Meteoroloji Genel Müdürlüğü verileri doğrultusunda hazırlanan ve yarım asrı aşkın bir süreci kapsayan kapsamlı inceleme, Türkiye’nin atmosferik ve denizel dengelerinin nasıl bir değişim geçirdiğini somut rakamlarla ortaya koydu. 1970'li yıllardan bu yana tutulan düzenli kayıtlar, küresel ısınma baskısının coğrafyamız üzerindeki etkilerini gün geçtikçe artırdığını gösteriyor. Rapor detaylarına göre, 1970-1980 döneminde Türkiye genelinde 12,7 derece olarak ölçülen ortalama hava sıcaklığı, 2014-2025 periyoduna gelindiğinde 14,4 dereceye yükseldi. Toplamda gerçekleşen 1,7 derecelik artış, kara ikliminde kuraklık, orman yangını riskleri ve aşırı hava olaylarının frekansını doğrudan tetikliyor.

Son yağışlar aldatmasın: Kuraklık riski devam ediyor!
Son yağışlar aldatmasın: Kuraklık riski devam ediyor!
İçeriği Görüntüle

Marmara Denizi en keskin ısınmanın yaşandığı bölge oldu

Kara atmosferindeki bu yükseliş, Türkiye’yi çevreleyen deniz ekosistemlerine de doğrudan yansıdı. 55 yıllık periyot boyunca deniz suyu sıcaklıklarında 1,3 ile 2,2 derece arasında değişen ciddi artışlar kaydedildi. Kıyılarımız arasında en yüksek sıcaklık artışının yaşandığı su kütlesi ise Marmara Denizi olarak kayıtlara geçti. 1970’li yıllarda ortalama 15 derece civarında seyreden Marmara Denizi su sıcaklığı, son 10 yıllık dilimde 17,2 dereceye kadar tırmandı. Marmara'da görülen 2,2 derecelik artış, denizel biyolojik çeşitlilik ve müsilaj gibi ekolojik sorunlar açısından da kırmızı alarm anlamı taşıyor.

Ege Denizi’nde 45 yıllık sıcaklık yükselişi son 10 yıla sıkıştı

Raporun en dikkat çekici ve endişe verici istatistiklerinden biri ise Ege kıyılarında tespit edildi. Ege Denizi’nde 55 yıllık süreç boyunca ortalama su sıcaklığı 1,6 derece yükselirken, bu süreçteki ivmelenme hızı ezber bozdu. Ege Denizi sularında 45 yıl boyunca gerçekleşen 0,8 derecelik ısınma miktarının tamamı, sadece son 10 yıl içerisinde yaşandı.

Beşerli periyotlar halinde incelendiğinde, 1970-1980 yılları arasında 18,2 derece olan Ege’deki ortalama deniz suyu sıcaklığı, 2003-2013 yılları arasında 19 dereceye, 2014-2025 döneminde ise 19,8 dereceye ulaştı. Tarihsel süreçte Ege'de en soğuk deniz suyu 1983 yılında 17,7 derece olarak ölçülürken, rekor sıcaklık ise 2018 yılında 19,8 derece ile kaydedildi. Isınma ivmesinin son yıllarda bu derece katlanması, bölgedeki deniz canlılarının yaşam alanlarını ve göç yollarını tehdit ediyor.

Karadeniz ve Akdeniz’de sıcaklık rekorları kırılmaya devam ediyor

Benzer bir ısınma grafiği kuzey ve güney kıyılarımızda da etkisini hissettiriyor. Karadeniz’de ortalama deniz suyu sıcaklığı yarım asrı aşkın sürede 1,4 derece yükseldi. 1970’lerde 15,1 derece olan Karadeniz suları, 2014-2025 aralığında 16,5 derece ortalamasına ulaştı. Yalnızca son 10 yılda 0,9 derecelik ısınma kaydeden Karadeniz, kasırga benzeri şiddetli yağış ve sel felaketlerine zemin hazırlayan buharlaşma oran artışlarıyla yüzleşiyor.

Türkiye’nin en sıcak su kütlesi konumundaki Akdeniz’de de tablo değişmedi. 55 yıllık analiz periyodunda Akdeniz genelinde su sıcaklığı 1,3 derece artarak 21 dereceden 22,3 derece seviyesine yükseldi. 1970-1980 yıllarında 21 derece ölçülen ortalama değerler, adım adım tırmanarak günümüzde tarihi zirvesini gördü. Su sıcaklıklarındaki bu kademeli yükseliş, tropikal ve yabancı türlerin Akdeniz havzasına girişini hızlandırırken yerli deniz türleri üzerindeki baskıyı artırıyor.

Kaynak: DHA