YAĞMUR KARADAĞ/Merhum gazeteci Ziynet Sertel’in anısını yaşatmak ve kadın yazarları edebiyat dünyasına kazandırmak amacıyla düzenlenen “Ziynet Sertel Öykü Yarışması” için başvurular 30 Mayıs’a kadar devam ediyor. Yarışmanın Koordinatörlüğünü üstlenen Nurcan Kaya, projenin doğuş öyküsünden hedeflerine kadar merak edilenleri 9 Eylül’e anlattı.

Whatsapp Image 2026 05 06 At 09.30.59

Ziynet Sertel adına böyle bir edebiyat ödülü yarışması düzenleme fikri nasıl ortaya çıktı? Bu fikir ilk kimden geldi?

Ziynet’in kaybı beni çok etkiledi. Hep bir şeyler yapmak istiyordum ama Ziynet Sertel Edebiyat Ödülleri düşüncesini ilk olarak İzmirli yazar arkadaşım Ayşe Başak Kaban dile getirdi. İkimiz de Datça’da yaşıyoruz. Ayşe Başak hem kitaplarını hem samimi ve içten sohbetlerini çok sevdiğim bir arkadaşım. Sokak hayvanları ile ilgileniyor onlar için düzenlenen etkinliklere katılıyoruz. Geçen kış sokak hayvanları yararına yılbaşı alışveriş festivali düzenlenmişti. Çok soğuk bir gündü. Orada sohbet ederken Ayşe Başak, “Ziynet’in adını yaşatabileceğimiz, gazetecilikle, edebiyatla ilgili bir organizasyon yapalım mı?” diye sordu. Çok heyecanlandım. Hafta içi buluştuk. Proje gelişti, değişti ve bu yıl öykü dalında olacak şekilde Edebiyat Ödülleri Yarışması olarak ortaya çıktı. Teknik detayları daha çok Ayşe Başak oluşturdu. Aileye sunduk. Kabul edilince ayrıntıları oluşturduk ve tanıtım çalışmalarına başladık.

Ziynet Sertel Nurcan Erdi̇k Kaya 1.Jpg

“DÜRÜST, MÜCADELECİ VE ÖĞRENMEYE AÇIKTI”

Ziynet Sertel’i yakından tanıyan biri olarak, onun kişiliğini ve mesleki duruşunu nasıl anlatırsınız?

Ziynet benim hem okul hem iş arkadaşım. Benden bir sınıf öndeydi ama çalıştığı için okula devam edememişti. Onu tanıdığımda sınav dönemiydi ve hamileydi. Hamileliğinin son dönemlerinde okulu bitirmek için gösterdiği çaba beni çok etkilemişti. Güler yüzlü, neşeliydi. Okul bitti. Bir süre sonra Turkish Daily News Gazetesi’nin İzmir Bürosu’nda birlikte çalışmak için beni çağırdı. Ziynet temsilci ben muhabirdim. Üç yıldan fazla tek odalı bir gazete bürosunda yan yana masalarda çalıştık. İşimiz hem haber hem abone ve hem de mali kayıtları takip etmeyi kapsasa da çok yoğun değildi. Ekonomi, politika ve çevre haberleri yapıp merkeze Ankara’ya gönderiyorduk. İngilizce yayınlanan bir gazete olduğu için NATO tesislerinde çalışan Amerikalı görevliler kesintisiz takip ediyorlardı gazeteyi. Birlikte her iki bölümün de üstesinden gelmeye çalıştık, başarılı olduk. İşleri paylaşarak yaptık aynı zamanda sürekli kitap okuduk, İngilizce kurslarına gittik. Benim için hem mesleki tecrübe hem kişisel gelişimim açısından çok kıymetli bir dönemdi. Dürüst, mücadeleci ve öğrenmeye açık bir kişiydi Ziynet.

Bu yarışmanın, Ziynet Sertel’in anısını yaşatma açısından nasıl bir anlam taşıdığını düşünüyorsunuz?

Ziynet bize bu kadar erken veda etmeseydi eminim daha çok güzel işler, projeler yapacaktı. Ama olmadı ne yazık ki. Bu yarışmayla birçok kadın öncelikle onun kim olduğunu merak edecek, araştıracak. Öykülerin yaratım aşamasında düşünecek. İsmi onu tanıyan, tanımayan kadınlar tarafından anılacak. Sonunda ortaya çıkan eserler onun için yazılmış olacak.

Ziynet Sertel Nurcan Erdi̇k Kaya 2.Jpg

Ziynet Sertel’in özellikle kadın gazeteciler ve yazarlar açısından nasıl bir ilham kaynağı olduğunu düşünüyorsunuz?

Öncelikle birlikte çalışmak için kadın arkadaşlarını seçmesi, paylaşması çok kıymetli. Yılgınlık hissetmez, vazgeçmezdi. Hayatının iniş çıkışlarla, mücadele tarafı yoğun geçtiğine şahidim. Hep motive eden, iyiyi, güzeli, doğruyu hedefleyen, dirençli bir karakteri vardı. Bundan daha güzel bir örnek ve ilham kaynağı düşünemiyorum.

“ONLARCA KADIN ZİYNET’İN YAZAMADIĞI MEKTUPLARI ÖYKÜLERİYLE YAZACAK”

“Geleceğe Mektuplar” teması nasıl belirlendi? Bu tema sizce katılımcılara nasıl bir ifade alanı açıyor?

Ziynet hastalığının son döneminde hastanede eşi Atila’ya bir mektup yazmış. Atila bu mektubu yayınlamıştı. Çok hüzünlü ve etkileyiciydi. Mektup gönderilen kişinin eline kısa bir zaman sonra geçecek olsa bile gelecek için yazılıyor. Şimdi onlarca kadın Ziynet’in hayata erken vedası nedeniyle yazamadığı mektupları öyküleriyle yazacaklar. Bence kadınlar toplumun bilgi ve deneyim depoları. Bir nevi yaşananların arşivini tutuyorlar. Yaşadıkları, tanık oldukları, dinledikleri, hissettikleri ve hayal ettiklerini paylaşma arzularıyla okumaktan keyif alacağımız öyküler geleceğine inanıyorum.

Whatsapp Image 2026 05 06 At 09.30.47

SON BAŞVURU 30 MAYIS 2026

Yarışmaya başvuracak adaylara özellikle dikkat etmelerini önerdiğiniz noktalar nelerdir?

Öncelikle yarışma şartnamesini iyice okuyup öykülerini bu çerçevede yazmalarını önermek isterim. Öykülerin gönderilmesi için son tarih 30 Mayıs 2026. Tekrar tekrar okuyup değerlendirmelerinde fayda var. Bazen çok iyi planlanmış, söylemek istedikleri güzel anlatılmış bir öykü şartname koşullarına aykırı olduğu için değerlendirmeye alınamıyor.

Jüri değerlendirmesinde hangi kriterler ön planda olacak? Bir öyküyü “iyi” yapan şey sizce nedir?

Öncelikle konu ve olay örgüsü önemli. Ve derdini iyi anlatabilmesi. Yazım kurallarına uygun olması da. Ben öykü okurken küçük bir pencereden, anahtar deliğinden bakıyormuşum gibi hissediyorum. Romanın sonsuz gökyüzü hali öyküde daha kısıtlı. İyi yazılmış öykülerin rafine hali beni büyülüyor.

Dereceye giren eserlerin bir seçkide toplanacak olması önemli bir fırsat. Bu seçkiyle ilgili planlarınız neler?

Bu yıl yarışmanın ilk yılı. Gelen öykülere, işleyişe bakmak istiyoruz. Yarışmanın gelecek yıllarda da talep görmesi, kalıcı olması açısından seçkiyi hazırlamak çok yararlı olacaktır.

Yarışmanın sürdürülebilir olması adına önümüzdeki yıllar için nasıl bir yol haritası çiziyorsunuz?

Sanıyorum öncelikle bu yılki yarışmayı tamamlayıp, artılarımızı büyütüp eksilerimizden ders almamız yol haritamızı bu bilgilere göre oluşturmamız gerekiyor.

“YAŞADIĞIMIZ ZAMANLARI HATIRLAMAK İYİ GELDİ”

Sizin için bu yarışmanın koordinasyonunu üstlenmek ne ifade ediyor?

Hayatıma tam ihtiyacım olduğunda dokunan, şahane zamanları paylaştığım, birlikte öğrendiğim, okuduğum, geliştiğim, yokluğuna hala alışamadığım arkadaşım için böyle bir organizasyona emek vermekten dolayı mutluyum. Bu yolda ilerlerken yaşadığımız zamanları hatırlamak bana iyi geldi.

VAZGEÇMEMEK VE UMUDU BÜYÜTMEK

CHP İzmir’den mutlak butlana karşı tek yürek
CHP İzmir’den mutlak butlana karşı tek yürek
İçeriği Görüntüle

Ziynet Sertel’den size kalan en önemli öğüt ya da hatıra nedir?

Vazgeçmemek. Başımıza ne gelirse gelsin içimizdeki umudu büyütmek ve çabalamaya devam etmek.

Son olarak, yarışmaya katılmayı düşünen kadın yazarlara ne söylemek istersiniz?

Dünya giderek yaşanması zor bir yere düşünüyor. Özel koşullar, çevresel etkiler, giderek ağırlaşan yaşam koşulları. Her birimizin dert ettiği birçok konu var. Kadınlar üstlendikleri görevleri, sorumlulukları nedeniyle olumsuz koşullardan iki üç kat daha fazla etkileniyor. Hem bireysel hem toplumsal çözüm yolları araştırmak da yine kadınlara düşüyor. Yazmanın insanı iyileştiren eylemlerin başında geldiğine inanıyorum. Araştırmak, düşünmek, olayları kurgulamak, kelimelere dökmek kadınların hayatlarında yepyeni pencereler açacaktır. Yazsınlar, yarışmaya katılsınlar.

Ziynet Sertel & Atila Sertel

ZİYNET SERTEL KİMDİR?

1960 yılında İzmir Çamdibi'nde doğdu. İzmir Namık Kemal Lisesi’nden mezun oldu. Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu’nu bitirdi. Mesleğe 1988 yılında Turkish Daily News’de başladı. Daha sonra Söz Gazetesi, Şehir ve Başkan Dergisi’nde Muhabir, Haber Müdürü, Yazıişleri Müdürü olarak görev yaptı. Atila Sertel ile evli, iki çocuk ve iki torun sahibiydi.

Kaynak: Yağmur Karadağ