KAZİM BOZKURT/İzmir'de sabah musluğu açan herkesin bardağına dolan suyun büyük bölümü Tahtalı Barajı'ndan geliyor. O barajın havzasına kuş uçuşu 1,9 kilometre mesafede, Gümüldür'ün sırtlarındaki ormanın tam ortasında bir madencilik şirketi, taş ocağını dört katına çıkarmak, yılda 1,3 milyon ton kalker üretmek ve günde 16 saat dinamit patlatmak için ÇED başvurusunu yaptı.

Genişletilmek istenen 76 hektarlık yeni alan, tapuda hâlâ orman yazıyor.

25 Ağustos'ta yapılacak Halkın Katılımı Toplantısı, o bardaktaki suyun ve o ormanın kaderine söz söylemek isteyenler için ilk ve en kritik eşik.

İzmir'in Menderes ilçesine bağlı Gümüldür mahallesinde yapılması planlanan taş ocağı kapasite artırımı projesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci başladı. Madencilik şirketi tarafından hazırlanan başvuru dosyası, yurttaşların görüşüne açıldı. Şirket, mevcut 24,93 hektarlık kalker ocağı ve mermer ocağı alanını 101,49 hektara çıkarmayı hedefliyor. Yıllık üretimin 650 bin tondan 1,3 milyon tona yükseltilmesi planlanıyor.

Proje alanı, İzmir'in en önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Tahtalı Barajı'na çok yakın. Kuş uçuşu yalnızca 1,9 kilometre mesafede yer alıyor. Bu yakınlık, bölgedeki su kaynakları ve ekosistem açısından ciddi riskleri beraberinde getiriyor. ÇED Yönetmeliği'nin 9. maddesi gereğince 25 Ağustos 2026 tarihinde Halkın Katılım Toplantısı düzenlenecek. Yurttaşlar, İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nde dosyayı inceleyerek görüş bildirebilecek.

Tahtalı Barajı havzasında patlatma riski görmezden gelindi

Başvuru dosyasındaki en çarpıcı veri, proje alanının baraja olan yakınlığı. Tahtalı Barajı, milyonlarca İzmirliye içme suyu sağlıyor. Dosyada bu mesafe açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, ANFO patlayıcılarıyla yapılacak dinamit lokumlarının havza üzerindeki etkileri yüzeysel geçiştirilmiş. Şirket, dere yataklarına 10 metre koruma bandı bırakacağını taahhüt ediyor. Ancak 57 hektarlık ocak sahasında yapılacak patlatmaların yaratacağı titreşim ve toz bulutunun Küçük Menderes Havzası'na ulaşma ihtimali bulunuyor. Yağışlı dönemlerde patlatma sonucu oluşan partiküllerin dere yatakları aracılığıyla baraj rezervuarına taşınması, içme suyu kalitesini doğrudan tehdit ediyor.

Yüz yıllık ormanlar taş ocağına açılıyor

Proje alanının tamamı, Tapu Kadastro kayıtlarında "Akkaya-Tekke Madendağı Ormanları" niteliğiyle tescilli. Çevre Düzeni Planı'nda da aynı alan "orman alanı" olarak işaretlenmiş. Şirket, yaklaşık 76 hektarlık yeni ormanlık alanı madencilik faaliyetine açmayı talep ediyor. Dosyadaki hesaplamalar, şirketin orman kullanım karşılığında on milyonlarca lira bedel ödeyeceğini gösteriyor. Ancak bu bedel, kesilecek ağaçların ekosistem hizmetlerini yerine koymuyor. Faaliyet sonrası rehabilitasyon yapılacağı beyan edilse de, patlatmalarla parçalanacak kaya yapısının geri dönüşü onlarca yıl alacak bir tahribat yaratması bekleniyor.

Dere yataklarının içinden geçen proje

Başvuru dosyasında, ÇED Poligonu-1 içerisinden kuru dere yataklarının yanı sıra akar dere geçtiği ifade ediliyor. Bu su yolları, kış aylarında yoğun yağışlarla debi kazanıyor. Şirketin dere eksenlerinin yanında bırakacağı koruma bandı ve kuşaklama çalışmaları yetersiz kalabilir. Pasa depolama alanının devasa hacmi, şiddetli yağışlarda bir set etkisi oluşturarak aşağı havzalardaki yerleşimler için taşkın riski yaratabilir. Mermer kesme ve kalker yıkama süreçlerinde kullanılan suların kapalı devre çalışacağı iddia edilse de, çökeltme havuzlarının aşırı yağışlarda taşması durumunda derelere karışma riski her zaman mevcut.

Gümüldür'de günde 16 saat patlama

Mevcut durumda yılda 12 ay, ayda 25 gün ve günde 8 saat tek vardiya çalışan ocak, kapasite artışıyla birlikte günde 16 saat iki vardiya düzenine geçecek. Yıllık kalker üretimi 650 bin tondan 1,3 milyon tona kırılacak. Kırma-eleme tesisi kapasitesi 1,19 milyon tona, toplam kırma-eleme kapasitesi ise 1,5 milyon tona çıkacak.

En yakın hassas yapı olan bağ evi ocağa 1.840 metre, Gümüldür mahalle merkezi 2.572 metre, Asimiye Camii 2.010 metre, ilkokul 3.396 metre, sağlık ocağı ise 3.538 metre mesafede. Günde 16 saat boyunca sürecek ANFO patlatmaları, ekskavatör ve kamyon gürültüsü, kırma-eleme tesisinden yayılacak PM10 partikül madde emisyonu, bu mesafelerdeki yerleşimlerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyecek.

Nakliye boyutu da ayrı bir sorun. Yıllık 1,3 milyon ton malzemenin taşınması için Menderes-Gümüldür karayolu üzerinden yoğun bir ağır tonajlı kamyon trafiği oluşacak. Şirket, yolları arazözle sulayacağını ve kamyon üzerlerini branda ile kapatacağını taahhüt ediyor. Ancak dosyada, günlük kamyon sefer sayısına ilişkin net bir rakam verilmemiş. Trafik Yönetim Planı'nda bu konuya dair somut bir kapasite analizi bulunmuyor.

Ruhsat sınırları ve ilçe belirsizliği soru işaretleri yaratıyor

Dosyanın en dikkat çekici idari çelişkisi, MAPEG kayıtlarında ruhsat alanının Seferihisar ilçesi sınırlarında görünmesi, ancak Tapu Kadastro CBS verilerinde aynı alanın Menderes ilçesi sınırlarında yer alması. Bu tutarsızlık, çevresel izin süreçlerinde hangi belediyenin ve hangi il müdürlüğünün yetkili olduğu konusunda ciddi bir belirsizlik yaratıyor.

Bir diğer kritik nokta, şirketin ruhsat sahasının dışına taşma planı. ÇED Poligonu-2 olarak belirlenen 2,9 hektarlık bitkisel toprak depolama alanı ile ÇED Poligonu-3 olarak belirlenen 3.135 metrekarelik ilave stok alanı, mevcut maden ruhsatının sınırları dışında kalıyor. MAPEG'den "Geçici Tesis Onayı" alınacağı belirtilmiş; ancak bu onayın henüz alınmadığı, onay alınmadan çalışmalara başlanmayacağı ifade edilmiş. Yani ruhsat dışı alan kullanımı, henüz kesinleşmemiş bir izne dayanıyor.

spor servisi yayın
spor servisi yayın
İçeriği Görüntüle

Toplam 733.434 metrekare alanda, yaklaşık 100 futbol sahası büyüklüğünde bir yüzeyde 10 santimetre kalınlığında bitkisel toprak sıyrılacak. Bu toprağın ruhsat dışındaki depolama alanına taşınması, depolama sürecinde erozyona uğraması ve canlı organizmalarını kaybetmesi riski, dosyada "nemlendirme yapılacak" ifadesiyle geçiştirilmiş.

Halkın katılım toplantısı 25 Ağustos'ta

ÇED Yönetmeliği'nin 9. maddesi gereğince 25 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenecek Halkın Katılım Toplantısı, Gümüldür ve çevre mahallelerde yaşayan yurttaşların proje hakkında görüş bildirmesi için kritik bir fırsat sunuyor. ÇED Başvuru Dosyası, Bakanlık merkezinde ve İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nde duyuru tarihinden itibaren incelemeye açık. Proje hakkında görüş, soru ve öneriler ÇED süreci tamamlanana kadar Bakanlığa veya Valiliğe iletilebiliyor.

Gümüldür, yaz aylarında nüfusu katlanan bir turizm beldesi. Zeytincilik, incir üretimi ve arıcılıkla geçinen bölge halkı için toz emisyonu ve gürültü yalnızca bir konfor meselesi değil, geçim kaynaklarının doğrudan tehdit altında olması anlamına geliyor. Dosyada, projenin tarım alanlarına etkisine ilişkin herhangi bir değerlendirme yer almıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ