Aydın’ın Köşk ilçesinde ikamet eden Derya Arabacı, gebeliğinin henüz 22. haftasındayken yaşadığı beklenmedik sağlık sorunları nedeniyle Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi’ne başvurdu. Tıpta "yaşam sınırı" olarak kabul edilen 5,5 aylık süreçte gerçekleşen zorunlu erken doğum neticesinde dünyaya gelen Rüzgar bebek, doğduğunda yalnızca 350 gram ağırlığındaydı. Doğum odasında kalbi duran minik bebeğe, Araştırma Görevlisi Dr. Tuna Han Saatçi tarafından zamanında ve kritik bir kalp masajı müdahalesi yapıldı. Kalbi yeniden çalıştırılan Rüzgar bebek, organ sistemleri henüz gelişmediği için hayati risk tanısıyla hemen yenidoğan yoğun bakım ünitesine alındı.
Yaşam sınırında başlayan tıp mucizesi
Aşırı prematüre bebek olarak dünyaya gözlerini açan Rüzgar’ın gelişimini tamamlayamamış olması nedeniyle kalp, bağırsak, beyin ve göz dokularında birbiri ardına ciddi sağlık sorunları baş gösterdi. Yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide günlerce direnen minik bebeğin sağlık tablosu, bağırsaklarında meydana gelen delinme ve kalp damar bozuklukları nedeniyle daha da kritik bir aşamaya ulaştı. Bebeğin genel durumunun hassasiyeti ve başka bir odaya taşınmasının dahi hayati tehlike yaratması üzerine doktorlar olağanüstü bir karar aldı.
Yatak başında gerçekleştirilen hayati ameliyatlar
Hayati riskin en üst seviyede olduğu anlarda, Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Sezen Karaca Özkısacık ve Doç. Dr. Ali Onur Erdem ile Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı'ndan Doç. Dr. Çağatay Polen ve Dr. Öğretim Üyesi Uğur Karagöz ameliyat ekibini oluşturdu. Ameliyathaneye taşınması dahi risk taşıyan 350 gramlık bebek, yoğun bakım ünitesindeki yatağının başında acil operasyona alındı. Bağırsak delinmesine başarıyla müdahale eden uzman hekimler, uyguladıkları geçici yöntemlerle bebeğin kriz anını atlatmasını sağladı. Yatak başı gerçekleştirilen bu hassas cerrahi müdahale, minik Rüzgar’ın yaşam mücadelesi sürecinde en önemli kırılma noktalarından biri oldu.
Doktorların ve ailenin pes etmeyen inancı
Yenidoğan Yoğun Bakım Servis Sorumlusu Doç. Dr. Ayşe Anık, Rüzgar bebeğin sağlık durumundaki inanılmaz gelişimi bir mucize olarak nitelendirdi. Doğum esnasında kalbi atmadığı için ilk anda düşük materyali olarak kabul edilen bebeğin yaşam azmiyle herkesi kendine hayran bıraktığını belirten Anık; bebeğin gözlerinde, beyninde veya akciğerlerinde kalıcı bir hasar oluşmadan, tamamen annesi tarafından ağız yoluyla beslenebilir duruma geldiğini müjdeledi. 240 gün boyunca gece gündüz bebeğin nöbetini tutan hemşire Aydan Mert Kesimoğlu ve tüm sağlık ekibi, her gün yeni bir umutla Rüzgar bebeği hayatta tutmak için çaba sarf etti.
Sevinç gözyaşlarıyla taburculuk belgelerini teslim alan anne Derya Arabacı ise 9 yaşındaki büyük oğluyla birlikte 8 ay boyunca aralıksız dua ettiklerini söyledi. Bebeğinin iyileşeceğine dair inancını hiçbir zaman kaybetmediğini ifade eden acılı anne, yoğun bakım kapılarında umutla bekleyen tüm ailelere Rüzgar’ın bir ışık olmasını diledi. Tam 240 gün süren tıbbi takibin ardından 2 kilo 800 gram ağırlığa ulaşan ve tamamen sağlıklı bir bebek olarak ailesine teslim edilen Rüzgar, hem tıp literatürüne hem de Aydın haberleri tarihine unutulmaz bir iyileşme öyküsü olarak kazındı.





