Manisa'da yaşamını sürdüren lise son sınıf öğrencisi Arda Kaan Duran, henüz 19 yaşında hayatının en zorlu sınavıyla karşı karşıya kaldı. Yaklaşık iki ay önce aniden bastıran yüksek ateş ve aşırı yorgunluk şikayetleriyle sağlık kuruluşuna başvuran genç adam, yapılan tetkiklerin ardından lösemi teşhisi alarak derin bir üzüntü yaşadı. İlk müdahalelerin ardından ileri derece tedavi için İzmir Şehir Hastanesi kadrosuna sevk edilen Duran için zamanla yarışan tıbbi bir maraton başladı. Hastanenin Kemik İliği Nakli Sorumlu Hekimi Prof. Dr. Oktay Bilgir ve uzman ekibi, hastalığın seyrini kontrol altına alabilmek adına vakit kaybetmeksizin yoğun kemoterapi seanslarını başlattı.
Genç hastanın sağlığına kalıcı olarak kavuşabilmesi için tek çarenin kemik iliği nakli olduğu belirlendi. Bu karar doğrultusunda ilk olarak aile bireyleri, yakın akrabalar ve TÜRKÖK veritabanı üzerinden geniş çaplı bir doku uyum taraması gerçekleştirildi. Yapılan hassas laboratuvar testleri sonucunda, Arda Kaan'ın 16 yaşındaki kız kardeşi Defne Duran'ın dokularının abisiyle tam uyumlu olduğu tespit edildi. Ağabeyinin hastalandığını öğrendiği ilk andan itibaren büyük bir üzüntü yaşayan genç kız, doku uyumunun müjdesini alır almaz tereddüt dahi etmeden donor olmayı kabul etti.
Kardeşinden gelen can aşısıyla yeniden doğdu
İzmir Şehir Hastanesi'nin modern nakil ünitesinde gerçekleştirilen operasyonla, liseli Defne'den toplanan sağlıklı kök hücreler başarıyla abisine nakledildi. Nakil sonrasındaki 12 günlük kritik süreci geride bırakan sağlık ekibi, yeni hücrelerin vücuda tutunmaya başladığını ve kan değerlerinin normale döndüğünü açıkladı. Yaşadığı korku dolu günlerin ardından kardeşinin bağışladığı kök hücre bağışı ile hayata tutunan Arda Kaan Duran, "Aynı can ve kandanız" diyerek kardeşine olan minnetini dile getirdi.
Tedavi süreci boyunca moralini ve yaşama olan inancını hiç kaybetmediğini aktaran genç hasta, doktorların yakında taburcu olacağını müjdelemesiyle birlikte geleceğe dair planlarını yeniden tazeledi. Önündeki en büyük hedefin üniversiteye adım atmak olduğunu vurgulayan Duran, hastaneden ayrılır ayrılmaz Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) hazırlıklarına kaldığı yerden devam edeceğini ifade etti. Kardeşinin sessiz ama derin sevgisi sayesinde sağlığına yeniden kavuşan genç adam, hayatın kendisine sunduğu bu ikinci şansı en iyi şekilde değerlendireceğini söyledi.
Bağışçı olmaktan gurur duyan genç kızın duygusal mesajı
Abisinin iyileşme sürecinde en kritik rolü üstlenen 16 yaşındaki Defne Duran, yaşadığı deneyimin hayatındaki en anlamlı an olduğunu dile getirdi. Bir insanın yaşama tutunmasına vesile olmanın tarif edilemez bir duygu sunduğunu vurgulayan Defne, "Ağabeyimle değil de başka biriyle de uyumlu olsaydım yine de hiç düşünmeden kemik iliğimi verirdim" sözleriyle toplumsal farkındalığın önemine dikkat çekti. Aile içinde sessiz ama güçlü bir dayanışma örneği sergileyen genç kız, lösemi tedavisi gören tüm hastalar için donör adaylarının artması gerektiğinin altını çizdi.
Operasyonun başarıyla tamamlandığını ve hastanın kısa süre içerisinde taburcu edilme aşamasına geldiğini bildiren Prof. Dr. Oktay Bilgir ise toplumda kök hücre nakline dair var olan yanlış algılara dikkat çekti. Nakil işleminin sanıldığı gibi cerrahi bir ameliyat olmadığını belirten Bilgir, donörden veya hastadan toplanan hücrelerin kordon kanı veya özel cihazlar vasıtasıyla nakledildiğini aktardı. Bağış süreçlerinin son derece konforlu ve acısız olduğunu hatırlatan tecrübeli akademisyen, daha fazla can kurtarabilmek adına tüm vatandaşları TÜRKÖK merkezlerine kan ve kök hücre bağışında bulunmaya davet etti.



