İzmir'de şehirlerarası yolcu taşımacılığının kalbi konumunda yer alan ve çeyrek asırdır özel bir firma tarafından işletilen İzmir Otogarı (İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali) etrafındaki hukuki belirsizlik son buldu. Kent içi ve şehirlerarası ulaşım altyapısı açısından stratejik bir öneme sahip olan dev tesisin geleceği, adliye koridorlarında geçen uzun yılların ardından kesinleşti. Yerel yönetimin kamu kaynaklarını ve kent varlıklarını yeniden belediye bünyesine kazandırma hamlesi doğrultusunda açılan tahliye davasında yüksek mahkeme son kararı vererek tartışmalara son noktayı koydu.

Urla'da başkandan 'ayı' uyarısı
Urla'da başkandan 'ayı' uyarısı
İçeriği Görüntüle

Sözleşme süresinin sona ermesi ve ardından taraflar arasında başlayan hukuki anlaşmazlıklar, şehirde ulaşım hizmetlerinin kalitesi ve tesisin fiziki durumu açısından sürekli tartışma konusu yaratıyordu. Kent halkının ve yolcuların uzun süredir şikayetçi olduğu fiziki yıpranma ve idari aksaklıklar karşısında belediye yönetimi kararlı bir hukuk mücadelesi yürüttü.

Yıllardır süren karmaşık hukuki sürecin geçmişi

İzmir Otogarı, dönemin şartları doğrultusunda yap-işlet-devret modeliyle inşa edilerek 25 yıllığına İZOTAŞ şirketinin kullanımına bırakılmıştı. İlgili işletme sözleşmesi 14 Aralık 2023 tarihinde resmen sona erdi. Ancak İZOTAŞ, pandemi döneminde yaşanan küresel gelir kayıplarını, ekonomik şartları ve idari gerekçeleri öne sürerek tesisin işletme süresinin 7 yıl uzatılması talebiyle mahkemeye başvurdu. Bu süreçte şirket, tahliye işlemlerini durdurmaya yönelik geçici bir tedbir kararı aldırarak terminali işletmeye devam etti.

Geçtiğimiz dönemlerde konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İZOTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Niyazoğlu, Yargıtay kararı çıkana kadar tesisin işletmesini en iyi şekilde sürdüreceklerini belirterek, idari makamlarla uzlaşma ya da yargı kararını bekleme seçeneği üzerinde durduklarını ifade etmişti. Şirket kanadının yerel mahkemenin tahliye kararına karşı yaptığı temyiz başvurusu üzerine dosya en üst yargı organı olan Yargıtay'ın gündemine taşındı.

Yüksek mahkemenin onayıyla devir tescillendi

Dosyayı kapsamlı bir şekilde inceleyen Yargıtay, alt mahkemenin İzmir Büyükşehir Belediyesi lehine verdiği tahliye kararını hukuka tam anlamıyla uygun bularak onadı. Alınan kararla birlikte İZOTAŞ’ın süre uzatımı ile tedbir talepleri kesin olarak reddedildi. Böylece İzmir Otogarı tesislerinin işletme hakkı ve mülkiyet tasarrufu hukuken tamamen İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimine geçmiş oldu.

Hukuki engellerin ortadan kalkmasıyla birlikte, 25 yıllık işletme döneminin ardından terminalde resmi devir teslim süreci için geri sayım başladı. Yerel yönetimin bürokratik mekanizmaları, tesisin kamuya devri esnasında şehirlerarası ulaşımda herhangi bir aksama veya mağduriyet yaşanmaması adına gerekli idari önlemleri devreye soktu.

Şehirlerarası terminalde geniş kapsamlı modernizasyon dönemi

Yargı sürecinin belediye lehine kesinleşmesi, otogarda uzun süredir beklenen kentsel dönüşüm ve yenilenme çalışmalarının önünü açtı. İzmir'in kapısı niteliğindeki tesisin mevcut yıpranmış yapısının baştan aşağı modernize edilmesi, güvenlik ve temizlik standartlarının artırılması hedefleniyor. Kentin mimari dokusuna ve modern ulaşım ihtiyaçlarına yanıt verecek yeni projelerin hayata geçirilmesi bekleniyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin, devir teslim işlemlerinin tamamlanmasının ardından otogarın geleceğine yönelik vizyon projelerini ve kentsel tasarım planlarını kamuoyuyla paylaşacağı bildirildi. Yapılacak yatırımlarla birlikte tesisin sadece bir otobüs kalkış noktası değil, yolcuların tüm ihtiyaçlarına cevap veren modern bir lojistik merkez haline dönüştürülmesi planlanıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ