Tahran'da mahsur kalan Pegasus ekibi yurda döndü
Tahran'da mahsur kalan Pegasus ekibi yurda döndü
İçeriği Görüntüle

Arabesk Dünyasının "Baba"sı Müslüm Gürses Kimdir?

Asıl adı Müslüm Akbaş olan efsane sanatçı, 7 Mayıs 1953 tarihinde Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde, kerpiç evlerin arasında dünyaya gözlerini açtı. Ekonomik zorluklar nedeniyle henüz üç yaşındayken ailesiyle birlikte Adana'ya göç eden Gürses, hayatın sert yüzüyle çok genç yaşta tanıştı. İlkokuldan sonra eğitim hayatına devam edemeyen sanatçı, geçim derdiyle ayakkabı tamirciliği ve terzilik yaparak emeğin ne demek olduğunu öğrendi. Ancak içindeki müzik aşkı, babasının sert engellerine rağmen sönmedi. Annesinin gizli desteğiyle 1967 yılında Adana’da bir çay bahçesinde düzenlenen ses yarışmasına katıldı ve birinci seçilerek kaderini kendi elleriyle çizmeye başladı.

Yarışmanın ardından sesinin gürlüğü ve tonu nedeniyle "Gürses" soyadını kullanmaya karar veren usta isim, profesyonel sahne hayatına tesadüflerle adım attı. Adana'da bir gazinoda dönemin ünlü ismi Sadık Altınmeşe'nin rahatsızlanması üzerine sahneye çıkan Gürses, sergilediği performansla dinleyicileri büyüledi. Bu olay, onun bir daha mikrofonu bırakmamasının başlangıcı oldu. 1968 yılında çıkardığı "Emmioğlu/Ovada Taşa Basma" isimli ilk 45'liğiyle yerel sınırları aşan sanatçı, TRT Çukurova Radyosu’nda her hafta canlı yayınlara katılarak Anadolu’nun sesini tüm Türkiye'ye duyurdu.

Rekor Kıran Satışlar

İstanbul’a yerleştikten sonra kariyerinde dev adımlar atan Müslüm Gürses, 1970'li yıllarda gerçek bir yıldız haline geldi. Özellikle "Sevda Yüklü Kervanlar" adlı çalışması, o dönem için hayal edilmesi güç bir rakam olan 300 binlik satış adedine ulaşarak bir plak rekoruna imza attı. Gürses artık sadece bir şarkıcı değil, milyonların dert ortağıydı.

1978 yılında Anadolu turnesi sırasında geçirdiği feci trafik kazası, sanatçının yaşamında trajik bir dönüm noktası oldu. Tarsus yolunda yaşanan kazada, öldüğü zannedilerek morga kaldırılan Gürses’in yaşadığı, son anda bir görevlinin dikkati sayesinde fark edildi. Bu kaza sonucunda koku alma duyusunu tamamen yitiren, işitme kaybı yaşayan ve konuşma yetisi yavaşlayan sanatçının kafatasına, beynini koruması için metal bir plaka yerleştirildi. Bu fiziksel değişim, onun o meşhur, ağır ve vakur konuşma tarzının da sebebi oldu.

Müslüm Gürses ve Muhterem Nur Aşkı Nasıl Başladı?

Hayatının en büyük destekçisi, çocukluk kahramanı olan sinema sanatçısı Muhterem Nur oldu. 1982 yılında Malatya turnesinde "sahneye önce kim çıkacak" kavgasıyla başlayan tanışıklıkları, 1986 yılında nikah masasında son buldu. Nur, eşi için kariyerini sonlandırırken, Gürses de ona olan aşkını "Esrarlı Gözler" gibi ölümsüz eserlerle taçlandırdı.

2000'li yıllara gelindiğinde Müslüm Gürses, sadece arabesk dinleyicilerinin değil, entelektüel kesimin ve gençlerin de sevgilisi haline geldi. Murathan Mungan ile gerçekleştirdiği "Aşk Tesadüfleri Sever" projesiyle David Bowie’den Leonard Cohen’e kadar pek çok dünya yıldızının eserlerini Türkçe yorumladı. Teoman, Şebnem Ferah ve Tarkan gibi isimlerin şarkılarını kendine has tarzıyla seslendirerek müziğin birleştirici gücü olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Müslüm Gürses Ne Zaman ve Neden Vefat Etti?

2012 yılında geçirdiği baypas operasyonu sonrası vücudu yorgun düşen sanatçı, dört ay süren yoğun bakım mücadelesinin ardından 3 Mart 2013 tarihinde hayata gözlerini yumdu. Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilen Gürses’in ardından milyonlarca "evladı" yas tuttu. "Bizim için hayat hep kavgaydı ama biz bu kavgayı hep şarkılarla verdik. Kimseyi kırmadık, sadece dertlere ortak olduk." — Müslüm Gürses

Muhabir: Eylül Vardar