Türkiye'de dijital finans sistemleri ve yasa dışı bahis ağlarına yönelik adli birimlerin yürüttüğü teknik takip ve operasyonlar, iş ve medya dünyasından tanınmış isimlerin adliye koridorlarına taşınmasına neden oluyor. Bu kapsamda yürütülen en kritik soruşturmalardan birinin merkezinde yer alan ve geçmiş dönemde Pozitifbank, Payfix ile Flash TV gibi büyük ölçekli kurumların sahipliğini üstlenen ünlü iş insanı Erkan Kork, uzun süredir kamuoyunun ve ekonomi çevrelerinin yakın takibindeydi. Siber suçlarla mücadele ve mali suçları araştırma ekiplerinin tescil dökümleriyle başlayan yasal süreç, bugün İstanbul Adalet Sarayı’nda görülen kritik duruşmayla yeni bir evreye taşındı. Soruşturmanın başlangıcından bu yana tutuklu yargılanan Kork’un hakim karşısına çıkması, adliye kulislerindeki hareketliliği de zirveye çıkardı.

Mali suçlar ve yasa dışı bahis platformları üzerinden gerçekleştirilen para transferi iddialarını inceleyen mahkeme, dijital ödeme sistemlerinin güvenlik açıklarını ve yasal tüzüklere uygunluğunu masaya yatırdı. Sektörün en büyük hacimli markalarından birinin kurumsal hafızasını ve yönetim operasyonlarını doğrudan ilgilendiren bu dava, sadece bir asayiş vakası olarak değil, aynı zamanda Türkiye'deki dijital finans lojistiğinin yasal sınırlarının tescil edilmesi açısından da bir emsal niteliği taşıyor. Cumhuriyet savcısının iddianamedeki sevk maddelerini yinelemesinin ardından, savunma kürsüsüne çıkan sanık ve avukatları, suçlamaların maddi dayanaktan yoksun olduğunu kanıtlamak için kapsamlı dökümler sundu.

Ali İsmail Korkmaz hep 19 yaşında...
Ali İsmail Korkmaz hep 19 yaşında...
İçeriği Görüntüle

Dijital ödeme platformunun kurumsal yapısı savunmada öne çıktı

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi salonunda geniş güvenlik önlemleri altında icra edilen duruşmada, davanın gidişatını etkileyen en başat unsur sanık kürsüsünden yapılan kurumsal savunma oldu. Yasa dışı bahis soruşturması kapsamında tutuklu bulunan iş insanı, sahibi olduğu Payfix platformunun siber altyapısını ve mali denetim mekanizmalarını mahkeme heyetine detaylı bir sunumla aktardı. Operasyonel süreçlerin tamamen Merkez Bankası ve ilgili üst kurulların tüzük ve regülasyonlarına tam uyumlu olarak dizayn edildiğini belirten Kork, yasa dışı herhangi bir fon akışının sistem üzerinden geçmesinin siber koruma kalkanları vasıtasıyla engellendiğini savundu.

Savunmasında dijital finans dünyasındaki kurumsal işleyişe ve istihdam politikalarına dikkat çeken Erkan Kork, yasa dışı bahis iddialarının odağındaki şirketin suç örgütleriyle hiçbir bağı olamayacağını şu sözlerle ifade etti: "Şirketim için her zaman en iyi insanları almaya ve teknik altyapıyı güçlendirmeye çalıştım. Her yıl yöneticilerimiz ve çalışanlarımız için eğitimler düzenledik. Tüm işlemler siber güvenlik protokolleri çerçevesinde, mevzuata tamamen uygun bir şekilde tescil edilmiştir." Kork’un müdafileri de mahkemeye sundukları mali tescil dökümlerinde ve bağımsız denetçi raporlarında, platformun hileli işlemlerin tespiti ve engellenmesi konusunda uluslararası standartlarda bir lojistik yönetim şemasına sahip olduğunu belgeledi.

Mahkemenin ara kararıyla tahliye süreci tescil edildi

Duruşmada iddia makamının tutukluluğun devamı yönündeki mütalaasına karşı sanık avukatlarının yaptığı hukuki savunmalar mahkeme heyeti tarafından titizlikle analiz edildi. Dosyadaki delillerin büyük oranda toplanmış olması, karartılma ihtimali bulunan dijital verilerin siber suçlar laboratuvarı tarafından tescil altına alınması ve sanığın sabit ikametgah sahibi olması gibi yasal parametreler özgürlük lehine bir durum ortaya çıkardı. Savunmaların tamamlanmasının ardından kısa bir ara veren mahkeme başkanı, davanın geleceğini ve sanığın hukuki statüsünü değiştiren ara kararını salonda bulunan tarafların yüzüne okudu.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi heyeti, suç vasfının değişme ihtimali ve tutuklulukta geçen sürenin cezai yaptırım sınırları içindeki dengesini gözeterek, tutuklu sanık hakkında serbest bırakılma hükmünü kurdu. Alınan kurumsal ara kararla birlikte, iş dünyasında büyük yankı uyandıran Erkan Kork hakkında tahliye kararı resmen tescil edildi. Mahkeme, sanık hakkında yurt dışı çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Kararın adliye tescil sistemine düşmesinin ardından, ceza infaz kurumundaki işlemlerin tamamlanması amacıyla lojistik evrak akışı hızla başlatıldı. Finans ve medya kulislerinde şok etkisi yaratan bu tahliye kararı, yasa dışı bahis soruşturmalarındaki yargılama kriterleri açısından yeni bir tartışma alanı açtı.

Kaynak: HABER MERKEZİ