Bir gün öğrendik ki; profesyonel maçları yöneten hakemlerin çoğu açık açık bahis oynuyormuş. Sonra bir baktık ki, futbolcuların da onlardan aşağı kalır yanı yokmuş. Kendi takımının aleyhine bahis oynayan yöneticiler ifşa oldu sonra. Futbolumuz şimdi adliye koridorlarında.
Kulüplerin düştüğü borç batağı. FIFA’dan gelen rekor puan silme cezaları. Restoranda rehin kalan takımlar. Deplasmana gidemeyen kulüpler. İki takım forması olmayan profesyonel takım bile var bizde.
Yani diyeceğim şu ki, futbolumuzda öyle ilginç olaylar yaşadık ki, “Artık hiçbir şey bizi şaşırtamaz” diyoruz. Ama öyle olmuyor. Yine de bizi şaşırtacak, “yok artık” dedirtecek bir şeyler oluyor.
Geçen hafta medyada haber oldu. Türkiye Futbol Federasyonu, TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta mücadele Bursaspor’a, ekonomik krizdeki rakibi Adanaspor’un konaklama masraflarını karşıladığı için Fair Play ödülü verdi. Ödülü veren TFF Fail Play ve Sosyal Sorumluluk Kurulu. Ödülün gerekçesi ise Bursaspor’un, otel parasını ödeyemeyecek durumdaki rakibinin konaklama masraflarını karşılayarak, dayanışma ve empati örneği göstermesi.
****
İşin garip yanı şu. Bursaspor’a “empati ve dayanışma” ödülü veren TFF, aynı Adanaspor’a bu sezon sahasında oynadığı maçlara özel güvenlik getirmediği, antrenör statü ve çalışma şartlarına uymadığı gerekçesiyle yüzbinlerce lira para cezası kesmiş.
Bu olayın bir benzeri de bu hafta Kütahyaspor-Nazillispor maçında yaşandı. 3. Lig 4. Grup’ta lider Kütahyaspor, ekonomik kriz yüzünden maça çıkamayacak durumdaki Nazillispor’un tüm masraflarını karşıladı.
Nazillispor’a daha önceki maçlarda forma seti olmadığı, doktoru ve masörü bulunmadığı gerekçeleriyle yüzbinlerce lira ceza kesen TFF, şimdi muhtemelen Kütahyaspor’a da “Dayanışma ve empati nedeniyle Fair Play ödülü” verecek.
Bu arada Bursaspor-Adanaspor’a 6-0, Kütahyaspor-Nazillispor’u 8-0 yendi. Maçların sonuçlarına bakınca, Bursaspor ve Kütahyaspor’un “empati ve dayanışma” karşılığında “gol averajı avantajı” sağlaması da ayrı bir konu.
****
Yani rakibinin maça çıkmasını sağlayarak, 3-0 hükmen galibiyet yerine farklı 6-0 kazanan Bursaspor artı 3, Kütahyaspor ise artı 5 averaj kazandı. Empati yapmak, dayanışma göstermek güzel de, sezon sonu Bursaspor ve Kütahyaspor bu maçlarda sağladıkları averaj farkı ile şampiyon olursa, şaibe doğmayacak mı? Kimse “olmaz olmaz” demesin. İhtimal varsa, gerçekleşme olasılığı da vardır. Amaç temiz futbol ise, TFF’nin en küçük şaibe olasılığını bile dikkate alıp, ortadan kaldırması gerekir.
“Empatiye” ödül veren TFF, Busaspor ve Kütahyaspor’un masraflarını karşılayarak ağırladıklakları rakipleri karşısında aldıkları farklı sonuçlara bakıp, kendini Bursa ve Kütahya ile zirve mücadelesi yapan yerine koymalı, yani “empati” yapmalıdır.
“Talimatlar var” diyerek ceza kestiği takımın, rakibinden yardım almasına ses çıkarmayan, üstelik buna “dayanışma ve empati” diye bakıp Fair-Play ödülü veren TFF, olayın farklı boyutunu da dikkate alıp ona göre hareket etmelidir.
TFF şunu iyi bilmelidir ki, temiz futbol hedefine ulaşmak en küçük şaibe kırıntısını bile ortadan kaldırmakla mümkündür.