Rock müziğin güçlü sesi Şebnem Ferah'ın uzun süren sahne sessizliğini bozması, müzik dünyasında sıradan bir geri dönüşün çok ötesinde bir anlam kazandı. Konser alanının sınırlarını aşarak Maçka Parkı'na kadar uzanan binlerce kişilik koro, son yıllarda daralan kamusal eğlence ve bir arada olma alanlarına karşı adeta toplu bir nefes alma alanına dönüştü.

Maçka Parkı'na Taşan Özgürlük ve Bir Aradalık İsteği

Konser saati gelmeden önce alandaki atmosfer kendi büyüsünü çoktan kurmuştu. KüçükÇiftlik Park tamamen dolarken, dışarıda kalan binlerce müziksever Maçka Parkı'nda toplandı. Sahneden yükselen melodilere parktan ve sokaklardan eşlik eden dev koro, bu muazzam geri dönüşün neden bu kadar büyük bir hasretle beklendiğini açıkça özetliyordu.

Son dönemde konserlerin, festivallerin ve kamusal alanların kısıtlandığı bir sosyo-politik iklimde, dışarıdaki kalabalığı sadece "bilet bulamayanlar" olarak nitelendirmek eksik kalır. Maçka Parkı'ndaki o tabloda;

  • İnsanca yaşama ve yüksek sesle şarkı söyleme arzusu vardı.

  • Toplumsal yalnızlığa karşı "bir anlığına da olsa yalnız olmadığını hissetme" isteği öne çıkıyordu.

  • Gençlerin izinlere, yasaklara ve ekonomik imkânsızlıklara sıkışan müzik ilişkisine karşı bir aradalık duygusu hakim kılınmıştı.

"Yokluğunuzda Sizin Benim Evim Olduğunuzu Anlamışım"

Şebnem Ferah’ın sahneye adım attığı ilk anlardaki heyecanı ve tedirginliği, gecenin samimiyetini ve sahiciliğini daha da büyüttü. Her detayı önceden mekanik olarak hesaplanmış kusursuz bir şov yerine; nefesiyle, dinleyicisiyle kurduğu göz temasıyla son derece içten bir performans sergileyen usta sanatçı, duygularını şu sözlerle dile getirdi:

"Buraya gelirken, çok tedirgin olarak gelmekle birlikte, eve geliyormuş gibi hissettim. Galiba yokluğunuzda sizin benim evim olduğunuzu anlamışım."

Sanatçının bu ifadeleri hem konser alanında hem de dışarıdaki parkta çığlıklarla karşılık bulurken, dinleyici için geçmişe, yani kendilerini daha özgür ve hayatta hissettikleri o güzel zamanlara açılan bir umut kapısı oldu.

CHP Kurultay ve kongre davasına ret
CHP Kurultay ve kongre davasına ret
İçeriği Görüntüle

Ortak Hafıza Tazelendi: Sahneden Yansıyan Politik Bellek

Gecede Şebnem Ferah; “Okyanus”, “Can Kırıkları”, “Delgeç”, “Sigara”, “Sözde Namus”, “Sil Baştan”, “Fırtına”, “Bu Aşk Fazla Sana” ve “Hoşçakal” gibi kült şarkılarını seslendirerek müzikseverlerin kişisel tarihlerinde derin bir yolculuk yaptırdı. Ancak geçmişte sadece bireysel aşk acıları ya da kırgınlıklarla dinlenen bu şarkı sözleri, dün gece ülkenin mevcut yorgunluğuna ve öfkesine de temas etti.

Konserin en çarpıcı ve politik hafızayı tetikleyen anı ise “Sözde Namus” şarkısı sırasında yaşandı:

  • Şarkı icra edilirken dev sahne ekranına, erkek şiddeti yüzünden katledilen kadınların isimleri tek tek yansıtıldı.

  • Ferah'ın müziğindeki kadınlık, haksızlık, öfke ve hayatta kalma temaları, o an bugünün Türkiye gerçekliğiyle sarsıcı bir şekilde bütünleşti.

  • Seyirci, şarkıyı bu ülkenin toplumsal hafızasına kazınan o isimlerle birlikte tek bir yürek olarak seslendirdi.

Herkes Biraz Eve Döndü

Konser boyunca sevinçle hüzün adeta el ele yürüdü. Altı yıl sonra gelen kavuşmanın coşkusu; o altı yıllık arada pandemiden ekonomik krize, politik yorgunluktan gençlerin geleceksizliğine ve kadın cinayetlerine kadar yaşanan tüm ağır yüklerin gölgesinde hissedildi. Ancak dün gece hem KüçükÇiftlik Park’ta hem de Maçka Parkı’nda müziğin insana nasıl özgür bir alan açabileceği yeniden kanıtlandı. Şebnem Ferah hayranlarına "evimsiniz" derken, onu dinleyen binlerce insan da uzun süredir özledikleri o seste kendi kimliklerini, özgürlüklerini ve kaybettikleri bir aradalık duygusunu bularak evlerine döndü.

Kaynak: haber merkezi