede ani bir dinamik stres transferine yol açtı.
Ardından kaydedilen 4,4, 4,3 ve 4,1 büyüklüğündeki sarsıntılara dikkat çeken Bektaş, üç depremin oluşturduğu ana şok darbelerinin ilk aşamasının büyük ölçüde geride kaldığını ifade etti.
Bektaş, “Kısa aralıklarla meydana gelen 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğündeki depremlerin oluşturduğu ani dinamik stres transferinin ilk aşaması, devamındaki 4,4, 4,3 ve 4,1’lik depremlerle büyük ölçüde sönümleniyor” değerlendirmesinde bulundu.
Adana Ovası için yıllar sürebilecek süreç
Prof. Dr. Osman Bektaş’ın üzerinde durduğu asıl nokta ise bölgedeki uzun vadeli stres transferi oldu.
2023 yılında meydana gelen büyük depremler ile sonrasında yaşanan sismik hareketliliğin Adana Ovası’nı çevreleyen faylar üzerindeki etkisine işaret eden Bektaş, zamana bağlı viskoelastik stres transferinin kısa sürede sona ermeyebileceğini belirtti.
Bektaş, “2023 ve sonrasındaki depremlerin Adana Ovası’nı çevreleyen faylar üzerindeki zamana bağlı viskoelastik stres transferi yıllarca sürebilir” ifadelerini kullandı.
Bu değerlendirme, bölgede yıllarca sürekli güçlü depremler meydana geleceği anlamına gelmiyor. Bektaş’ın açıklaması, büyük depremler sonrasında yer kabuğundaki stres dağılımının çevredeki faylar üzerinde uzun süreli değişimler oluşturabileceğine işaret ediyor.
Zemin büyütmesine dikkat çekti
Bektaş’ın uyarısındaki bir diğer önemli başlık ise zemin büyütmesi oldu. Özellikle gevşek ve alüvyonlu zeminlerde deprem dalgalarının etkisinin artabilmesi, orta büyüklükteki depremlerde dahi yapıların daha güçlü sarsıntıya maruz kalmasına neden olabiliyor.
Bu nedenle yalnızca depremin büyüklüğüne odaklanılmaması gerektiğini belirten Bektaş, “Orta büyüklükteki depremlerde özellikle zemin büyütmesinden kaynaklanabilecek hasarlara dikkat edilmeli” uyarısında bulundu.
Adana Ovası gibi geniş alüvyonlu sahaların bulunduğu bölgelerde yapı güvenliği kadar zeminin özellikleri de deprem riskinin değerlendirilmesinde önem taşıyor.

“Panik yapmaya gerek yok”
Peş peşe meydana gelen depremlerin ardından bölgede “daha büyük bir deprem olacak mı?” sorusu da gündeme geldi. Osman Bektaş ise mevcut sarsıntıların kesin biçimde büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilmesine karşı çıktı.
Bektaş, söz konusu fay zonunun büyük miktarda deprem enerjisi biriktirmeden daha düşük büyüklüklerde enerji boşaltabildiğini belirterek vatandaşların paniğe kapılmaması gerektiğini ifade etti.
“Adanalıların panik yapmasına gerek yok” diyen Bektaş, bölgedeki fay zonunu “zayıf bir fay zonu” olarak nitelendirdi ve bu yapıların enerjiyi 4-5 büyüklüğündeki depremlerle boşaltabildiğini söyledi.
“Büyük deprem geliyor denilemez”
Prof. Dr. Bektaş, Adana ve Osmaniye’de meydana gelen üç depremin 2023 Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerin doğrudan artçıları olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de ifade etti.
4,8, 4,9 ve ardından 5,2 büyüklüğünde meydana gelen sarsıntıların bağımsız depremler olduğunu belirten Bektaş, buna karşın 2023’te yaşanan büyük depremlerin bölgedeki faylar üzerindeki etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Bektaş, son sarsıntıların doğrudan büyük bir depremin habercisi olduğu yönünde kesin bir yorum yapılamayacağının altını çizerek, “Kesin bir şekilde ‘büyük bir deprem geliyor’ demek mümkün değil” değerlendirmesinde bulundu.
Sarsıntılar gece boyunca devam etti
Bölgedeki hareketlilik Saimbeyli’de meydana gelen ilk depremlerle başladı. İlçede önce 4,8, ardından 4,9 büyüklüğünde sarsıntılar kaydedildi. Daha sonra Osmaniye’nin Sumbas ilçesinde meydana gelen 5,2 büyüklüğündeki deprem, çevre illerde de hissedildi.
Ana sarsıntıların ardından bölgede daha düşük büyüklüklerde depremler meydana gelmeye devam etti. Adana’da gece boyunca kaydedilen sarsıntılar arasında büyüklüğü 4,4’e ulaşan deprem de yer aldı.
Uzmanların değerlendirmelerinde ise bölgede yaşanan her yeni sarsıntının tek başına daha büyük bir depremin işareti olarak görülmemesi gerektiği, buna karşılık yapı ve zemin güvenliğine ilişkin tedbirlerin önemini koruduğu vurgulanıyor.



