Yerin yüzlerce metre altında ölümle yaşam arasında mekik dokuyarak helal rızkının peşinden koşan maden işçileri, bu kez haklarını almak adına başkentin beton kaldırımında mücadele veriyor. Eskişehir ve Kütahya bölgelerinde faaliyet gösteren Doruk Madencilik ile Eti Gümüş bünyesinde çalışan yüzlerce emekçi, aylardır ödenmeyen maaşları, tazminatları ve içerde kalan fazla mesai alacakları sebebiyle çareyi Ankara’da aramakta buldu. Günlerdir Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı binası önünde nöbet tutan ve bu süreçte tam 5 kez emniyet güçlerince gözaltına alınan madenciler, tüm baskılara rağmen geri adım atmayarak direnişin 16'ncı gününü geride bıraktı. Eylemlerinin son gününde ailelerini ve küçük çocuklarını da yanlarına alan emekçiler, kentin kavurucu sıcağına aldırış etmeden bakanlık binası önünde bekleyişini sürdürdü.
Bakanlık kapısında heyecanlı bekleyiş ve temsilciler arası kritik görüşme
Görkemli ve kararlı duruşlarıyla tüm Türkiye'nin dikkatini üzerlerine çeken maden işçileri, hak mücadelelerini bürokratik kanallara taşımak adına önemli bir adım attı. İşçiler arasından seçilen temsilci heyet, sorunların çözümü ve alacakların tahsili amacıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkilileriyle masa başına oturarak taleplerini iletti. Heyet içeride müzakereleri sürdürürken, dışarıda bekleyen yüzlerce madenci aileleri ve çocukları ise iyi bir haber alabilmek adına bakanlık bahçesi önünde umutlu bir bekleyiş içerisine girdi. Eylemin başından itibaren sahada olan ve direnişi örgütleyen Bağımsız Maden-İş Sendikası temsilcileri, alın terinin karşılığı kuruşu kuruşuna hesaplara yatırılana ve verilen vaatler resmi taahhütlere dönüşene kadar Ankara'yı terk etmeyeceklerini kesin bir dille duyurdu.
Siyaset dünyasından bakanlık önüne çıkarma ve kayyım çağrısı
Madencilerin haftalardır sürdürdüğü bu haklı ve onurlu eyleme siyaset dünyası da duyarsız kalmadı. Eylemin 16'ncı gününde Bakanlık önüne gelerek işçilere moral veren siyasi parti temsilcileri, emekçilerin yanında olduklarını ve bu mücadelenin başarıyla sonuçlanması için her türlü desteği sunacaklarını ifade ettiler. İşçilerin kurduğu eylem alanını ziyaret ederek emekçilerle kucaklaşan kurmaylar, geçmişte kameralar önünde verilen sözlerin kitleler dağıldıktan sonra nasıl unutulduğunu dikkatle hatırlattı. Yıldızlar SSS Holding bünyesinde yaşanan sürecin açık bir emek hırsızlığı olduğunu belirten parti liderleri, hükümete seslenerek devasa holdinglere gösterilen imtiyazın son bulmasını istedi. İşçilerin mağduriyetinin giderilmesi adına radikal adımlar atılması gerektiğini savunan siyasetçiler, devlete ait yetkilerin kullanılarak şirkete derhal kayyım atanması veya işletmenin kamulaştırma hamlesiyle kamuya devredilerek alacakların ödenmesi gerektiğini dile getirdiler.
Çocukların geleceği ve alın teri için mücadele devam edecek
Yaz tatilinde oyun parklarında veya memleketlerinde olması gereken minik çocukların, babalarının gasp edilen hakları için sıcak asfalt üstünde beklemek zorunda bırakılması eylemin en duygusal kesitlerinden birini oluşturdu. Anneleriyle birlikte ellerinde pankartlarla bakanlık önünde duran çocuklar, babalarının emeğinin karşılığını istemekten vazgeçmedi. İşçilerin bu kararlı duruşunun Türkiye’deki tüm sendikasız ve güvencesiz çalışanlara da ilham kaynağı olduğunu kaydeden sivil toplum temsilcileri, doğru sendikal örgütlenme ve mücadele ruhunun her türlü haksızlığı aşacağını vurguladı. Mücadelenin sadece bir ücret arayışı olmadığını, aynı zamanda insan onuruna yaraşır bir çalışma düzeninin tesisi için yürütüldüğünü ifade eden madenciler, Doruk Madencilik ve Eti Gümüş şantiyelerinde adalet sağlanana kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı.




