Türkiye’nin iki büyük metropolünü birbirine bağlaması hedeflenen ve Ege Bölgesi’nin ulaşım ağında devrim yaratacağı söylenen Ankara-İzmir Hızlı Tren Hattı, gelinen noktada tamamlanamayan inşaatları ve katlanan maliyetleriyle gündemdeki yerini koruyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, yılan hikayesine dönen projenin son durumunu 2026 yılı kamu yatırımları programı verileriyle Meclis gündemine taşıdı. İktidarın "bin 80 günde tamamlanacak" sözüyle başlattığı projenin, aradan geçen 18 yıla rağmen hala yarısının bile bitirilememiş olması, kamu kaynaklarının kullanımı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Verilen sözler havada kaldı takvim yaprakları 18 yılı devirdi
Projenin tarihçesine bakıldığında, 2013 yılında yapılan açıklamalarda hattın üç yıl içinde hizmete gireceği müjdelenmişti. Ancak aradan geçen 18 yıllık süre zarfında takvimler defalarca değişti, vaatler ise havada kaldı. Milletvekili Bakırlıoğlu, hattın toplam uzunluğunun 498 kilometre olduğunu hatırlatarak, bunca yıla ve harcanan kaynağa rağmen tamamlanan kısmın sadece 152 kilometre ile sınırlı kaldığına dikkat çekti. Geriye kalan 346 kilometrelik hattın akıbeti ise belirsizliğini koruyor.
Sürecin yönetimindeki istikrarsızlığa vurgu yapan Bakırlıoğlu, projenin başladığı günden bu yana tam beş farklı ulaştırma bakanı eskittiğini belirtti. Her gelen bakanın yeni bir tarih verdiğini ancak sonucun değişmediğini ifade eden Bakırlıoğlu, "ortada işleyen bir hızlı tren yok, sadece bitmeyen bir hikaye var" diyerek tepkisini dile getirdi.
Maliyet hesabı şaştı fatura 23 kat ağırlaştı
Projenin sadece zamanlama açısından değil, ekonomik açıdan da devasa bir kara deliğe dönüştüğü resmi verilere yansıdı. Bakırlıoğlu’nun paylaştığı çarpıcı analize göre, proje için başlangıçta öngörülen maliyet ile 2025 yılı itibarıyla gelinen nokta arasında uçurum var. Maliyetlerin tam 23 kat arttığı projede, plansızlığın faturası yine kamu bütçesine kesildi.
2026 yılı yatırım programında Ankara-İzmir Hızlı Tren Hattı için ayrılması planlanan tutarın 101,4 milyar TL olduğunu belirten Bakırlıoğlu, bu rakamların projenin ne kadar pahalıya mal olduğunun kanıtı olduğunu savundu. "Bugüne kadar yapılan harcamalarla sadece 152 kilometre yol gidilebildi. Kalan yüzlerce kilometrenin bu inşaat hızı ve bu maliyet artışlarıyla kaç yılda, hangi bütçeyle biteceği tam bir muamma" ifadelerini kullandı.
Sahada işler arap saçına döndü mühendis bile dayanmıyor
Projenin sadece finansal ve takvimsel değil, teknik açıdan da büyük sorunlar yaşadığı iddia ediliyor. Sahadan gelen bilgilerin iç açıcı olmadığını aktaran Bakırlıoğlu, projenin defalarca revize edildiğini ve işin sil baştan değiştirildiği durumların yaşandığını öne sürdü. Teknik karmaşanın boyutlarını gözler önüne seren bir örnek veren Bakırlıoğlu, şantiyelerde aylık 600 bin lira gibi astronomik maaşlarla çalışacak mühendis dahi bulunamadığını kaydetti.
Projeyi yakından bilen teknik uzmanların ve bürokratların "Bu proje bu yönetim anlayışı ve bu revizyonlarla bitmez" şeklinde görüş bildirdiğini aktaran Bakırlıoğlu, sahadaki plansızlığın işi içinden çıkılmaz bir hale getirdiğini vurguladı.
Bir mucize olmazsa 20 yıllık rekor kırılacak
Devletin resmi yatırım programında projenin bitiş tarihi olarak 2027 yılı işaret ediliyor. Ancak geçmiş tecrübeler ve sahadaki mevcut durum, bu tarihin de tutturulmasının zor olduğunu gösteriyor. Bakırlıoğlu, "Eğer bir mucize gerçekleşir ve proje 2027 yılında biterse, 498 kilometrelik bir tren hattını tam 20 yılda tamamlamış olarak tarihe geçecekler" değerlendirmesinde bulundu. Her seçim döneminde meydanlarda "açılıyor, az kaldı" denilen projenin, yakın vadede vatandaşın hizmetine sunulmasının mümkün görünmediği, aksine sürecin daha da uzayabileceği endişesi hakim.




