Balıkesir’in Edremit ilçesi, son yılların en kan dondurucu çevre ve yaşam hakkı ihlallerinden birine sahne olmanın acısını ve öfkesini yaşıyor. Geçtiğimiz günlerde Eminkuyu mevkisindeki bir çöplük alanında, aralarında yavruların da bulunduğu ve çoğunun kulaklarında belediye küpesi taşıdığı tespit edilen 40 sokak köpeği ölü bulunmuştu. Katliamın üzerinden günler geçmesine rağmen faillerin henüz belirlenememiş olması, sabırları taşırdı. Bölge halkı, çevre il ve ilçelerden gelen sivil toplum kuruluşları ve hayvan hakları savunucuları, Edremit sokaklarını "adalet" çığlıklarıyla inletti. Toplu ölümlerin bir "operasyon" titizliğiyle gerçekleştirilmiş olması, okları yerel yönetimlere ve denetim mekanizmalarına çevirirken, eylemciler sorumluların yargı önüne çıkarılması için kararlılık mesajı verdi.

Cumhuriyet Meydanı’nda sessiz canların sesi yükseldi

Edremit ve Burhaniye başta olmak üzere Çanakkale ve diğer çevre illerden gelen yaklaşık 100 kişilik grup, sabah saatlerinde Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya geldi. Ellerinde dövizlerle katliama dikkat çeken yurttaşlar, sessiz canların uğradığı zulmü haykırdı. Yapılan basın açıklamasında, sokak hayvanlarının sistematik bir şekilde hedef alındığı iddia edilerek, hayvan hakları savunucularının bu davanın peşini bırakmayacağı vurgulandı. "Onlar konuşamadı ama biz susmayacağız" diyen kitle, 17 Mart’tan bu yana yürütülen soruşturmanın yavaş ilerlemesine tepki gösterdi. Kalabalık, sokaktaki canların güvenliğinin sağlanması için yetkililerin somut adımlar atmasını talep ederken, toplu katliam şüphelerinin titizlikle incelenmesini istedi.

Belediye binası önüne bırakılan tasmalarla sessiz protesto

Meydandaki açıklamanın ardından öfkeli kalabalık, sloganlar eşliğinde Edremit Belediye binasına doğru yürüyüşe geçti. Yol boyunca çevredeki vatandaşların da alkışlarla destek verdiği yürüyüşte, "Sokakları değil içinizde büyüyen kötülüğü temizleyin" ve "Vicdanı olan öldürmez" yazılı pankartlar ön plana çıktı. Belediye binası önüne ulaşıldığında ise sembolik ama sarsıcı bir eyleme imza atıldı. Yaşam savunucuları, yanlarında getirdikleri ve katledilen köpekleri temsil eden tasmaları belediye binasının girişine bıraktı. Bu hareket, yerel yönetime sorumluluklarını hatırlatan ve barınaklardaki denetimsizliğe işaret eden en güçlü mesaj olarak kayıtlara geçti. Eylemciler, barınakların birer "ölüm kampına" dönüşmesine izin vermeyeceklerini ifade ederek binadan ayrıldı.

Küpeli köpeklerin çöplükteki sonu soru işaretleri yaratıyor

Olayın yaşandığı günden bu yana kamuoyunda en çok tartışılan konu, ölü bulunan köpeklerin büyük bir kısmının küpeli köpekler olmasıydı. Bu durum, hayvanların daha önce belediye ekiplerince kısırlaştırılıp kayıt altına alındığını, yani "kontrollü hayvan" statüsünde olduklarını gösteriyor. İlçe Tarım Müdürlüğü ve emniyet birimlerinin başlattığı incelemede, bu kadar çok sayıda köpeğin aynı anda ve aynı yerde cansız bedeninin bulunması, olayın bireysel bir saldırıdan ziyade organize bir eylem olduğu ihtimalini güçlendiriyor. Edremit halkı, çöplük alanına atılan bu canların hangi araçlarla oraya getirildiğini ve zehirlenip zehirlenmediklerini merak ediyor. Otopsi sonuçlarının bir an önce açıklanması beklenirken, yaşam savunucuları bölgedeki kamera kayıtlarının incelenmesi için baskıyı artırıyor.

Elazığ’da deprem
Elazığ’da deprem
İçeriği Görüntüle

Yaşam savunucularından soruşturmanın derinleştirilmesi çağrısı

Protesto boyunca sık sık dile getirilen bir diğer talep ise soruşturmanın sadece emniyet boyutunda kalmaması, idari bir denetimin de başlatılması oldu. Balıkesir genelindeki hayvansever dernekleri, sokak hayvanlarına yönelik şiddetin cezasız kalmasının yeni katliamlara kapı araladığını savunuyor. Edremit’teki bu trajedi, Türkiye genelinde sokak hayvanlarına yönelik uygulanan yasal düzenlemelerin ve yerel yönetimlerin bu konudaki uygulamalarının yeniden sorgulanmasına neden oldu. Eylemciler, soruşturma dosyasına dahil edilecek her türlü delilin takipçisi olacaklarını ve bu davanın emsal teşkil etmesi için hukuki mücadeleyi en üst perdeden yürüteceklerini duyurdu. Bölgedeki gergin bekleyiş ve adalet talebi, sorumlular hesap verene kadar dinecek gibi görünmüyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ