İzmir’in doğası, gastronomisi ve kültürel dokusuyla öne çıkan ilçesi Urla, baharın gelişini bu yıl da köklü bir gelenekle karşılamaya hazırlanıyor. Yüzyıllardır Ege kültürünün önemli bir parçası olan Mart Dokuzu Urla Ot Bayramı, 28–29 Mart tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlayacak. Ancak bu yılki buluşma yalnızca bir festival değil; aynı zamanda doğayla kurulan bağın, üretim kültürünün ve ortak hafızanın yeniden hatırlanacağı güçlü bir çağrı niteliği taşıyor.

Toprağın kendiliğinden sunduğu otların, Urla’nın yaşam biçimini ve mutfak geleneğini şekillendirdiğini vurgulayan organizasyon, Ege’nin bereketli doğasını bir kez daha gözler önüne serecek. Urla’nın tarlalarında ve kıyılarında yetişen otlar, yalnızca birer gıda değil; aynı zamanda bu coğrafyanın geçmişten bugüne taşıdığı bir kültürel miras olarak öne çıkıyor.

Sürdürülebilirlik vurgusu festivalin merkezinde

Bu yıl sürdürülebilirlik temasıyla düzenlenen festival, tarımın geleceğine dair güçlü mesajlar veriyor. Doğayla uyumlu üretim anlayışı, sağlıklı gıdaya erişim ve yerel üreticinin desteklenmesi gibi başlıklar festivalin ana omurgasını oluşturuyor.

Urla Belediyesi, Urla Doğal Sofra Derneği ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla hayata geçirilen etkinlikte, yalnızca gastronomi değil; aynı zamanda bilimsel ve kültürel içerikler de ön plana çıkıyor. Tarım teknolojilerinden Tarım 4.0 ve yapay zekâ uygulamalarına, yarımadanın bitki çeşitliliğinden Ege otlarının sağlıkla ilişkisine kadar geniş bir yelpazede bilgi paylaşımı yapılacak.

Bu yönüyle festival, geleneksel bilgi ile modern yaklaşımı bir araya getirerek hem üreticiye hem de ziyaretçiye yeni bir perspektif sunmayı hedefliyor.

İki gün boyunca doğa, bilgi ve lezzet buluşacak

Festival programı, yalnızca otların tanıtımıyla sınırlı kalmayacak. Yemek atölyeleri, ot tanıma gezileri, kültür turları, sergiler ve şiir dinletileriyle zenginleşen etkinlik takvimi, her yaştan katılımcıya hitap edecek.

Konserler, dans gösterileri ve yarışmalarla renklenecek programda, doğa ile eğlence iç içe geçecek. Katılımcılar bir yandan Ege mutfağının özgün tatlarını deneyimlerken, diğer yandan üretim süreçlerini yakından tanıma fırsatı bulacak.

DSP İzmir'de görev değişimi
DSP İzmir'de görev değişimi
İçeriği Görüntüle

Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise yerel üreticilerin stantları olacak. Yerel üreticiler, Urla ve çevresinde yetiştirdikleri doğal ve mevsimsel ürünleri ziyaretçilerle buluşturacak. Böylece hem üreticinin emeği görünür hale gelecek hem de sürdürülebilir gıda anlayışına dikkat çekilecek.

“Urla anlatılmaz, hissedilir”

Festivalin tanıtım toplantısında konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, etkinliğin yalnızca bir programdan ibaret olmadığını vurguladı. Urla’nın doğayla kurduğu bağa dikkat çeken Balkan, bu festivalle kentin ruhunu görünür kılmayı amaçladıklarını söyledi.

“Bazı şehirler vardır, anlatılmaz hissedilir. Urla da böyle bir yer” diyen Balkan, toprağın, rüzgârın ve sofraya gelen her lezzetin bir hikâye taşıdığını ifade etti. Festivalin bu hikâyeyi paylaşma ve çoğaltma amacı taşıdığını belirten Balkan, etkinliğin aynı zamanda bir davet olduğunu dile getirdi.

Cumartesi günü kortej yürüyüşüyle başlayacak festivalin gün boyu sürecek etkinliklerle devam edeceğini aktaran Balkan, Pazar günü ise doğaya daha fazla yaklaşan bir programın ziyaretçileri beklediğini söyledi.

“Bu sadece festival değil, bir yaşam çağrısı”

Konuşmasında sürdürülebilirlik kavramına özel bir parantez açan Balkan, bu anlayışın Urla’da yeni bir kavram olmadığını vurguladı. Doğayla uyum içinde yaşamın bu toprakların temel kültürü olduğunu belirten Balkan, “Biz doğayı tüketmeden, onunla birlikte var olmayı biliyoruz” dedi.

Festivalin yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda bir yaşam çağrısı olduğunu ifade eden Balkan, üretmenin, paylaşmanın ve doğayla yeniden bağ kurmanın önemine dikkat çekti.

Çevre ve tarım alanlarına yönelik uyarı

Selçuk Balkan konuşmasında yalnızca festival coşkusunu değil, bölgeyi ilgilendiren önemli çevresel sorunları da gündeme taşıdı. Özellikle Demircili sahilinde hurda bir geminin parçalanmasına yönelik girişimlere sert tepki gösteren Balkan, bu tür uygulamaların deniz ekosistemi için ciddi riskler taşıdığını söyledi.

“Urla’nın kıyıları sahipsiz değildir” diyen Balkan, sürecin yakından takip edildiğini vurguladı.

Öte yandan Kuşçular bölgesindeki yaklaşık 152 dönümlük tarım arazisinin imara açılmasına ilişkin karara da değinen Balkan, bu tür adımların doğa ve üretim kültürü açısından kaygı verici olduğunu ifade etti. Tarım alanlarının yalnızca ekonomik değil, kültürel bir değer taşıdığını belirten Balkan, kararların yerelin gerçekliği gözetilerek alınması gerektiğini söyledi.

Urla yılın her döneminde yaşayan bir merkez

Festivalin bir diğer önemli mesajı ise Urla’nın yalnızca yaz aylarında değil, yılın her döneminde yaşayan bir kültür ve üretim merkezi olduğu gerçeği oldu. Balkan, bu etkinliğin aynı zamanda Urla’nın kimliğini daha geniş kitlelere anlatan bir platform olduğunu dile getirdi.

Doğru hikâyelerin paylaşıldıkça büyüdüğünü belirten Balkan, festivalin bu anlamda önemli bir rol üstlendiğini söyledi.

Geniş katılımlı destek

Etkinlik, İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere birçok kurum ve kuruluşun desteğiyle gerçekleştirilecek. Urla Kaymakamlığı, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Urla Ziraat Odası ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının katkı sunduğu organizasyon, bölgesel iş birliğinin güçlü bir örneği olarak dikkat çekiyor.

İki gün boyunca doğa, bilgi ve kültürün buluşacağı Mart Dokuzu Urla Ot Bayramı, hem bölge halkını hem de doğa ve gastronomi tutkunlarını Urla’da bir araya getirecek.

Kaynak: Haber Bülteni