Bornova’nın Yeşilova Mahallesi’nde Zeyrek durağı çevresinde yükselen binaların hemen yanı başından geçen yüksek gerilim hatları, dağıtım hatlarına yüklü enerji iletiyor. Benzer durum, Bornova İzyuva Mahallesi’ndeki Necmiye Bilgin İlk ve Ortaokulu yanında da yaşanıyor. Birçok ilçede tablo aynı: Konutlar, okullar, çocuk parkları ve yeşil alanların yanından geçen yüksek gerilim hatları, bölgede yaşayanları tedirgin ediyor. Vatandaşlar, yaptıkları başvurulara rağmen hatların hâlâ yerleşim alanlarının hemen yanından geçmesinden rahatsız.
EMO: “Standartlar var ama mesafeler önemli”
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Elektrik Mühendisleri Odası’ndan Ali Fuat Aydın, yüksek gerilim hatlarıyla ilgili teknik düzenlemelerin yönetmeliklerle belirlendiğini ifade etti.
“Elektrikle ilgili olarak Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği var. Bu yönetmelikte yaklaşma mesafeleri belirlenmiş durumda. Hem hatların altından yapılaşma olurken hem de yan taraftan yaklaşma mesafeleri açısından bazı kurallar var. Bunların o mesafelere uygun olarak tesis edildiğini düşünmek gerekiyor.
İnsan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda sağlık alanında çalışan uzmanların görüşleri var. Dünya Sağlık Örgütü’nün açıkladığı bazı manyetik alan sınır değerleri var. Bu değerler üzerinden ölçümler yapılıp limitlerin üstünde mi altında mı olduğuna bakılarak yorum yapılabiliyor.
Bu tür hatların yer altına alınması mümkün mü diye de soruluyor. Teknik olarak mümkün olsa da maliyetler çok yüksek oluyor. Yer altına alınması durumunda maliyetler artabiliyor. Ayrıca trafolar için de benzer durum söz konusu. Özellikle İzmir’de su baskınları yoğun olduğu için bazı yerlerde yer altına alınması ciddi riskler de oluşturabilir. Elektrik altyapısı hayatımızın kaçınılmaz bir parçası. Elektrik enerjisini kullanmadan yaşamamız mümkün değil. Bu nedenle bu hatlar tamamen ortadan kaldırılabilecek şeyler değil. Ancak belirlenen mesafeler ve standartlar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekiyor.”

Elektromanyetik alanların sağlık için riskli
İzmir Tabip Odası’ndan Yüce Ayhan ise yüksek gerilim hatlarının oluşturduğu elektromanyetik alanların sağlık etkileri üzerine uluslararası çalışmaların sürdüğünü belirtti.
“Bu hatlardan elektromanyetik bir enerji yayılıyor. Yüksek gerilim hatlarından yayılan bir enerji var ve bunun vücut üzerindeki etkileri konusunda çeşitli çalışmalar bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü de çok düşük frekanslı elektromanyetik alanların sağlık riskleri açısından araştırılması gereken alanlar arasında olduğunu belirtiyor. Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı da bu çok düşük frekanslı elektromanyetik alanları çocukluk çağı lösemileri açısından olası kanserojen olarak sınıflandırıyor. Yani kesin bir kanser yapıcı etkiden söz edilmiyor ama bir olasılık olarak kabul ediliyor.
Fizik mühendisleri odasının da bu konuda bazı önerileri var. Özellikle halkın yoğun olarak bulunduğu dinlenme ve eğlence alanları, oyun alanları, çocuk parkları, okul ve hastane bahçelerinin üzerinden yüksek gerilim hatlarının geçirilmemesi gerektiği belirtiliyor. Böyle yerlerde elektrik alan şiddeti ölçümlerinin yapılması gerekiyor. Elektrik alan şiddeti ve manyetik alan için belirlenmiş bazı sınır değerler var. Örneğin trafolardan yayılan elektromanyetik alan için manyetik akı yoğunluğu 100 mikrotesla, elektrik alan şiddeti ise 5000 volt/metre olarak belirtilmiş. Bu nedenle belirli uzaklıkların gözetilmesi gerek.
Elbette bu durum evin hangi katta olduğu, hangi cephede bulunduğu gibi faktörlere göre de değişebiliyor. Doğrudan bir hastalıkla kesin bir sebep-sonuç ilişkisi ortaya koyan çok güçlü kanıtlar yok. Ancak yine de belirlenen sınır değerlerin aşılmaması önemli. Özellikle kalp pili gibi elektronik cihaz taşıyan kişiler için elektromanyetik alanlar daha fazla risk oluşturabiliyor. Çünkü zaten günlük yaşamda da elektromanyetik alanlara maruz kalıyoruz; trafolar, elektrik hatları ve hatta evde kullandığımız cihazlar da belirli düzeyde elektromanyetik alan yayıyor. Örneğin cep telefonunu kulağımıza dayadığımızda da elektromanyetik alana maruz kalıyoruz.”

Ölçüm ve denetim yapılmalı
Risklere karşı önlem alınması gerektiğini vurgulayan Ayhan “Yüksek gerilim hatlarının yakınında bulunan evlerde, iş yerlerinde, okullarda ve diğer yapılarda elektromanyetik alan seviyeleri daha yüksek çıkabiliyor; bazı ölçümlerde iki katına, yedi katına hatta on katına kadar çıkabildiği görülmüş. Bu nedenle manyetik alanın olumsuz sağlık etkileri konusunda Dünya Sağlık Örgütü de bu alanları olası kanserojen olarak değerlendirmiştir. En azından bu alanların ölçülmesi, sınır değerlerin üzerinde olup olmadığının denetlenmesi ve insanların bu konuda bilgilendirilmesi gerekir. Yerleşim alanlarının içinde kalan yüksek gerilim hatlarının mümkünse yer altına alınması ya da yerleşimden uzaklaştırılması en uygun çözüm gibi görünüyor. İnsanları böyle bir riskle baş başa bırakmak doğru bir yaklaşım değildir.” Diyerek uyardı




