SEMİ TEKTAŞ/Interfresh Eurasia Fuarı’nı organize eden Antexpo Fuarcılık Genel Koordinatörü Murat Özer, Türkiye’nin taze meyve ve sebze üretimindeki gücünün katma değerli mamullerle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Fuarın uluslararası ölçekte büyümeye devam ettiğini belirten Özer, organizasyonun İzmir’deki geleceğine ilişkin başta İZFAŞ olmak üzere yerel kurumlara destek çağrısında bulundu.
Interfresh Eurasia’nın beş yıl Antalya’da düzenlendikten sonra İzmir’e taşındığını hatırlatan Özer, bu yıl kentte üçüncü kez gerçekleştirilecek fuarın uzun yıllar İzmir’de kalmasını ve büyümesini istediklerini dile getirdi. Ancak zaman zaman yerel dinamiklerin kendilerini zorladığını vurgulayan Özer, uçuş bağlantılarındaki yetersizliğe de dikkat çekti.
Daha fazla destek bekliyoruz
Interfresh Eurasia’nın İzmir’de kalıcı olmasını hedeflediklerini belirten Özer, organizasyon sürecinde yerelden daha güçlü destek beklediklerini söyledi. İzmir’de iş yaparken çeşitli sorunlarla karşılaştıklarını ifade eden Özer, şunları kaydetti:
“Beş yıl Antalya’da faaliyet gösterdikten sonra buraya geldik. Bu yıl İzmir’deki üçüncü yılımız. Daha uzun yıllar burada kalmak ve büyümek istiyoruz. Ancak zaman zaman yerel dinamikler bizi gerçekten zorluyor. İzmir’de iş yapmak konusunda bazı sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Bu nedenle yerelden daha fazla destek istiyoruz. Bugünün konusu değil ama bunu daha sonra sizlerle detaylı şekilde paylaşmak isterim.Daha fazla destek bekliyoruz.”
İzmir’in uçuş sorunu fuarı etkiliyor
Uluslararası fuarların büyümesinde ulaşım olanaklarının önemli rol oynadığını vurgulayan Özer, İzmir’in uçuş bağlantıları açısından İstanbul ve Antalya’nın gerisinde kaldığına dikkat çekti.
“Türkiye’nin uçuş noktalarına baktığınızda İstanbul birinci, Antalya ikinci sırada” diyen Özer, İzmir’de iş yaparken doğrudan uçuşların sınırlı olması nedeniyle diğer kentlere kıyasla bazı sıkıntılar yaşandığını dile getirdi.
Yurt dışından gelecek satın alma heyetlerinin ulaşım, konaklama ve transfer süreçlerinin organizasyon tarafından yürütüldüğünü belirten Özer, uçuş seçeneklerinin artmasının İzmir’in uluslararası fuarcılık alanındaki rekabet gücünü de yükselteceğini ifade etti.
Yaş meyve ve sebze lokomotif olacak
Türkiye’nin yaş meyve ve sebze sektöründe öncü ülkeler arasında bulunduğunu belirten Özer, taze ürünlerin yanı sıra bunların işlenmesiyle elde edilen mamullerin de önemli bir ekonomik değer taşıdığını söyledi.
Narenciyeden domatese kadar birçok tarımsal ürünün farklı biçimlerde işlenebildiğini dile getiren Özer, domatesten salça, püre ve reçel gibi çok sayıda ürün elde edildiğini, bunların tamamının mamul kategorisinde değerlendirildiğini anlattı.
Önümüzdeki dönemde yaş meyve ve sebzenin sektörün lokomotifi olmayı sürdüreceğini vurgulayan Özer, buna paralel olarak işlenmiş ve katma değerli ürünlerin de daha fazla öne çıkarılması gerektiğini kaydetti.
Fuarın kendini kanıtlaması beş yıl sürüyor
Interfresh Eurasia’nın yolculuğuna 2018 yılında yaş meyve ve sebze fuarı olarak başladığını hatırlatan Özer, son yıllarda yabancı alıcıların taleplerinin işlenmiş ürünlere doğru genişlediğini söyledi.
Bir fuarın uluslararası alanda kendisini kanıtlamasının ve güçlü bir konuma ulaşmasının en az beş yıl sürdüğüne dikkat çeken Özer, bu sürenin ardından organizasyonun yabancı alıcılar ile büyük market zincirlerinin yıllık takvimine girmeye başladığını anlattı.
Alıcıların zamanla “Sonbaharda Türkiye’de Interfresh var” diyerek fuarı programlarına aldığını belirten Özer, Almanya ve Madrid’de benzer organizasyonlar düzenlendiğini, Hong Kong’da da sektör açısından önemli bir fuarın gerçekleştirileceğini söyledi.
Dünyada sektörün takip ettiği yerleşik bir fuar takvimi bulunduğunu ifade eden Özer, bu takvime girebilmek ve yabancı alıcılarda düzenli katılım alışkanlığı oluşturabilmek için en az beş yıllık istikrarlı bir çalışma gerektiğini vurguladı.
Hedef 100’ün üzerinde ülke
Interfresh Eurasia’nın yabancı alıcı sayısında her yıl önemli bir artış yakaladığını açıklayan Özer, ülke çeşitliliğine ilişkin verileri de paylaştı.
Önceki yıl 54 ülkeden alıcının fuara geldiğini belirten Özer, bu sayının geçen yıl 71’e yükseldiğini, bu yıl ise 100’ün üzerinde ülkeye ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.
Fuara katılacak yabancı alıcıların yüzde 90’ının otel rezervasyonlarını yaptırdığını ve konaklama belgelerini organizasyona gönderdiğini açıklayan Özer, transfer planlamalarının da gerçekleştirildiğini kaydetti.
Rakamların fuarın her yıl üzerine koyarak büyüdüğünü gösterdiğini belirten Özer, “54 ülkeden 71 ülkeye, oradan da 100’ün üzerine doğru gidiyoruz. Demek ki doğru işler yapmışız” dedi.
Çalışmaların yüzde 70’i yurt dışında
Interfresh Eurasia’nın uluslararası çalışmalarını yurt dışındaki ajanslar ve stratejik ortaklarla yürüttüğünü belirten Özer, 16 ülkede yerleşik ajanslarının bulunduğunu söyledi. Bu ajansların faaliyet alanının yaklaşık 40 ülkeyi kapsadığını kaydeden Özer; Rusya, Aral Bölgesi, Balkanlar, Belgrad ve Yunanistan’da da stratejik iş ortaklarıyla çalıştıklarını ifade etti.
Bir fuarın uluslararası ölçekte büyümesinin uzun soluklu çalışma gerektirdiğini vurgulayan Özer, hazırlıkların yaklaşık yüzde 30’unun Türkiye’de, yüzde 70’inin ise yurt dışında yürütüldüğünü söyledi.
İşlenmiş ürünler de fuara giriyor
Interfresh Eurasia’nın taze meyve ve sebze sektörünün dünyadaki vitrini olduğunu belirten Özer, fuarın kapsamının bu yıl genişletileceğini açıkladı. Fuar alanında yaş ürünlerin yanında donmuş, kurutulmuş ve konserve ürünlerle salça ve diğer meyve-sebze mamullerinin de yer alacağını bildirdi.
İşlenmiş ürünler için ayrılan alanın ilk yıl olması nedeniyle yaş meyve ve sebzeye kıyasla daha sınırlı kalacağını belirten Özer, gelecek yıllarda bu bölümü aşamalı şekilde büyütmek istediklerini söyledi.
Özer, “İlk yıl bunu başlatacağız, gelecek yıl bir adım daha ileri taşıyacağız ve sonraki yıllarda yine üzerine koyacağız” ifadelerini kullandı.
Yabancı alıcılardan yeni talep
Yurt dışındaki market zincirlerinin satın alma yetkililerinden işlenmiş ürünlere yönelik talepler aldıklarını aktaran Özer, fuarın kapsamının bu beklentiler doğrultusunda genişlediğini söyledi.
Meyve suyu, donmuş ve kurutulmuş ürün departmanlarında görev yapan satın alma yetkililerinin de fuara gelmek istediğini belirten Özer, market temsilcilerinin kendilerine, “Meyve suyu departmanında çalışan arkadaşımı da getireyim mi?” ya da “Donmuş ve kurutulmuş ürünlerle ilgilenen başka bir departmandaki arkadaşım da gelsin mi?” diye sorduğunu anlattı.
Bu yıl söz konusu alanlarda faaliyet gösteren sınırlı sayıda alıcının da İzmir’de ağırlanacağını belirten Özer, öncelikli amaçlarının bu satın alma yetkililerine Interfresh Eurasia’yı tanıtmak olduğunu söyledi.
İkinci marka Interfood Eurasia
Interfresh Eurasia’nın yaş meyve ve sebze sektöründe bir marka haline geldiğini dile getiren Özer, bununla eş zamanlı olarak “Interfood Eurasia” adıyla ikinci bir marka oluşturduklarını açıkladı.
Interfood Eurasia’nın meyve ve sebzenin yaş, donmuş, kurutulmuş ve konserve olmak üzere dört farklı halini kapsadığını belirten Özer, meyve suları ve soslar gibi alt sektörlerin de bu yapı içerisinde bulunacağını söyledi.
Fuarın başka gıda sektörlerine yönelmeyeceğinin altını çizen Özer, “Et, süt veya şarküteri gibi farklı sektörlere geçmekten söz etmiyoruz. Bizim odağımız meyve ve sebzenin işlenmiş ürünleri” dedi.
Mamuller daha sürdürülebilir olabilir
İşlenmiş ürünlerin en önemli avantajlarından birinin raf ömrü olduğuna dikkat çeken Özer, ambalajlanan mamullerin en az iki yıl saklanabildiğini söyledi. Yaş meyve ve sebzede ise üretici ve ihracatçıların çok hızlı hareket etmek zorunda olduğunu belirtti.
Taze ürün ihracatının taşıma kanallarının kapanması, petrol krizleri, artan lojistik maliyetleri ve gemi trafiğindeki aksamalar gibi gelişmelerden doğrudan etkilendiğini ifade eden Özer, mamul ürünlerin bu açıdan daha sürdürülebilir bir ticaret alanı yaratabileceğini dile getirdi.
Buna rağmen sektörün ana taşıyıcısının değişmeyeceğini belirten Özer, yaş meyve ve sebzenin her zaman temel sektör ve lokomotif olmayı sürdüreceğini vurguladı.
İhracat 3,7 milyar dolara ulaştı
Açık kaynaklardan elde ettikleri verilere göre Türkiye’nin 2025 yılında meyve, sebze ve bunlardan üretilen mamullerde yaklaşık 3,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini açıklayan Özer, sektörün yerli üretime dayalı yapısına dikkat çekti.
Meyve ve sebzenin Türkiye topraklarında yetiştirildiğini vurgulayan Özer, sektörün bu yönüyle ithal girdiye dayalı üretim alanlarından ayrıştığını söyledi. Otomotiv sektöründe birçok parçanın yurt dışından getirilerek Türkiye’de birleştirildiğini ve ihracat ile ithalatın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özer, tarımsal ürünlerde ise üretimin doğrudan Türkiye’de yapıldığını kaydetti.
Bu nedenle meyve, sebze ve bunlardan elde edilen mamullerin Türkiye ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti.
Kadın kooperatiflerine ücretsiz alan
Fuarın bir diğer sosyal sorumluluk projesinin üretici kadınlara ve kadın kooperatiflerine yönelik olduğunu açıklayan Özer, sektörde daha fazla kadının yer almasını istediklerini söyledi.
Kadın kooperatiflerine fuarda ücretsiz alan tahsis edileceğini belirten Özer, kooperatiflerin ürünlerini ve çalışmalarını ziyaretçilere anlatacağını kaydetti. Çalışmaların jüri tarafından değerlendirileceğini ve başarılı bulunan kooperatiflere ödül verileceğini ifade etti.
Kadın kooperatiflerinin sektöre daha fazla dahil edilmesinin yerel kalkınma açısından önemli olduğunu vurgulayan Özer, “Bu kooperatiflerden birinin ürettiği bir kilo salçayı dahi ihraç edebilmesi veya ürününü yurt içinde bilinir hale getirmesi, o bölgenin ekonomisini ve geleceğini değiştirebilir. Biz bunlara çok önem veriyoruz” diye konuştu.
Türkiye’nin ürünleri dünya vitrinine çıkacak
Interfresh Eurasia’nın temel vizyonunun Türkiye’de yetiştirilen ürünleri dünya pazarına taşımak olduğunu belirten Özer, başta taze meyve ve sebze olmak üzere bu ürünlerden elde edilen mamulleri yurt dışında en üst düzeyde tanıtmayı amaçladıklarını söyledi.
Türkiye’nin ürünlerini dünyanın vitrini haline getirmek istediklerini vurgulayan Özer, yabancı alıcıların ilgisinin arttığını ve fuarın küresel takvimdeki yerinin her yıl daha da güçlendiğini ifade etti.
Özer, Interfresh Eurasia’nın İzmir’de uzun yıllar düzenlenerek büyümesi için yerel kurumlarla daha güçlü bir iş birliğine ihtiyaç duyduklarını yineleyerek İZFAŞ’a destek çağrısında bulundu.
Uçak araya girdi
Özer’in konuşmalarına yanıt veren Hayrettin Uçak ise “Bu fuarın burada yapılması için büyük bir çaba gösteriyoruz. Gerekirse yerel yönetimlerle gidip görüşüz” diyerek araya girdi.




