Türkiye’de trafik terörünün ne denli yıkıcı sonuçlar doğurabileceğinin en acı örneklerinden biri, 30 Haziran 2023 tarihinde İzmir’de yaşandı. Menderes ilçesine bağlı Kısık Mahallesi mevkiinde meydana gelen katliam gibi kazanın üzerinden geçen zaman, acıları hafifletmeye yetmedi. İzmir-Aydın karayolunda makas atarak ilerleyen ve adeta bir ölüm makinesine dönüşen hafif ticari araç, beş kişinin hayattan koparılmasına, 20 kişinin ise yaralanmasına neden oldu. Olayın baş faili olan 21 yaşındaki Yusuf İslam Koçak hakkında yürütülen yargı süreci, üst mahkemelerin incelemesinin ardından nihai karara bağlandı. Yerel mahkemenin verdiği 18 yıl hapis cezası, Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından hukuka uygun bulunarak onandı.

Hız tutkusu zincirleme faciayı getirdi
Kazanın oluş şekli ve sonuçları, trafik kurallarının hiçe sayılmasının bedelini gözler önüne serdi. Olay günü saat 19.30 sıralarında Gaziemir istikametinden Ayrancılar yönüne seyreden Özcan Özer yönetimindeki otomobil, içerisinde 11 kişiyle birlikte yol alıyordu. Bu sırada, trafiğin yoğun olduğu saatlerde tehlikeli manevralar yapan Yusuf İslam Koçak’ın kullandığı 35 ADF 564 plakalı hafif ticari araç, Özer’in otomobiline yandan çarptı. Çarpmanın şiddetiyle direksiyon hakimiyetini kaybeden Özer’in aracı, refüjü aşarak karşı şeride geçti ve o sırada yolda seyreden İsmail Akdar yönetimindeki yolcu minibüsüyle kafa kafaya çarpıştı.

Kaza yerinde adeta can pazarı yaşandı. Hurdaya dönen araçlardan çıkarılan Sibel Özer, Şengül Akbaş, sürücü Özcan Özer ve 18 yaşındaki oğlu Ali Alperen Özer ile minibüs yolcusu Mustafa Kemal Karaca hayatını kaybetti. Kazada her iki araçta bulunan toplam 20 kişi ise çeşitli yerlerinden yaralandı. Olay anı, trafikteki başka bir aracın güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, Koçak’ın kullandığı aracın hızla gelip diğer araca çarpması ve sonrasında yaşanan dehşet anları tüm çıplaklığıyla yer aldı.

‘Becerime ve şansıma güvendim’ savunması kurtarmadı
Kazanın ardından olay yerinden kaçmaya çalışan ancak kısa sürede yakalanan sürücü Yusuf İslam Koçak, ilk ifadesinde önündeki aracı sollarken kontrolü kaybettiğini iddia etmişti. Ancak bilirkişi raporları ve kamera kayıtları, olayın basit bir direksiyon hakimiyeti kaybı olmadığını ortaya koydu. Raporlarda, diğer sürücüler Özcan Özer ve İsmail Akdar’ın tamamen kusursuz olduğu, kazanın tek sorumlusunun bilinçli taksir ile hareket eden Koçak olduğu vurgulandı. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın tehlikeli sürüş tarzını, makas atarak ilerlemesini ve olası riskleri öngörmesine rağmen "bir şey olmaz" düşüncesiyle hareket etmesini gerekçe göstererek cezayı artırdı.
Yerel mahkeme, sanığı önce "Taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma" suçundan 12 yıl hapse mahkum etti. Ancak eylemin "bilinçli taksir" kapsamında işlendiğine kanaat getiren heyet, cezayı yarı oranında artırarak 18 yıla çıkardı. İstinaf sürecinde de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, sanığın yüzde 100 kusurlu olduğunu belirterek kararı hukuka uygun buldu. Mahkeme, sanığın insanların ölebileceğini öngörmesine rağmen şansına ve şoförlük becerisine güvenerek risk aldığını, bu nedenle cezada indirim yapılamayacağını kaydetti.
Yargıtay son noktayı koydu: Karar onandı
Taraf avukatlarının itirazları üzerine dosya Yargıtay’a taşındı. Dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin ve istinafın kararlarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığına hükmetti. Daire, yargılama sürecinin usul ve yasaya uygun yürütüldüğünü, delillerin eksiksiz toplandığını ve vicdani kanaatin dosya içeriğiyle uyumlu olduğunu belirtti. Sanığın eyleminin suç vasfının doğru tayin edildiğini vurgulayan yüksek mahkeme, 18 yıllık hapis cezasını onayarak dosyayı kapattı.
Ancak Yargıtay, ehliyet konusunda küçük bir düzeltmeye gitti. Sanığın B sınıfı ehliyetinin yanı sıra başka sınıf sürücü belgelerine de sahip olduğunu tespit eden daire, yerel mahkemenin tüm ehliyetlere el koyma kararını bozarak, sadece kazada kullanılan araca uygun olan B sınıfı ehliyetin geri alınmasına hükmetti. Kararı değerlendiren mağdur avukatlarından Aykut Dikencik, adaletin kısmen de olsa tecelli ettiğini belirterek, "Bu ceza giden canları geri getirmeyecek ancak benzer acıların yaşanmaması için trafik suçlarında caydırıcı cezaların yasalaşması şarttır" ifadelerini kullandı.



