İzmir’in Bergama ilçesinde SOL Parti öncülüğünde, demokratik kitle örgütleri, üreticiler ve yurttaşların katılımıyla “Emeğimiz, Toprağımız, Geleceğimiz için laik, bağımsız, demokratik Türkiye” şiarıyla yürüyüş düzenlendi. Endüstri Meslek Lisesi önünden başlayan yürüyüş, Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan basın açıklamasıyla sona erdi.
SOL Parti Sözcüsü Deniz Demirdöğen, Türkiye’nin farklı kentlerinde süren eylemlere dikkat çekerek meydanda yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Bu memleketin emeğine, alın terine sahip çıkan emekçilerle yürüyoruz. Geleceğine sahip çıkan, üniversitelerde ve liselerde mücadele eden gençlerle yürüyoruz. Sokaklara sahip çıkan, özgürlüğü için mücadele eden kadınlarla yürüyoruz. ‘Sefalet ücretine mahkûm değiliz’ diyen emeklilerle yürüyoruz. Doğasına, toprağına sahip çıkan memleketin güzel insanlarıyla yürüyoruz.
Gerçekleştirdiğimiz bu yürüyüşler, memleketi koyu bir karanlığa mahkûm etmeye çalışan bu düzene, bu faşizme karşı; memleketi cehenneme çeviren bu iktidara karşı birleşik halk muhalefetinin yürüyüşüdür. Yürüyüşümüz hayırlı olsun, yürüyüşümüz kutlu olsun. Karanlığın üstüne üstüne yürüyeceğiz. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar.”
“Bakırçay’dan Gediz’e birleşelim”
SOL Parti Bergama adına konuşan Mustafa Gül ise tarım ve doğa üzerindeki baskılara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Ranta, talana ve tek adam yönetimine karşı yan yana gelelim, haklarımızı birlikte savunalım. Üreticiden işçiye, köylüden emekçiye, emekliden esnafa; kadınlardan gençlere kadar herkes için ses çıkarıyoruz. Kaz Dağları’ndan Madra’ya, Kozak Yaylası’ndan Yunt Dağı’na, Bakırçay’dan Gediz Havzası’na kadar toprağını, suyunu ve ormanını korumak isteyen herkesi birleşik mücadeleye çağırıyoruz.
Ülke ağır bir ekonomik ve toplumsal krizden geçerken tarım alanları madenciliğe açılıyor, üretici borçla boğuşuyor, çiftçi traktörünü satmak zorunda kalıyor. Hayvancılık artan yem maliyetleri nedeniyle çöküşe sürükleniyor. Kınık merasına yapılmak istenen Tarıma Dayalı Organize Sanayi Bölgesi ile bölgede tarım ve hayvancılığı bitirecek adımlar atılıyor.”

“Köyde üretici kalmayacak”
Meydanda söz alan üreticiler ve çiftçiler de artan maliyetlere ve tarım politikalarına tepki gösterdi. Bir üretici yaşadıkları durumu şu sözlerle anlattı: “Mazot, gübre, yem… Hepsi katlandı. Ürettiğimiz para etmiyor. Borçla üretim yapıyoruz, hasatta da borcu kapatamıyoruz. Şimdi bir de tarım alanlarımızı elimizden almak istiyorlar. Bu topraklar giderse biz ne yapacağız? Yem fiyatları ortada. Süt para etmiyor. İnsanlar hayvanlarını kesime gönderiyor. Bu politika devam ederse köyde üretici kalmayacak.”




