Ege'nin inci kenti İzmir, spor dünyasına örnek teşkil edecek sıra dışı ve ilham verici bir azim öyküsüne ev sahipliği yapıyor. Uzun yıllar süren futbol kariyerinin ardından yaşadığı talihsiz bir sakatlıkla pistlere adım atan ve sayısız zafere imza atan master atlet Nurettin Memur, başarı çıtasını her geçen gün daha da yukarı taşıyor. Geçtiğimiz ay Romanya’da düzenlenen Balkan Masters Atletizm Şampiyonası'nda kürsünün en üst basamağına çıkarak Balkan şampiyonu unvanını göğüsleyen tecrübeli sporcu, bu haklı gururu ailesiyle birlikte yaşıyor. Ancak bu başarı hikayesini benzersiz kılan unsur, babasının disiplinini ve spora olan tutkusunu rehber edinen 15 yaşındaki kızı Yağmur Memur’un da pistlerde fırtına gibi esmesi. Baba ve kız, her gün kentin atletizm pistlerinde yan yana ter dökerek Türk sporuna damga vuracak yeni zaferlerin hazırlığını sürdürüyor.

Yeşil sahalardan pistlere uzanan çeyrek asırlık azim öyküsü

Sadece sporcu kimliğiyle değil, idari görevleriyle de dikkat çekici bir profil çizen 55 yaşındaki Nurettin Memur, aynı zamanda İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Genel Sekreterliği görevini başarıyla yürütüyor. Yıllarca tutkuyla oynadığı futbolda 2009 yılında yaşadığı ağır bir sakatlık sonrasında atletizm branşına yönelen Memur, kısa sürede bu spora adapte olarak parmak ısırtan bir grafik çizdi. Kısa mesafe koşularında gösterdiği üstün performansla günümüze kadar 300’e yakın madalya ve onlarca kupa kazanan tecrübeli atlet, kırılması güç istatistiklere imza attı. Spor adamı kimliğini Göztepe Spor Kulübü bünyesindeki atletizm koordinatörlüğü göreviyle de taçlandıran usta isim, farklı yaş kategorilerinde kendine ait olan ve henüz kırılamayan 21 güncel rekorun sahibi konumunda bulunuyor.

Pistlerde geçirdiği her anın kendisine büyük bir yaşama sevinci kattığını ifade eden master atlet, başarılarına rağmen hırsından ve çalışma disiplininden hiçbir şey kaybetmiyor. Katıldığı şampiyonalardan madalyasız döndüğünde bunu bir sonraki yarış için ekstra bir motivasyon kaynağı haline getirdiğini belirten Memur, kariyerindeki en büyük hedefi henüz gerçekleştiremediğini dile getiriyor. 2009 yılından bu yana neredeyse yer aldığı her ulusal ve uluslararası turnuvada madalya kürsüsüne çıkmayı başaran tecrübeli isim, dünya şampiyonası organizasyonlarında şu ana kadar en iyi derece olarak beşincilik elde edebildi. Çalışmalarını aralıksız sürdüren milli sporcu, ay-yıldızlı bayrağı dünya ölçeğindeki dev organizasyonda da kürsüye taşıyarak kariyerini unutulmaz bir madalya ile taçlandırmak istiyor.

Trabzonspor-Beşiktaş derbisinde nefesler tutuldu: İşte muhtemel 11'ler!
Trabzonspor-Beşiktaş derbisinde nefesler tutuldu: İşte muhtemel 11'ler!
İçeriği Görüntüle

Babasının izinden giden genç yeteneğin sırıkla atlama başarısı

Babasının spor sahalarındaki hırsını, centilmenliğini ve bitmek bilmeyen enerjisini henüz altı yaşındayken gözlemlemeye başlayan 15 yaşındaki Yağmur Memur, çocukluk yıllarından itibaren atletizm pistlerinin tozunu yutmaya başladı. Babasının antrenman temposuna ayak uydurarak sporu bir yaşam biçimi haline getiren genç yetenek, yeteneğini sırıkla atlama branşında göstermeyi tercih etti. Babasının izinde emin adımlarla ilerleyen Yağmur, sergilediği disiplinli çalışmanın karşılığını kısa sürede ulusal düzeyde elde ettiği derecelerle almaya başladı.

Geçtiğimiz temmuz ayında Eskişehir'de gerçekleştirilen 18 Yaş Altı Atletizm Şampiyonası'nda podyuma çıkan genç sporcu, 3,50 metrelik derecesiyle rakiplerini geride bırakarak kendi kategorisinde Türkiye şampiyonu oldu. Kızının spora olan tutkusunu ve yüksek iradesini anlatırken gururunu gizleyemeyen baba Memur, kızını evde ve sahada her zaman "şampiyon" olarak çağırdığını belirtiyor. Geçtiğimiz günlerde antrenman sırasında kızının elinin yaralanmasına rağmen gösterdiği kararlılığı paylaşan tecrübeli sporcu, ertesi gün sırık tutamayacak durumda olmasına karşın Yağmur'un "Başka egzersizler yaparım" diyerek sahaya çıkmasının gerçek şampiyonluk zihniyetini özetlediğini vurguluyor.

Aile içi bağları güçlendiren ortak antrenman disiplini

Haftanın altı günü sabahın erken saatlerinde evden birlikte çıkarak tesislerin yolunu tutan baba ve kız, sporun birleştirici gücünü en güzel şekilde sergiliyor. Ortak hedeflere doğru birlikte koşmanın aile bağlarını inanılmaz derecede güçlendirdiğini ifade eden ikili, yarış günlerinde birbirlerinin en büyük destekçisi ve en heyecanlı seyircisi haline geliyor. Babasının ilerleyen yaşına rağmen düzenli spor yapmasını ve çalışma ahlakını kendisine rol model aldığını söyleyen genç atlet, kendi yarışlarındaki heyecanın bir benzerini babası piste çıktığında da yaşadığını dile getiriyor.

Pistte birbirlerini sürekli motive eden şampiyon baba ile kızı, gelecekte ay-yıldızlı formayla uluslararası alanda yeni başarılara imza atmayı hedefliyor. Tecrübe ile genç enerjinin harmanlandığı bu özel birliktelik, hem İzmir spor kamuoyunda hem de Türk atletizminde takdir toplamaya devam ediyor. Her gün pistte dökülen terler, sadece kırılacak yeni rekorların değil; sevgi, saygı ve azimle dokunan benzersiz bir aile mirasının temellerini atıyor.

Kaynak: AA