Ünlü romancı-yazar Kemal Tahir'in en çok okunan romanlarından biridir 'Bozkırdaki Çekirdek'. Önceleri tefrika edilen, daha sonra kitaplaşan romanda Köy Enstitülerinin kuruluşları, faaliyetleri, önüne çıkartılan engeller ve kapanışları konu edilir. Romanda bir şekilde bozkırın neden bozkır olarak kaldığı, çekirdeğin neden yeşermediği, dallanıp ağaca dönüşmediği çekirdek olarak kaldığı irdelenir.
Büyük Kurtarıcı Atatürk ölümünden iki yıl önce üzüntüyle şöyle diyordu;
'Biz Cumhuriyet'i köylere götüremedik. 40 bin köyün 35 bini okulsuz.'
İşte Köy Enstitüleri bu eksiklikten yola çıkarak efsane Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel'in girişimleriyle 17 Nisan 1940 tarihinde çıkarılan bir yasa ile hayata geçirildi. Tarihte eşi görülmemiş bir kalkınma projesinin eseriydi. Dönemin ne liberal Amerika'sı, ne faşist Almanya'sı ne de komünist Sovyetler Birliği model olarak alınmıştı. Tek model Kemalizm ilkeleriydi.
****
Düşünen, araştıran, eleştiren, sorgulayan uygulayan bir eğitim sisteminin ürünüydü köy enstitüleri. Kültür derslerinin yanında kooperatifçilik, öğretmenlik, makina ve motor, el sanatları, demircilik, nalbantlık, çocuk bakımı gibi dersler vardı. Tarım alanında ise tarla ve bahçe tarımı, tavukçuluk, arıcılık, ipek böcekçiliği dersleri görülüyordu. Kitap okuma saatlerinde edebi eserler tartışılıyor, müzik derslerinde her öğrenci bir enstrüman çalıyordu. Halk oyunları dersleri veriliyor, öğrencilerin inşa ettiği tiyatroda ünlü eserler sahneleniyordu. Karl Ebert, Ulvi Uras, Cüneyt Gökçer ders veriyor, Aşık Veysel müzik derslerine giriyordu.
Tarıma elverişli geniş arazisi bulunan köylerde veya onların yakınında kuruluyordu köy enstitüleri.1940-46 yılları arasında 15 bin dönüm arazi tarıma elverişli hale getirildi.750 bin yeni fidan dikildi, bin 200 dönüm bağ oluşturuldu, sulama kanalları yapılarak tarlalara su getirildi.
****
Haliyle fincancı katırları ürktü; Toprak ağaları ve işbirlikçiler bu aydınlanma hareketini kendilerine bir tehdit olarak gördüler. Dönemin CHP milletvekili, sonraları Demokrat Parti ve Adalet Partisi milletvekili toprak ağası Kinyas Kartal bakın ne demişti;
''Köy enstitüleri bizim devlet üzerindeki gücümüzü kaldırmaya yönelikti, bunu içimize sindiremedik. Benim Van yöresinde 258 köyüm var. Bunlar devletten çok bana bağlıdırlar. Ben ne dersem onu yaparlar ama köylere öğretmen gidince benim gücümden başka güçler olduğunu öğrendiler.''
Kinyas Kartal Demokrat Parti kurucularından Adnan Menderes'e gider; ''Topladım tüm toprak ağalarını ve Menderes'e gittik. Dedik ki; köy enstitülerini kapatırsan şu gördüğün doğudaki tüm toprak ağaları ve Batı'dan Emin Sazak'ın oyları sana. Kapatmazsan sana oy yok.''
Adnan Menderes'in Köy Enstitüleri hakkındaki görüşleri ise oldukça dikkat çekiciydi; ''Köy Enstitüleri, yöneten kesimden daha akıllı bir vatandaş profili oluşturuyor. Bu kabul edilemez.''
Beklenen oldu; 1947'den itibaren iktidardaki CHP'nin ilerici yapısı değişti. Tutucu, muhafazakar, ırkçı bir grup yönetime sızdı. Köy Enstitüleri önce Köy Öğretmen Okullarına dönüştürüldü. 1954 Demokrat Parti İktidarında ise tamamen kapatıldı. Bozkır, bozkır olarak, çekirdek de çekirdek olarak kaldı.
****
Ünlü yazar Yaşar Kemal şöyle demişti köy enstitülerinin kapatılması üzerine; ''Köy enstitülerini halk kör-sağır kalsın diye kapattılar.''
Halk kör ve sağır kaldı mı bilemeyiz, ancak (Gençler, Türk devleti, sizin bedence gürbüz, ruhça uyanık, karakterce üstün varlığınızda sarsılmak bilmez güvenini buluyor) diyen o dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel'den, (Sizin tarikat, cemaat dediğiniz, bizim sivil toplum kuruluşu dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır.) diyen günümüz Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e gelmişiz. Değerlendirmeyi halk yapacaktır.