Özgür Özel, elde ettikleri tarihsel tescili ve sandık başarısını hatırlatarak mevcut iktidarın neden kendilerini hedef aldığını açıkça ortaya koydu. Son yerel seçimlerde elde edilen başarı grafiğine işaret eden Özel, "Biz, CHP’yi 47 yıl sonra birinci parti yapan kadrolarız. Biz, AKP'yi tarihinde ilk kez yenen kadrolarız. Bu yüzden saldırı altındayız. İktidar yürüyüşümüzü durdurmak için tarihte görülmemiş bir yöntemle mutlak butlan davası icat ettiler" şeklinde konuştu.

Yargı mekanizmalarının ve hukuki tüzük maddelerinin siyasi iktidarı korumak adına birer manivela gibi kullanılmasına isyan eden Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu kriz karşısındaki açıklamalarını inandırıcı bulmadığını belirtti. Devlet bürokrasisinin ve adalet bakanlığının doğrudan bu sürecin lojistik planlayıcısı olduğunu savunan tecrübeli siyasetçi, saray idaresine şu sözlerle yüklendi: "Erdoğan, bu darbeyle ilgisi olmadığını izah etmek için günlerdir konuşup çabalıyor ama nafile. Bunun CHP'nin iç meselesi olmadığını herkes biliyor. Erdoğan bu işin tam göbeğindedir."

Kaybeden değil kazanan ve seçilmiş cumhuriyet halk partisi vizyonu

Genel merkez delege iradesinin ve kongre tescillerinin yok sayılarak partiye yönelik geliştirilen idari kayyum modeline karşı tabandaki direniş dalgasını büyüteceklerini aktaran Özgür Özel, mevcut pozisyonlarının meşruiyetini vurguladı. Demokratik yollarla sandıktan çıkan ekibin, geçmişe dönük absürt mahkeme kararlarıyla tasfiye edilmek istendiğini belirten Özel, "AKP, kendisini yenen kadroları göndermek için partimize bir butlan, bir kayyum atamıştır. Yaşadığımız budur. Biz, kaybeden CHP değiliz, kazanan CHP'yiz. Biz, atanmış CHP değiliz, seçilmiş CHP'yiz. Emek emek, sokak sokak, meydan meydan büyüttüğümüz partimizi işgalden kurtarmak için sonuna kadar mücadele edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Parti içi egemenlik haklarının ve Cumhuriyet ilkelerinin savunulması noktasında tavizsiz bir saha mesaisi yürüteceklerini kaydeden Özel, sivil darbe girişimlerine karşı halkla göz hizasında siyaset yapmaya devam edeceklerini hatırlattı. Örgütün her bir hücresinin bu kurumsal işgale karşı teyakkuzda olduğunu ve yasal haklarını aramak adına adliye saraylarından meydanlara kadar her mecrada seslerini yükselteceklerini dile getiren lider, hiçbir vesayet odağına teslim olmayacaklarının altını çizdi.

İstikameti vatandaşa sorarak tertemiz bir sayfa açıyoruz

Hukuki ablukanın ve butlan kararının ardından Türkiye genelinde adeta bir saha taraması başlattığını ve örgüt dinamiklerini yerinde incelediğini aktaran Özgür Özel, halkın tepkisini ve beklentilerini doğrudan analiz ettiğini belirtti. Ankara’nın korunaklı salonlarında değil, doğrudan tarlalarda, kahvehanelerde ve sokaklarda vatandaşın nabzını tuttuklarını anlatan Özel, "Yeni parti mesajı" ile siyaset sahnesinde geri dönülemez bir sürecin kapısını araladı. Takvimi ve vizyonu net olan bu çıkışını paylaşan Özel, "Butlandan sonra 15 il ziyareti yaptım. Göz hizasında halkımızla buluşuyoruz. Vatandaşlarımızı dinlemeye, istikameti vatandaşa sormaya devam ediyoruz. Eğer CHP'de işgal sona ermezse milletimizi asla seçeneksiz bırakmayacağız. Gerekirse yeni bir partiyle tertemiz bir sayfa açacağız" dedi.

Cemil Tugay’ın da yargılandığı kurultay davasında kritik gün: Siyaset yasağı gündemde!
Cemil Tugay’ın da yargılandığı kurultay davasında kritik gün: Siyaset yasağı gündemde!
İçeriği Görüntüle

Kurulması muhtemel bu hareketin kurumsal sınırlarını ve ideolojik omurgasını da detaylandıran Özel, klasik lider partisi modellerine meydan okuyan proaktif bir yapı vaat etti. Hedefledikleri siyasi organizasyonun toplumun en dezavantajlı ve sesi kısılmış kesimlerinin ortak evi olacağını müjdeleyen Özgür Özel, yeni oluşumun toplumsal tescilini şu kelimelerle özetledi: "Yeni bir siyaseti, demokratik rekabeti, hukukun üstünlüğünü, temiz yönetimi hep birlikte inşa edeceğiz. Yeni ve kurucu bir siyasetle Türkiye'nin önünü açacağız. Bu yeni parti, bizim partimiz olmayacak. Kadınların yeni partisi olacak. Gençlerin yeni partisi olacak. Emeklilerin, emekçilerin, çiftçilerin, esnafın, işsizlerin, yoksulların, umudu elinden alınan milyonların partisi olacak."

İsrafla ve kul hakkıyla beslenen kara düzen artık bitecek

Konuşmasının son bölümünde, Türkiye’nin yönetimsel krizlerine, kamusal kurumlardaki yozlaşmaya ve ekonomik adaletsizliklere geniş yer ayıran Özgür Özel, kuracakları yeni yolun Türkiye'yi ayağa kaldıracak yegane reçete olduğunu iddia etti. Devlet kadrolarındaki torpil, kayırmacılık ve liyakatsizlik temelli yerleşik düzeni tamamen tasfiye edeceklerini vaat eden tecrübeli siyasetçi, hukukun üstünlüğünün yeniden tescil edileceğini söyledi.

Siyasetin etik kurallara bağlı olarak, gücünü sadece sandıktan alarak yapılacağı bir toplumsal sözleşme öneren Özgür Özel, AKP'nin kentsel ve ulusal düzeyde yarattığı tahribata karşı şu tarihi tespiti yaptı: "Siyaset normale dönecek. Kumpaslar, iftiralar, siyasi davalar bitecek. Devlette yozlaşma sona erecek. İsrafla, torpille, kayırmacılıkla, kul hakkı yiyerek ayakta kalan bu düzen artık bitecek. Siyaset, yetkiyi sadece milletten alarak ve millete hesap vererek yapılacak. Türkiye kurumlarla ve kurallarla yönetilen, herkesin eşit olduğu bir ülke olacak. İşte o zaman bu topraklara bereket ve refah gelecek. Türkiye demokrasisiyle, ekonomisiyle imrenilen güçlü bir ülke olarak yükselecek. Bu yeni yol, AKP'nin kara düzenine karşı milletin yolu olacak. Bu yol adaletin, eşitliğin yolu olacak. Bu yol demokrasinin, kalkınmanın, refahın yolu olacak. Bu yol Türkiye'yi ayağa kaldıran yol olacak."

Kaynak: HABER MERKEZİ