İzmir’in sağlık hafızasında önemli bir yer tutan Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, sadece binlerce hastaya şifa kapısı olmakla kalmıyor; aynı zamanda kaderin cilvesiyle yazılmış mucizevi hayat hikayelerini de içinde barındırıyor. Bu hikayelerin başrolünde ise bugün 48 yaşında olan ve 29 yıllık mesleki tecrübesiyle parmakla gösterilen Necla Oğuz yer alıyor. Doğuştan kalça çıkığı nedeniyle hayatı boyunca birçok zorlukla mücadele eden Oğuz, bugün engelli kadrosunda görev yaptığı hastanede, çocukluk yıllarının izlerini taşıyarak hemşirelik mesleğini büyük bir aşkla sürdürüyor. Ödemiş’te başlayan hayat yolculuğu, Bayındır Sağlık Meslek Lisesi’nden mezun olduktan sadece on gün sonra profesyonel iş sahasına atılmasıyla hız kazandı. Uzun yıllar özel sektörde diyaliz birimlerinde görev yapan deneyimli hemşire, 2011 yılından bu yana ise çocukken tedavi gördüğü hastanenin bir parçası olarak hizmet veriyor.

Çocukluk yaralarından doğan beyaz önlük sevdası

Necla Oğuz’u bugün olduğu güçlü kadına dönüştüren süreç, aslında henüz 6 yaşındayken geçirdiği zorlu ameliyatlarla başladı. Toplamda 12 farklı operasyon geçiren Oğuz, o dönemlerde hastanede gördüğü şefkati hiç unutmadı. Henüz oyun çağındayken ailesinden uzak, hastane odalarında tedavi gördüğü sırada kendisine kol kanat geren hemşirelerin ilgisi, onun hayat yolunu çizmesine neden oldu. "Oradaki hemşire ablalarım bana bir anne gibi yaklaşırdı," diyen Oğuz, o günlerde kurduğu hemşire olma hayalini gerçeğe dönüştürmenin haklı gururunu yaşıyor. Yıllar sonra, çocukken yattığı servisin hemen bir üst katında göreve başlamanın kendisi için tarif edilemez bir duygu olduğunu belirten Oğuz, göreve başladığı ilk günü "anılarım canlandı, elim ayağım titredi" sözleriyle özetliyor. Bu bağlılık, onun hastalarına yaklaşımındaki empati duygusunun da en büyük kaynağı haline gelmiş durumda.

Halk sağlık, bakanlık gelir peşinde
Halk sağlık, bakanlık gelir peşinde
İçeriği Görüntüle

Engelli bir anne olmanın sessiz ve derin mutluluğu

Hayatın zorluklarını sadece mesleki alanda değil, özel yaşamında da azmiyle aşan Necla Oğuz, eşiyle birlikte kurduğu yuvada dayanışmanın en güzel örneğini sergiliyor. Çocuk felci nedeniyle yürüme engeli bulunan öğretmen İbrahim Oğuz ile hayatını birleştiren Necla Hemşire, bu birliktelikten dünyaya gelen kızı İnci ile hayatını taçlandırdı. Bir engelli anne olarak çocuk büyütmenin getirebileceği zorlukların, kızı İnci’nin anlayışlı tavırlarıyla nasıl bir kolaylığa dönüştüğünü duygulanarak anlatıyor. Henüz bebeklik çağındayken bile ebeveynlerinin durumuna uyum sağlayan İnci, adeta ailesinin sessiz destekçisi oldu. "Kızım beni hiç yormadı," diyen Oğuz, evladının daha 13-14 aylıkken yürümeye başladığında ailesine ayak uydurmak için el ele yürümeyi tercih etmesini, sevginin en saf hali olarak nitelendiriyor.

Küçük yaşta büyük sorumluluklar alan bir evladın gururu

Ailenin en genç üyesi olan 12 yaşındaki İnci Oğuz ise başarısı ve olgunluğuyla dikkat çekiyor. Yüzde 100 burslu eğitim alan ve Türkiye Zeka Vakfı yarışmalarında Ankara finallerine kadar yükselen İnci, annesinin engelini kendisine hiçbir zaman hissettirmediğini vurguluyor. Evde bulaşık makinesini boşaltmaktan diğer ev işlerine kadar annesine her konuda omuz veren küçük İnci, gelecekte astronomiyle ilgilenmek istediğini belirtirken annesine duyduğu hayranlığı gizlemiyor. Annesinin kendisini her zaman anlayışla karşıladığını ifade eden genç kız, yaklaşan Anneler Günü öncesinde tüm annelerin bu özel gününü kutlayarak annesine olan minnetini dile getiriyor. Kan tuttuğu için hemşirelik mesleğini seçmese de, annesinin hastanede yarattığı o ışığı kendi hayatında farklı bir alanda parlatmaya kararlı görünüyor.

Kan nakli biriminde 29 yıllık tecrübenin sessiz gücü

Meslek hayatı boyunca yeni doğan yoğun bakımdan ürolojiye kadar pek çok kritik birimde görev yapan Necla Oğuz, 2018 yılından bu yana kan nakli birimi bünyesinde çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Kamu hastanelerindeki yoğun iş temposuna rağmen, engelli bir birey olarak sergilediği yüksek performans, hem yöneticileri hem de mesai arkadaşları tarafından takdirle karşılanıyor. Fizik tedavilerle geçen çocukluk yıllarından, şifa dağıtan ellere uzanan bu yolculuk, sadece bireysel bir başarı değil, aynı zamanda toplumdaki engelli bireylerin neler başarabileceğine dair güçlü bir mesaj niteliği taşıyor. Necla Hemşire, her gün aynı heyecanla giydiği beyaz önlüğüyle, engellerin fiziksel değil zihinsel olduğunu tüm dünyaya kanıtlamaya devam ediyor.

Kaynak: DHA