Türkiye’nin yüreğini dağlayan olay, İzmir’in Selçuk ilçesinde geçtiğimiz yıl kasım ayında meydana gelmiş, yoksulluk ve çaresizliğin gölgesinde yaşanan trajedi hafızalara kazınmıştı. Cumhuriyet Mahallesi Tavşantepe mevkiindeki derme çatma bir evde yaşam mücadelesi veren Akcan ailesinin evi, sobanın devrilmesi sonucu alevlere teslim olmuştu. Eşi cezaevinde olduğu için evin geçimini hurdacılık yaparak sağlamaya çalışan anne Sinem Melisa Akcan, o kara gecede ekmek parası kazanmak uğruna kapıyı kilitleyip dışarı çıkmak zorunda kalmıştı. Ancak geride bıraktığı beş küçük beden, Aras Bulut Akcan, Masal Işık Akcan, Aslan Miraç Akcan, Funda Peri Akcan ve Fadime Nefes Akcan, çıkan yangında mahsur kalarak feci şekilde hayatını kaybetmişti. Kamuoyunda derin bir infial yaratan ve sosyolojik tartışmaları da beraberinde getiren bu elim olayın ardından başlatılan hukuki süreç, vicdanları rahatlatan bir kararla nihayete erdi.

Kilitli kapının ardındaki dram ve hukuk savaşı

Olayın hemen ardından başlatılan soruşturma kapsamında, anne Sinem Melisa Akcan hakkında "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olma" suçlamasıyla dava açılmıştı. İddianamede, kapının kilitli olması ve çocukların yalnız bırakılması nedeniyle annenin kusurlu olduğu belirtilerek 20 yıla kadar hapis cezası istenmişti. Ancak savcılık makamı, yaşanan trajedinin boyutu ve annenin içinde bulunduğu psikolojik yıkımı göz önünde bulundurarak, Türk Ceza Kanunu’ndaki özel indirim hükümlerinin uygulanmasını talep etmişti. Torbalı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada hakim karşısına çıkan acılı anne, savunmasında sarf ettiği "Çocuklarımın kokusunu düşününce aklıma toprak kokusu geliyor. Bittim, yok oldum" sözleriyle salondaki herkesi gözyaşlarına boğmuştu. Mahkeme heyeti, ilk celsede verdiği kararla, sanığın yaşadığı manevi çöküntünün ve evlat acısının, verilecek herhangi bir hapis cezasından çok daha ağır bir bedel olduğuna hükmetmişti.

Kaçakçılık operasyonu: Evden tabanca, mermi ve maymun çıktı
Kaçakçılık operasyonu: Evden tabanca, mermi ve maymun çıktı
İçeriği Görüntüle

İstinaf mahkemesi vicdani kararı hukuka uygun buldu

Yerel mahkemenin, annenin kişisel ve ailevi durumu itibarıyla mağduriyetini esas alarak verdiği "ceza verilmesine yer olmadığına" dair karar, Cumhuriyet savcısı tarafından usul yönünden incelenmesi amacıyla bir üst mahkemeye taşınmıştı. Dosyayı titizlikle inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını hem usul hem de esas yönünden değerlendirdi. İstinaf heyeti, yapılan yargılamada delillerin doğru değerlendirildiğini, soruşturma aşamasındaki işlemlerin eksiksiz yapıldığını ve varılan sonucun hukuka ve vicdana uygun olduğunu belirledi.

Üst mahkeme, yerel mahkemenin "annenin yaşadığı acının ceza hükmünü gereksiz kılacak derecede büyük olduğu" yönündeki tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirdi. Bu doğrultuda savcılığın itirazını reddeden istinaf, yerel mahkemenin kararını onadı. Böylece, beş çocuğunu bir gecede kaybeden ve mezarlarını ziyaret ettiğinde toprak kokusuyla yüzleşen Sinem Melisa Akcan hakkındaki karar kesinleşmiş oldu. Hukuk sistemi, bu kararla birlikte ceza adaletinin sadece cezalandırmaktan ibaret olmadığını, vicdani kanaatin ve yaşanan mağduriyetin de denklemin en önemli parçası olduğunu bir kez daha tescillemiş oldu. Acılı anne, adli kontrol şartlarının da tamamen kaldırılmasıyla, ömür boyu taşıyacağı evlat acısıyla baş başa kaldı.

Kaynak: DHA