KAZİM BOZKURT/Bilim insanları ve yöre halkı, havaya karışan bu sıcak buharın, ağır metallerin ve tozun inciri dalında kurumadan çürüttüğünü, sessiz ama ölümcül bir kalite kaybı yaşattığını söylerken, resmi kurumlar aynı puslu havanın içinden "hiçbir zarar yok" diyerek ayrışıyor. Ağacındaki meyveyi santrallerin asitli gölgesinden korumaya çalışan üretici ise, tarladan çıktığı an denetimsiz aracıların ve haftalardır açıklanmayan fiyatların kıskacında bambaşka bir var olma savaşı veriyor. Aydın'da bu yıl hasat, yüksek rekolte umudunun, toprağı boğan jeotermal buharlarının ve amansız bir pazar krizinin birbirine karıştığı o dumanlı havada başlıyor.

Tarım ve Orman Bakanı'nın pazartesi Aydın'da rekolteyi açıklaması bekleniyor.

"Geçen yıla göre daha iyi rekolte"

ADÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi ve AGROFIG projesinin Türkiye yürütücüsü Prof. Dr. Engin Ertan, "Geçen yıla göre daha iyi rekolte, onu söyleyebilirim. Bu sene hava kurak gitmedi. Daha az toksin olacağını öngörüyoruz" ifadesini kullandı.

İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yönetici Asistanı Adil Gürsoy da döllenmede düşüş yaşanıp yaşanmadığı sorusuna "Hayır, aksine hava şartlarından dolayı artma var" yanıtını verdi.

Bilim insanları ile enstitü arasında ayrışma

Ertan, JES'lerin kuru incirde verim ve kaliteye etkisini 2015'te danışmanlığında tamamlanan doktora teziyle araştırdı. Bulguları şöyle:

"Jeotermallerin olduğu Germencik'te, Buharkent'te mutlaka etkisi var, verim ve kalite adına. Bizim çalışma lokasyonumuz da Germencik bölgesiydi. Yakın bahçelerde olumsuzluklar tespit ettik. Bilimsel olarak tespit ettik. Ama bunu genelleştirmek doğru olmaz. Nazilli'de JES yok mesela. İncir özelinde sadece bizim çalışma var şu anda."

ADÜ Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Göksel Armağan da şunları söyledi:

"Kesin zarar veriyor ya da hiç vermiyor diyemezsiniz, bilimsel olmaz bu şekilde. Ama etkinin olduğu açık. Fizyolojik olmasa bile belki sosyolojik bir etki yaratıyordur."

Armağan'ın uyarısı ise şu:

"Dünyada incirin yaklaşık yüzde 65'i Germencik civarından üretiliyor. En küçük bir kalite kaybına neden olması durumunda çok daha iyi hesaplanıp belki de enerjiden vazgeçilmesi gerekiyor."

Buna karşılık enstitünün yanıtı kesin. Yönetici Asistanı Adil Gürsoy, "Jeotermalin herhangi hiçbir olumsuz tarafı yok. Jeotermalle bizim enstitümüz arası 1,5 kilometre. Olsa bize olurdu." dedi.

"Santrallere yakın bahçelerde incir kurumadan çürüyor"

Aydın Çevre ve Kültür Platformu (AYÇEP) Başkanı Mehmet Vergili, Aydın'da 38 JES'in faal olduğunu belirterek, "Nem yapıyor ve akma yapıyor. O da karabahalı dediğimiz kalitesiz bir incir oluşuyor. En çok incir üreticisi çekiyor" dedi.

Vergili'nin önerisi ise sezonluk düzenleme:

"İncir sezonunda bir kez jeotermal tesislerinin faaliyetini durdurması lazım. Jeotermalden elde edilecek enerjiye Türkiye'nin ihtiyacı yok."

Buharkent Ziraat Odası Başkanı ve Aydın Ziraat Odaları Jeotermal Komisyonu Başkanı Naim Özdamar ise JES'lerin etkilerini şöyle anlattı:

"Bölgede bol miktarda araç hareketliği başlıyor. Bahçe yolları genellikle stabilize olduğu için kum olayı öncelikle incirin tozlaşmasını önlüyor. Daha sonra kırmızı örümcek hastalığını tetikliyor. İncirde şu anda ruhsatlı ilaç yok."

"İkincisi, bulundukları bölgelerde nem oranı yükseltiyorlar ve bu döllenmeyi etkiliyor. Döllenmenin yanında incirde çatlama, yarılma, iç çürüklüğü gibi bazı hastalıklara neden oluyorlar."

Üçüncü mekanizma akışkanlar. Özdamar, "akla gelmeyecek kadar arsenik, hidrojen sülfür ve ağır metalin incirlere ulaştığını", yer altına enjekte edilmesi gereken 242 derece sıcaklığındaki akışkanların atmosfere serbestçe salındığını öne sürdü:

"Santrallere yakın bölgelerde incir kurumadan çürüyor. Ağaçlar direkt olarak çürüyor ve yok oluyorlar."

Özdamar'ın 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'na ilişkin iddiası ise şöyle:

"Yönetmelikte radyoaktivite ölçülmüyor, arsenik ölçülmüyor. Sadece azot, karbondioksit gibi en masum gazlar ölçülüyor. Ölçülmediği için denetleme de yapılamıyor. Zarara ilişkin bulgular ancak yüksek lisans ve doktora tezlerinde ortaya dökülüyor. Bu konuda konuşan devlet memurları geçmişte jeotermal şirketler ve dernekleri tarafından tehdit edildi. Şu anda hiçbir devlet memuru korkudan 'jeotermalin zararı var mı, yok mu' konusuna giremiyor. Ben jeotermal komisyon başkanıyım, benim bile hapis cezam geldi."

Üreticiyi asıl sıkıştıran denetimsiz aracılar

Özdamar'a göre ihracatçıların Ekim-Kasım aylarında bahçeyi bir yıllığına sözleşmeyle aldığı "alivre" sistemi yaygın. Bu yıl sistemin dışında, Nazilli, Aydın ve Acarlar'daki haller yerine "hale benzeyen" küçük yerleşkelerde vergi ödemeyen, mali denetimi olmayan aracılar devreye girdi.

"Geleceği düşünmeyen bazı çiftçiler 180 liralık fiyatı yerine inciri 90 liradan sattı. Bazı ihracatçılar da bu fırsatı değerlendirip 90 liralık inciri aldı, 120 liraya mal etti. Sarılop incirde üreticinin elinden 50-55 liraya çıkması gereken ürün, aracılar tarafından 30 liraya kadar düşürüldü."

Özdamar, 2025 yılı taze incir üretim maliyetinin Bursa Siyahı ve Sarılop'ta kilogramda 103 lira olduğunu belirterek, "Çiftçi bugün yarı yarıya zarar etmiş durumda" diye konuştu.

İhracatta "beyaz kutu" riski

Kuru incir tarafında fiyat hâlâ açıklanamadı. Özdamar, kuru incirin maliyetinin 275 lira civarında olduğunu, Ticaret Bakanlığı'nın fiyatı açıklamaması nedeniyle ihracatçıların taahhütte bulunamadığını söyledi.

Geçen yıl "ilk gemi kaldırma tarihi" 15 Ekim olarak belirlenmişti. Özdamar, bu tarihin öne çekilmemesi halinde kaçak ihracatın başlayacağı uyarısında bulunarak şunları kaydetti:

"İlk gemi kaldırma tarihi öne çekilmediği takdirde ihracat açılır açılmaz 'beyaz kutu' adı altında kaçak ihracat başlayacak. Pazarımız Yunanistan ve İtalya'ya geçecek. Yani böyle bir tehlike var. İncirin en önemli tehlikesi şu anda bu."

Özdamar, İzmir İhracatçı Birlikleri bünyesindeki Kuru Meyve İhracatçıları Birliği meclis üyelerinin çoğunluğunun bu tarihin sürdürülmesini savunduğunu öne sürdü.

Ortak talep: Denetim

Prof. Dr. Armağan, reenjeksiyon gerektiği halde maliyet nedeniyle akışkanlarını ırmaklara boşalttığı öne sürülen firmalar bulunduğunu söyledi: "Kamu otoriteleri tarafından bunların mutlaka denetlenmesi gerekiyor."

Armağan, "Orada jeotermaller kalksın dediğiniz zaman enerjiyle ilgili sorun ne olacak? Zararlı etkileri iyi araştırılıp bertaraf etmek lazım" uyarısında bulundu.

Özdamar'ın çözüm önerisi ise:

Fed Başkanı konuştu: Altın çakıldı!
Fed Başkanı konuştu: Altın çakıldı!
İçeriği Görüntüle

"Bu kanunun bir kez değişmesi gerekiyor. İkincisi bu santralların yapıları değişmesi lazım. Diğer ülkelerde olduğu gibi radyasyon sızdırmayan, minimize edilerek yer altına indirilen santrallar olması lazım."

Maliyeti 275 lira civarındaki kuru incirin kaç liraya alınacağı, üreticinin kaderini belirleyecek.

Kaynak: HABER MERKEZİ