Dünya Altın Konseyi (WGC), altın piyasasına ilişkin değerlendirmesinde küresel enflasyonda yeni bir yükseliş dalgasının tamamen göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Konsey, fiyat artışlarının yüzde 4 seviyesinin üzerine çıkması halinde altının enflasyona karşı daha güçlü tepki verdiğini bildirdi. WGC’nin temmuz ayı “Altın Piyasası Değerlendirmesi” raporunda, ons altının ay boyunca dalgalı bir seyir izlediği ve temmuz ayını başladığı seviyeye yakın tamamladığı ifade edildi. Ons altın, ay içerisinde birkaç kez 4 bin dolar seviyesini test ederken, temmuz sonunda 4 bin 27 dolar seviyesinde işlem gördü.
Altını etkileyen faktörler değişiyor
Raporda, temmuz ayında altın fiyatlarını destekleyen unsurların, küresel piyasalardaki risk iştahı kaynaklı baskıları dengelediği belirtildi. Faizlerdeki yükselişin altın üzerinde baskı oluşturduğu ancak doların değer kaybetmesinin bu etkiyi sınırladığı ifade edildi. Ayrıca borsa yatırım fonlarına yönelik girişlerin de altın fiyatlarını destekleyen önemli faktörlerden biri olduğu kaydedildi. Avrupa merkezli fonların temmuz ayındaki girişlerde öne çıktığı belirtilirken, yatırımcıların yüksek fiyat seviyelerine rağmen altına yönelmesinin dikkat çekici olduğu vurgulandı.
Enflasyonda ikinci dalga ihtimali
Dünya Altın Konseyi, 1970’li yıllarda yaşananlara benzer yeni bir enflasyon dalgasının tamamen ihtimal dışı olmadığını belirtti. Ancak günümüzde ABD Merkez Bankası’nın (Fed) fiyat baskılarına geçmişe göre daha hızlı tepki verme kapasitesine sahip olduğu ifade edildi. Raporda, enflasyonun yeniden yükselmesinin tek başına altın fiyatlarında güçlü bir yükseliş anlamına gelmeyeceği belirtilirken, özellikle reel faizler, doların seyri ve ekonomik büyüme beklentilerinin belirleyici olacağı kaydedildi.
Enflasyon yüzde 4’ü aşarsa altının tepkisi güçleniyor
WGC analizine göre, düşük ve istikrarlı enflasyon dönemlerinde altının fiyat artışlarına verdiği tepki sınırlı kalıyor. Buna karşılık enflasyonun yüzde 4 seviyesinin üzerine çıkması durumunda altının enflasyona karşı duyarlılığının belirgin şekilde arttığı belirtildi. Raporda yer alan analizlerde, enflasyon değişiminin altın getirileri üzerindeki etkisinin yüksek enflasyon dönemlerinde yaklaşık iki katına çıktığı ifade edildi.
Merkez bankaları ve Asya talebi kritik rol oynuyor
Altın fiyatlarında merkez bankalarının alımları ve Asya’daki bireysel yatırımcı talebinin giderek daha önemli hale geldiği vurgulandı. Özellikle Çin ve Hindistan kaynaklı talebin, değerli metal fiyatlarını destekleyen temel unsurlar arasında yer aldığı belirtildi. Raporda, doların güçlenmesinin altın fiyatları üzerinde baskı oluşturduğu, buna karşılık reel faizlerin gerilemesi ve resesyon ihtimalinin artmasının altını destekleyebileceği ifade edildi.
1970’lerdeki tablo beklenmiyor
Dünya Altın Konseyi, mevcut ekonomik koşulların 1970’lerin sonundaki ortamdan farklı olduğunu değerlendirdi. Fed’in enflasyonla mücadelede daha güçlü bir politika çerçevesine sahip olduğu belirtilirken, tüketicilerin yüksek borçluluk nedeniyle uzun süreli fiyat artışlarına karşı daha kırılgan olduğu ifade edildi. Konsey, olası yeni enflasyon baskılarında daha sıkı para politikaları ve düşük büyüme riskinin öne çıkabileceğini kaydetti. Raporda, kısa vadede yüksek tahvil getirilerinin altın üzerinde baskı oluşturabileceği ancak küresel ekonomide büyüme veya enflasyonun zayıflaması halinde uzun vadeli faizlerde düşüş yaşanabileceği belirtildi. Merkez bankalarının altın alımlarının ve Asya talebinin fiyatları desteklemeye devam edebileceği ancak geçmiş dönemlerdeki olağanüstü yükselişlerin tekrarının garanti olmadığı vurgulandı.





