Cumhuriyet Gazetesi’nden Ece İçmez’in haberine göre; İzmir’de son dönemde kamusal alanlar üzerindeki mülkiyet tartışmaları yeni bir boyuta taşındı. Daha önce Meslek Fabrikası için başlatılan süreç sonrası, kentin önemli kültürel miraslarından biri olan Namazgâh Hamamı da bugün itibarıyla kullanıma kapatıldı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyet gerekçesiyle yürüttüğü işlemler kapsamında tarihi yapının mevcut kullanımına son verildiği öğrenildi. Böylece kentteki kamuya açık tarihi yapıların geleceği yeniden tartışma konusu haline geldi.
Belediyenin restore ettiği yapıydı
16’ncı yüzyıla uzanan geçmişiyle İzmir’in simge yapılarından biri olan Namazgâh Hamamı, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalarla yeniden ayağa kaldırılmıştı.
Yaklaşık 1,2 milyon liralık yatırım ile 2018 yılında restore edilen yapı, uzun yıllar atıl kaldıktan sonra sosyal ve kültürel amaçlarla kullanılmaya başlanmıştı. Agora çevresindeki tarihi doku içinde yer alan hamam hem mimari hem de kamusal işleviyle dikkat çekiyordu.
Mülkiyet süreci nasıl gelişti?
Namazgâh Hamamı’nın mülkiyetine ilişkin süreç yıllar içinde birkaç aşamadan geçti. 2009 yılında kamulaştırılan yapı, 2013 itibarıyla tamamen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetine geçti, 2025 yılına kadar çeşitli kullanım modelleriyle değerlendirildi. Ancak edinilen bilgilere göre yapı, 16 Mart 2026 tarihinde vakıf adına tescil edildi. Bu gelişmenin ardından tahliye süreci hız kazandı ve yapı kullanıma kapatıldı
İhaleden sonra gelen kapatma
Hamam, son olarak Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’na kiralanmış ve üç yıl boyunca farklı sosyal faaliyetlere ev sahipliği yapmıştı. Kira sözleşmesinin 2025 sonunda sona ermesinin ardından belediyenin yeniden ihale hazırlığı yaptığı sırada kapatma kararı geldi.
Bu durum, “yatırımı kamu yaptı, kullanım hakkı neden devredildi?” tartışmasını da beraberinde getirdi.
Sırada başka yapılar mı var?
Kentte yaşanan gelişmelerin ardından gözler şimdi diğer tarihi yapılara çevrildi. Özellikle Egemenlik Evi ve Tepecik’teki eski Gasilhane binası için de benzer bir sürecin yaşanabileceği konuşuluyor.
Uzmanlar, bu tür yapıların yalnızca mülkiyet değil, aynı zamanda kamusal kullanım açısından da değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Büyükşehir hukuki süreç başlattı
İzmir Büyükşehir Belediyesi ise sürece karşı hukuki adım attı. Belediye, tapu değişikliğine ilişkin işlemin iptali için 17 Mart 2026’da dava açtı.
Ayrıca Konak Tapu Müdürlüğü’nden taşınmaza ait tüm kayıtların, geçmişten bugüne kadarki mülkiyet belgeleriyle birlikte incelenmek üzere talep edildiği belirtildi. Sürecin yargıya taşınmasıyla birlikte tartışmanın uzun süre gündemde kalması bekleniyor.
Kentte tartışma derinleşiyor
Peş peşe gelen kapatma ve devir kararları, İzmir’de kamusal alanların geleceğine dair soru işaretlerini artırdı. Özellikle kamu kaynaklarıyla restore edilen tarihi yapıların kullanım hakkının değişmesi, “kente kazandırılan miras kimin?” sorusunu yeniden gündeme getirdi.
İzmir’de gözler şimdi hem yargı sürecine hem de olası yeni kararların hangi yapıları kapsayacağına çevrilmiş durumda.




