112 yıllık geçmişiyle Türk futbolunun en köklü kulüpleri arasında yer alan Altay, tarihinin en zorlu dönemlerinden birini geçiriyor. Yönetim krizinin çözülememesi, 1 milyar lirayı aşan borç yükü ve kayyum sürecinin gündeme gelmesi, siyah-beyazlı camiada endişeleri artırırken, taraftarlar da sessiz kalmadı.

İzmir temsilcisinin içinde bulunduğu tabloya dikkat çekmek isteyen taraftarlar, hazırladıkları pankartla kentin iş dünyasına, yerel dinamiklerine ve kamuoyuna çağrıda bulundu. "Yazıklar olsun sana İzmir. Büyük Altay'ı yalnız bıraktın" ifadelerinin yer aldığı pankart, kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.

Altay tarihinin en kritik sürecinde

1914 yılında kurulan ve Türk futbolunda önemli başarılara imza atan Altay, bugün varlığını sürdürebilmek adına kritik bir mücadele veriyor. Cumhuriyet öncesinde kurulan kulüp, Türkiye Kupası'nda kazandığı iki şampiyonluğun yanı sıra Fuar Şehirleri Kupası'na katılan ilk Türk takımı olarak da tarihe geçmişti.

Yakın geçmişte Süper Lig'de mücadele eden siyah-beyazlı ekip, yaşadığı ekonomik kriz ve transfer yasağı nedeniyle kısa sürede büyük bir düşüş yaşadı. Geçtiğimiz sezon 3. Lig'de son haftalarda kümede kalmayı başaran Altay, yeni sezon öncesinde ise yönetim belirsizliği nedeniyle hazırlıklarına başlayamadı.

Kayyum süreci kapıda

Kulüp Başkanı Sinan Kanlı'nın, yönetime kayyum atanması talebiyle pazartesi günü mahkemeye başvuracaklarını açıklaması, camiada yeni bir dönemin habercisi oldu.

Son yıllarda eski yabancı futbolculara olan borçları nedeniyle FIFA tarafından puan silme cezaları alan Altay'ın toplam borcunun 1 milyar lirayı aştığı belirtiliyor. Yatırımcı arayışından da sonuç alamayan kulüpte önce Ahmet Nur Çebi ile yapılan görüşmeler olumsuz sonuçlanırken, daha sonra kulüple ilgilenen İstanbul merkezli finans şirketi de süreçten çekildi.

Transfer yasağının devam ettiği kulüpte kadronun büyük bölümü dağılırken, A takımın yeni sezon hazırlıklarına başlayamaması da yaşanan krizin boyutunu gözler önüne serdi.

Heyal'den yönetime talip mesajı

Altay'da daha önce yatırımcı olarak yer alan Vahdettin Heyal, kulübü sahipsiz bırakmayacaklarını açıkladı.

Kayyum sürecinin ardından yeniden göreve talip olacaklarını belirten Heyal, Altay'ın kapısına kilit vurulmasına izin vermeyeceklerini ifade etti. Heyal, 112 yıllık kulübün tarihinin yok olmasına müsaade etmeyeceklerini belirterek mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.

Kulüpte daha önce yaşanan olağanüstü genel kurul sürecinde de başkan adaylığı girişimlerinde bulunan Heyal'in açıklamaları, camiada yeni bir umut olarak değerlendirildi.

Taraftardan dikkat çeken pankart

Altay'ın köklü taraftar gruplarından Manavkuyulular, kulübün içinde bulunduğu duruma dikkat çekmek amacıyla hazırladığı pankartla İzmir'e sitem etti.

"Yazıklar olsun sana İzmir. Büyük Altay'ı yalnız bıraktın" ifadelerinin yer aldığı pankart, kısa sürede sosyal medya platformlarında da binlerce kez paylaşıldı.

Buca'da hayali ev tuzağı
Buca'da hayali ev tuzağı
İçeriği Görüntüle

Taraftarlar yaptıkları açıklamada, pankartın yalnızca bir grubun değil, tüm Altay camiasının ortak sesi olduğunu belirtti.

"Artık şahıslar değil Altay önemli"

Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, kişisel tartışmaların bir kenara bırakılması gerektiği vurgulandı.

Altay taraftarları, "Bu pankart sadece bir grup tarafından yapılmadı. Bu pankart tüm Altay sevdalıları, cefakârları ve taraftarları adına hazırlandı. Vakit susma vakti değil. Artık şahıs adı değil, Altay'ın adı önemli. Başka Altay Spor Kulübü yok. Lütfen 112 yıllık koca çınara sahip çıkın." ifadelerini kullandı.

Paylaşım, kısa sürede çok sayıda taraftarın desteğini alırken, İzmir'in iş dünyası ve kent yöneticilerine kulübe sahip çıkılması yönünde çağrılar da beraberinde geldi.

Gözler mahkeme ve genel kurul sürecinde

Kayyum talebinin mahkeme tarafından değerlendirilmesinin ardından kulüpte yeni bir genel kurul sürecinin başlaması bekleniyor.

Siyah-beyazlı camia, hem hukuki sürecin sonucunu hem de kulübün geleceğine ilişkin atılacak adımları yakından takip ediyor. Altay'da yaşanan gelişmelerin, yalnızca kulübün sportif geleceğini değil, Türk futbolunun en köklü kulüplerinden birinin varlığını da doğrudan etkileyeceği değerlendiriliyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ