Rasmus Ankersen. Danimarkalı futbol adamı.
2023 yılından bu yana da Göztepe’nin Başkanı. Sarı-kırmızılı takımın futbol şubesini o yönetiyor, finanse ediyor.
Ankersen aslında UEFA lisanslı bir teknik direktör. 2009’da Danimarka ekibi Midtjylland’ın 19 yaş altı takımında yardımcı antrenörlük yaptı. 2014 yılında aynı kulübün başkanlık koltuğuna oturdu.
2015’te İngiliz ekibi Brendford’un scout bölüm müdürlüğü görevini yürüttü. 2016’da aynı kulüpte futbol ve scout direktörü oldu.
2021’de Midjylland’ın danışmanlığını yaptı.
2022’de İngiliz ekibi Southampton’un Genel Koordinatörü oldu.
2023’te Göztepe’nin başkanı oldu Ankerse. İşte o tarihten itibaren sarı-kırmızılı kulübün futbol şubesinin çehresi değişti.
Futbol bilgisi ve İngiltere’de yaptığı scout çalışmalar sayesinde Ankersen, hep doğru transferler yaptı. Takım içinde aksayan yönlere çözüm getirecek nokta transferler gerçekleştirdi. Yıldızı parlayacak genç oyuncuları Göztepe’de vitrine çıkardı.
2023’te göreve getirdiği Bulgar Teknik Direktör Stanimir Stoilov ile 2027 yılına dek sözleşme imzaladı. Ondan hiç vazgeçmedi. Teknik kadroda yarattığı istikrar ile Göztepe’yi, ne yazık ki Türkiye’de çok uygulanan “yap-boz” sisteminin dışında tuttu.
Mali disiplin ile Göztepe’yi, yerli yabancı tüm futbolcular açısından tercih edilen bir kulüp haline getirdi.
İşte; Göztepe Ankersen’in bilgisi ve akıllı yönetim anlayışıyla yükseldi. Sarı-kırmızılılar 20025-2026 sezonunun 21. Haftası sonunda puan cetvelinde Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor’un ardından, Beşiktaş’ın üstünde dördüncü sırada. Yani dört büyüklerin, değişmez saltanatını sarsacak gibi görünüyor.
Bu sezonki hedef Avrupa’ya çıkmak… Sonrasında belki lig şampiyonluğu ve Şampiyonlar Ligi hedefi gelecek. Göztepe’de kurulan sistem gösteriyor ki, bu yükseliş, lig şampiyonluğunun ardından 3. Lig’e pike yapan Bursaspor örneğindeki gibi suni olmayacak.
Örneğin geçtiğimiz günlerde bir transfer yaptı sarı-kırmızılılar. Aldıkları 19 yaşındaki Fildişi’li oyuncu Pah Franck Gouhon’un ülkesinde herhangi bir amatör takımda oynamışlığı yok. Fildişi Sahilleri’nin Yopougon isimli bir banliyöde CFMA isimli bir futbol akademisinde yetişip, Fas’ta bulunan bir başka akademiye gittiği biliniyor. Şimdi herkes bu oyuncuyu merak ediyor. “Takip edilmesi gereken bir yetenek” diye paylaşılan bu transfer bile Göztepe’de Ankersen’in kurduğu sistemin, gözleme ve bilgiye dayalı bir yönetim tarzı olduğunu gösteriyor.
Göztepe’nin Ankersen ile yakaladığı çizgi, aslında tüm kulüplere örnek almaları gereken bir sistemi işaret ediyor. Göz boyamaya yönelik, popülist yönetim anlayışıyla yönetilen kulüplere, futbolda doğru yatırımla gelecek başarının rotasını çiziyor.
Büyüğü, küçüğü yok. Tüm kulüplere örnek olmalı Göztepe. Sadece futbolda da değil, sporun her dalında başarı, teknik altyapı, bilgi, gözlem ve istikrarla geliyor.
Göz boyamak için atılan hesapsız adımların sonu ise hayal kırıklığı ve kocaman bir kara deliğin yuttuğu milyonlarla gelen ekonomik kriz oluyor.