Para piyasalarında likidite yönetiminin ve sıkılaşma adımlarının damga vurduğu yaz döneminde, birikimlerini enflasyona karşı korumak isteyen yerli tasarruf sahipleri için tablo netleşti. Makroekonomik göstergelerin yön tayin ettiği Haziran ayında, borçlanma araçlarına yönelik kurumsal ve bireysel talep, getirileri doğrudan yukarı taşıdı. Resmi kurumsal verilerin dökümüne göre, aylık en yüksek reel getiri Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS)'te oldu. Yatırım endekslerinde güvenli nakit akışı arayanların ilk tercihi olan bu senetler, fiyat endekslerinin arındırılmış hesaplamalarında rakiplerine belirgin bir fark attı.

Piyasa analistlerinin yakından takip ettiği haziran ayı karnesinde indirim katsayıları iki farklı kulvarda hesaplandı. Yapılan teknik açıklamaya göre aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde %1,60, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise %2,42 oranlarıyla DİBS'te gerçekleşti. Hazine finansman araçlarının sunduğu bu tescilli getiri oranı, tasarruflarını kur korumalı enstrümanlardan veya emtiadan çeken geleneksel yatırımcı kitlesi için de güçlü bir sığınak işlevi gördü.

Motorine zam pompaya yansıdı: Fiyat tabelaları yeniden değişti
Motorine zam pompaya yansıdı: Fiyat tabelaları yeniden değişti
İçeriği Görüntüle

Mevduat faizi istikrarını korurken emtia piyasası sert çakıldı

Merkez bankasının politika faiz oranlarındaki kararlı duruşu, bankacılık lojistik ağlarındaki Türk Lirası mevduat hesaplarının cazibesini korumasını sağlıyor. Kısa vadeli nakit döngüsünde risk almak istemeyenlerin sığındığı faiz enstrümanları, üretici fiyatlarındaki tırmanışa rağmen pozitif bölgede kalmayı başardı. Haziran ayına ait veriler Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından, mevduat faizi (brüt) %1,36, Amerikan Doları %0,05 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Euro %1,41, BIST 100 endeksi %3,13 ve külçe altın %7,39 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. Küresel ons fiyatlarındaki gerileme ve döviz kurundaki yatay seyir, altına dayalı portföy yönetenlerin ciddi bir finansal erozyonla karşılaşmasına neden oldu.

Tüketici gözlüğüyle bakıldığında, yani bütçe harcamalarını doğrudan ilgilendiren perakende sepeti baz alındığında ise reel kazanç tablosu biraz daha genişledi. TÜFE ile indirgendiğinde ise mevduat faizi (brüt) %2,17, Amerikan Doları %0,85 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Euro %0,62, BIST 100 endeksi %2,36 ve külçe altın %6,64 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. Doların sınırlı da olsa enflasyon karşısında nefes aldığı bu dönemde, ortak para birimi Euro'nun negatif tarafta kalması dış ticaret dengelerinde de parite etkisini yeniden tartışmaya açtı.

Üç aylık periyotta nakit kral olurken altın gözden düştü

Yatırım vadelerini çeyreklik dönemler halinde kurgulayan kurumsal fonlar ve hanehalkları için de bahar ve yaz başlangıcı büyük sürprizlere sahne oldu. Özellikle borsa endeksindeki düzeltme hareketleri ve emtiadaki kâr satışları, bu dönemde faiz vadeli hesapları tek alternatif haline getirdi. Mevduat faizi (brüt), üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %1,22, TÜFE ile indirgendiğinde ise %2,07 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Bankaların sunduğu brüt oranların sunduğu bu getiri, kentsel piyasalardaki siber fon akışını da mevduat havuzlarına doğru kaydırdı.

Buna karşın, jeopolitik risklerin azalması ve küresel faiz beklentilerinin değişmesiyle birlikte ons bazında zemin kaybeden değerli metaller, son üç ayın en büyük mağlubiyet tescilini aldı. Kuyumculuk ve altın hesabı segmentinde yaşanan bu kayıp, tasarruf sahibinin geleneksel algısını da sarstı. Raporlar net bir biçimde gösteriyor ki, aynı dönemde külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %16,99, TÜFE ile indirgendiğinde ise %16,29 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Birikimlerini korumak için güvenli liman diye altına sığınan kitleler, çeyreklik bazda çift haneli reel kayıplarla yüzleşmek zorunda kaldı.

Uzun vadeli maratonda borsa hisseleri liderliğini ilan etti

Kısa ve orta vadeli dalgalanmalar para piyasalarında sert fırtınalar estirse de uzun vadeli projeksiyon ve hisse senedi piyasalarındaki ortaklık kültürü, enflasyona karşı en dirençli kalkan olduğunu bir kez daha kanıtladı. Şirket bilançolarındaki büyüme potansiyeli ve siber teknoloji yatırımları, Borsa İstanbul bünyesindeki dev şirketlerin piyasa tescil değerlerini makro bazda yukarı taşımaya devam ediyor. Altı aylık değerlendirmeye göre BIST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %8,70, TÜFE ile indirgendiğinde ise %7,16 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde külçe altın Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %8,66, TÜFE ile indirgendiğinde ise %9,95 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Yılın ilk yarısında hisse senedi seçimi yapan yerli yatırımcılar, enflasyon canavarını alt etmeyi başardı.

Yıllık şampiyon değişmedi: Hisse senetleri zirveyi bırakmıyor

Son bir yıllık makro perspektif incelendiğinde ise borsa endeksinin kentsel ve uluslararası fonlar için nasıl bir cazibe merkezi olduğu tescilli rakamlarla perçinlendi. Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri BİST 100 endeksinde gerçekleşti. Hisse senedi piyasalarındaki bu devasa getiri, endeksteki şirketlerin ihracat kabiliyetleri ve lojistik güçleriyle doğrudan tescillendi. Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde BIST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %17,93, TÜFE ile indirgendiğinde ise %14,34 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.

Yıllık bazda diğer enstrümanların sergilediği performans ise üretici ve tüketici maliyet endekslerine göre şu şekilde ayrıştı: Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından külçe altın %16,14, DİBS %6,87 ve mevduat faizi (brüt) %5,24 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Amerikan Doları %8,48 ve Euro %8,60 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. Döviz kurlarının baskılandığı bu süreçte nakit dövizde kalanlar reel erime yaşarken, kağıt enstrümanlar kazandırdı. TÜFE ile indirgendiğinde ise külçe altın %12,60, DİBS %3,62 ve mevduat faizi (brüt) %2,04 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Amerikan Doları %11,26 ve Euro %11,38 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. Ekonomi çevreleri, piyasaların yeni yönünü tayin etmek üzere gözlerini bir sonraki tescil dönemine çevirdi. Kurumsal takvime göre bu konu ile ilgili bir sonraki haber bülteninin yayımlanma tarihi 10 Ağustos 2026’dır.

Kaynak: HABER MERKEZİ