Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, tutuklanmasının ve görevden uzaklaştırılmasının ardından CHP'den istifa ettiğini duyurdu.
İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan ve 7 Ağustos’ta tutuklanan Çiçek, yaptığı yazılı açıklamada hem yürütülen soruşturmaya hem de CHP Genel Merkezi'nin kendisi hakkında başlattığı disiplin sürecine tepki gösterdi.
Çiçek, açıklamasında 4 Ağustos'ta düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alındığını belirterek, dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle ifadesi alınana kadar gözaltı gerekçesini dahi öğrenemediğini ifade etti.
Tutuklama kararına tepki gösterdi
7 Ağustos'ta “örgüt kurma” ve “irtikap” suçlamalarıyla tutuklandığını belirten Çiçek, tutuklama kararında gerçekliği kanıtlanmamış olduğunu savunduğu WhatsApp mesajlarının delil olarak kullanıldığını ileri sürdü.
Çiçek, söz konusu mesajlar üzerinden kendisine şantaj yapıldığını ve bu nedenle 19 Haziran 2026'da İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunduğunu belirtti.
Açıklamasında, telefon ve IMEI tespiti ile sahte olduğu iddia edilen mesajların incelenmesine yönelik taleplerinin dikkate alınmadığını savunan Çiçek, buna karşın aynı mesajların tutuklama dosyasında delil olarak değerlendirildiğini öne sürdü.
Ayrıca söz konusu mesajların kamuoyuna servis edilmesinin kendisi hakkında peşin bir suçluluk algısı oluşturduğunu iddia etti.
CHP yönetimine sert eleştiri
Çiçek'in açıklamasındaki en dikkat çeken bölüm ise CHP Genel Merkezi'ne yönelik eleştirileri oldu.
Hakkındaki suçlamalara ilişkin savunmasının alınmadığını belirten Çiçek, kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmamasına rağmen ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edilmesine tepki gösterdi. CHP yönetiminin tutumunu eleştirerek, kendisine savunma hakkı verilmeden disiplin sürecinin başlatıldığını savundu.
Çiçek'in istifa dilekçesi şu şekilde:
04.08.2026 günü sabaha karşı düzenlenen bir şafak operasyonuyla gözaltına alındım. Dosya üzerindeki gizlilik kararı nedeniyle, ifadem alınıncaya kadar gözaltına alınma gerekçemi dahi öğrenemedim. 07.08.2026 tarihinde ise “örgüt kurma” ve “irtikap” suçlamalarıyla tutuklandım.
Tutuklama gerekçesi olarak, gerçekliği kanıtlanmamış ve aynı gün içerisinde üretildiği anlaşılan sahte WhatsApp mesajları gösterilmiştir. Tarafıma bu mesajlar ile şantaj yapıldığı gün, 19.06.2026 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına verdiğim dilekçe ile açılan soruşturma dosyası yok sayılmıştır. BTK’ya telefon İMEİ tespiti taleplerim, sahte mesajların çözümlenmesi ve bilirkişi taleplerim dikkate alınmamış ama tutuklama dosyasında delil sayılmıştır. Daha da vahimi, bu sahte mesajlar kamuoyuna servis edilerek toplumda peşin bir suçluluk algısı yaratılmış; lekelenmeme hakkım ve masumiyet karinem hiçe sayılmıştır.
Anayasal güvence altındaki haklarımın bu şekilde göz ardı edildiği bir süreçte, yıllarımı verdiğim, her kademesinde siyasi mücadele yürüttüğüm Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından da; hakkımdaki suçlamalara ilişkin savunmam dahi alınmadan ve kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan, ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildim. Bana savunma hakkı tanınmadan, bu kez de emek verdiğim partim tarafından lekelendim.
Partim bana savunma hakkını dahi tanımazken, kendi çocuklarını yiyerek aklanmaya çalışıyor. Beni ve benimle birlikte gözden çıkardığınız meclis üyelerimizi hesaba katarak kurduğunuz Menderes Belediye Meclisi aritmetiği, umarım Menderes halkının iradesini hiçe sayacak kadar sizi iktidara yakınlaşma hırsına sürüklememiştir.
Şunu bilesiniz ki, kalbimdeki Cumhuriyet Halk Partisini yok edemeyeceksiniz. Bugün yıkılan çatının yarın yine emek verenlerin elleriyle, bu topraklar üzerinde yeniden inşa edileceğine olan umudum ve inancımla Cumhuriyet Halk Partisi'nden İSTİFAediyorum. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.




