SEMİ TEKTAŞ/Ege Serbest Bölgesi’nin kuruluş sürecinde önemli rol üstlenen ESBAŞ Onursal Başkanı Mary Tuncer için ESBAŞ’ta anma programı düzenlendi. ESBAŞ Yönetim Kurulu Başkanvekili Faruk Güler, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Ege Serbest Bölge Müdürü Şenay Satoğlu, İzmir Turist Rehberleri Odası Başkanı Ayça Kesici, ESBAŞ yönetimi ve çalışanlarının katıldığı programda, Tuncer’in kurumun kuruluşundan itibaren yürüttüğü çalışmalar ve ESBAŞ’a yaptığı katkılar ele alındı.

İzmir’de iş arayanların rotası belli oldu: Bu mesleklerde eleman aranıyor
İzmir’de iş arayanların rotası belli oldu: Bu mesleklerde eleman aranıyor
İçeriği Görüntüle

ESBAŞ’ın kuruluş sürecindeki katkıları anlatıldı

Anma programında Mary Tuncer’in, eşi Kaya Tuncer ile birlikte Ege Serbest Bölgesi’nin kuruluş sürecinde gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında bilgi verildi. Tuncer’in ESBAŞ’ın gelişim sürecindeki rolü ve kurum bünyesinde yürüttüğü çalışmalar da programda gündeme geldi.
Güler: Dünya çok iyi bir insanı kaybetti

ESBAŞ Yönetim Kurulu Başkanvekili Faruk Güler, anma töreninde yaptığı konuşmada, “Hepimiz biliyoruz ki her fani, bir gün bu dünyadan göçüp gidecek. Hepimiz hayatımızda bir şeyleri, birilerini kaybettik. Ama ondan önce dünya çok iyi bir insanını kaybetti. Mary Hanım’ın bende bıraktığı çok sayıda iz var. Ancak bunların en büyüğü, hiç şüphesiz sarsılmaz gayreti ve cesaretiydi. Doğru bildiği şeyleri gerçekleştirmek için her zaman dimdik durdu. Zor meselelerin üzerine cesaretle gitti, ciddi sorunlara sahip çıktı ve çözüm üretmek için büyük bir kararlılıkla çalıştı. Mary Hanım’ın kalbimde bıraktığı en önemli miraslardan biri de büyük cesaretidir” dedi.

“Daha fazla ihracat için çalıştı”

Güler, “ESBAŞ’ın büyümesine, gelişmesine ve uzun yıllar boyunca sürdürülebilir bir başarıyla yoluna devam etmesine büyük önem verdi. Bunun için çok çalıştı. Ege Serbest Bölgesi’nden daha fazla ülkeye ihracat yapılmasını, daha fazla insanın istihdam edilmesini ve daha fazla üretim gerçekleştirilmesini hayatının önemli amaçlarından biri haline getirdi. ESBAŞ’ın örnek bir endüstri bölgesi olarak yoluna devam etmesini hep istedi ve bunun için büyük emek verdi. Uzay Kampı’nı da çocuklar için bir armağan olarak gördü. “Burada dünyanın her yerinden gelen çocuklar birlikte çalışmayı öğrenecek,” dedi. Uzay Kampı’nın büyümesine ve gelişmesine özel önem verdi. Birlikte çalışan ailelerin çocuklarının iyi bir eğitim ve gelişim ortamında yetişebilmesi için çocuk yuvasına her anlamda büyük destek oldu. Ama onun hedefleri bunlarla sınırlı değildi. ESBAŞ’ın dünyanın en iyi yönetilen şirketlerinden biri olması için çalıştı. Bunun gerçekleşmesi için gerekli sistemleri kurdu, doğru insanlara güvendi, sorumluluk verdi ve geleceğe yönelik sağlam bir yapı oluşturdu” şeklinde konuştu.

“Güvendi, güven verdi”

Güler, “Bugün inanıyorum ki Mary Hanım, bütün bu hedeflerin gerçekleşmesinin ve bıraktığı değerlerin yaşatılmasının gururunu taşıyor. O, güvendi ve güven verdi. Yaptıklarının kalıcı olması ve yönetimde sürekliliğin sağlanması için 2023 yılında Yüksek Kurul Başkanlığı’nı kızı Deniz Hanım’a devretti. Böylece oluşturduğu değerlerin ve anlayışın geleceğe taşınmasını sağladı. Ancak onursal bir lider olarak son ana kadar ESBAŞ ile ilgisini hiç bırakmadı. ESBAŞ’ın gelişimini, çalışanlarını ve geleceğini her zaman yakından takip etti. Biz, tüm ESBAŞ ailesi olarak, burada bıraktığın sistemleri, değerleri ve çalışma kültürünü koruyacağımıza; onları sürdürülebilir biçimde geleceğe taşıyacağımıza ve senin açtığın yolda hep birlikte çalışmaya devam edeceğimize söz veriyoruz. Seni sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz. Bıraktığın iz, bizimle ve gelecek nesillerle yaşamaya devam edecek” diye konuştu.

Kılınç: Sizden öğrendiklerimizi unutmayacağız

ESBAŞ Genel Müdürü Yusuf Kılınç, “Bugün Onursal Başkanımızı anlatmak için ve kendime şu soruyu sorsam: “Acaba bugün burada olsaydı bize ne söylerdi?” diye… Onu anlatmaya çalışmak yerine, bir an için onun gözünden, Mary’nin gözünden bakmaya çalıştım. Onun gözünden baktığımda, sanırım burada yalnızca bir kurum görmezdi. 35 yıl boyunca cesaret, metanet ve faziletle verilmiş emeği; dökülmüş alın terini; türlü zorluklardan geçerek büyütülmüş, bugün 21 birimden beslenen kocaman bir ekosistemi hayata geçirmenin ve bu bayrağı kızı Deniz Tunçcuere emanet etmenin haklı gururunu görürdü. Binalara, rakamlara ya da finans tablolarına bakmadan önce insanlara ve çevreye bakardı. Bu yıl kaç kişinin daha bu ekosistemden fayda sağladığına bakardı. Çünkü geride bırakılan en büyük mirasın, yapılan işlerden çok, insanların hayatlarında, toplumda ve çevrede bırakılan iz olduğunu çok iyi biliyordu. Onun gözünden baktığımda; çocuk yuvasında, uzay kampında hayal kuran ve o hayali gerçekleştiren binlerce çocuğun ve gencin umutlarına yeniden şahit olmanın haklı gururunu yaşardı. Onun gözünden baktığımda bugün burada üzgün olduğumuzu görürdü. Ama sanırım bizden uzun süre üzüntünün içinde kalmamızı istemezdi. “Haydi kalkın, devam edin” derdi. “İnandığınız şeylerin arkasında durun. Zorluklar karşısında cesaretinizi kaybetmeyin. İnsanlara değer verin. Birbirinize, doğaya ve çevreye sahip çıkın.”Ve belki de bize bırakacağı en güçlü mesaj şu olurdu: “Size emanet edilenleri, aldığınızdan daha ileriye taşıyın.” Ben kendi adıma, onu tanımış olmaktan; hayatına, liderliğine ve yaptıklarına tanıklık etmiş olmaktan büyük bir şükran duyuyorum. Çünkü bazı insanlar bize yalnızca söyledikleriyle değil, yaşam biçimleriyle de öğüt verirler. Bazen aldıkları bir kararla, bazen zorluklar karşısındaki duruşlarıyla, bazen de hiçbir şey söylemeden… O da bize böyle öğretti. Bugün onun gözünden baktığımda aslında bir şey daha gördüm: Bir insanın gerçek mirası, geride bıraktıkları değil; kendisinden sonra başkalarının içinde yaşamaya devam eden değerleridir. Bu nedenle bugün ona veda ederken yalnızca “Sizi özleyeceğiz” demek istemiyorum. Aynı zamanda şunu söylemek istiyorum: Sizden öğrendiklerimizi unutmayacağız. İnandığınız değerleri yaşatmaya çalışacağız. Bize bıraktığınız emanete sahip çıkacağız. Ve yolumuza devam ederken, zaman zaman dünyaya sizin gözünüzden, Mary’nin gözünden bakacağız. Belki de sizi aramızda yaşatmanın en güzel yolu bu. Sizi büyük bir sevgi, saygı ve minnetle hatırlayacağız. İyi ki hayatımıza dokundunuz. İyi ki bize ilham verdiniz. İyi ki yollarımız kesişti. Ruhunuz şad olsun. Mekânınız cennet olsun” şeklinde konuştu.

Çalışma arkadaşları anılarını paylaştı

Anma programında Mary Tuncer’in ESBAŞ’taki çalışma dönemine ilişkin çeşitli anılar aktarılırken, kurumun geçmişine dair değerlendirmelerde de bulunuldu. Tuncer’in çalışma arkadaşlarıyla ilişkileri ve ESBAŞ bünyesindeki faaliyetleri konuşulurken sık sık duygusal anlar yaşandı.
ESBAŞ’ta gerçekleştirilen program, Mary Tuncer’in kurumun kuruluş ve gelişim sürecindeki katkılarının hatırlanması ve çalışma arkadaşlarının anılarını paylaşmasının ardından sona erdi.

Kaynak: HABER MERKEZİ