İklim değişikliği ve insan faaliyetlerinin etkisiyle şehir merkezlerinde ivme kazanan böcek ve haşere popülasyonundaki artışa ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulunan Ege Üniversitesi (EÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurşen Alpagut Keskin, böceklerin ve mikrobiyolojik organizmaların besin kaynağı ile uygun iklim koşulları buldukları anda hızla çoğalma eğilimi gösterdiklerini söyledi.

Son yıllarda artış gösteren popülasyon patlamasının doğrudan insan eliyle desteklendiğini vurgulayan Prof. Dr. Keskin, son 20 yıllık süreçte kentler ile doğal yaşam alanlarını birbirinden ayıran, canlıların barınabileceği tampon bölgelerin tamamen ortadan kalktığını belirtti. Tampon bölgelerin yok olmasının yanı sıra insanların çevreye bıraktığı kentsel atıkların da böceklere hazır ve zahmetsiz bir yaşam alanı sunduğunu ifade eden Keskin, bu durumun haşerelerin evlerin içine kadar girmesini kolaylaştıran temel faktör olduğunu dile getirdi.

"Sorun Hayvan Kaynaklı Değil, Tamamen İnsan Kaynaklı"

Küresel iklim değişikliğinin getirdiği yüksek sıcaklıklara tüm canlı türlerinin uyum sağlamaya çalıştığına değinen Prof. Dr. Keskin, organizmaların yayılım alanlarını genişlettiğini veya değiştirdiğini beyan etti. İklim krizinin temelinde yine insan faaliyetlerinin yattığını hatırlatan usta bilim insanı; yaz aylarında sivrisinek ve göçmen böcek türlerindeki artışın doğal bir süreç gibi görünse de tablonun arkasında insan etkisinin bulunduğunu kaydetti. Keskin, "İnsanlar böceklerden ne kadar muzdaripse, böcekler de insan faaliyetlerinden o kadar muzdarip. Yaşanan bu tablo hayvan kaynaklı değil, tamamen insan kaynaklıdır" ifadelerini kullandı.

Erdoğan: Ekonomimiz dimdik ayakta
Erdoğan: Ekonomimiz dimdik ayakta
İçeriği Görüntüle

"Faydalı Türler Yok Olduğu İçin Popülasyon Dengesi Bozuldu"

Doğal habitat kayıplarına ilişkin teknik değerlendirmelerde bulunan EÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Keskin ise son 20-30 yılda yaşanan hızlı teknolojik gelişmelerin ve büyüyen karbon ayak izinin ekosistemde geri dönülmez tahribatlar yarattığını açıkladı.

İnsanların konfor alanını genişletme arzusu yüzünden pek çok türün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını bildiren Prof. Dr. Keskin, kent merkezlerinde gözlemlenen böcek artışının bir çelişki barındırdığını söyledi. Doğal ekosistemde zararlı popülasyonu dengeleyen ve bu böceklerle beslenen faydalı türlerin betonlaşma nedeniyle yok olduğunu aktaran Keskin, avcı türlerin ortadan kalkmasıyla birlikte dirençli ve zararlı türlerde patlama yaşandığını dile getirdi.

"Konfor Alanımızı Genişletirken Onların Yaşam Alanını İşgal Ettik"

Çayır ve yeşil alanların imara açılarak binalarla doldurulmasının doğrudan habitat değişimine yol açtığını belirten Prof. Dr. Bekir Keskin, doğal yapısı bozulan alanlara kısa sürede hamam böcekleri ve sivrisineklerin yerleştiğini beyan etti.

Son dönemde yerleşim yerlerinde ve evlerde sıkça rastlanan sarıömer (et yiyen örümcek), dev çekirge veya yaban hayvanı vakalarının tesadüf olmadığını vurgulayan Keskin; insanlığın kendi konfor alanını genişletirken diğer canlıların yaşam alanlarını işgal ettiğini, habitatı daralan türlerin ise hayatlarını sürdürebilmek adına kent merkezlerindeki sınırlı alanlara göç etmek zorunda kaldığını ifade etti. Dere yataklarının değiştirilmesi ve baraj projeleri gibi müdahalelerin su kaynakları sağlarken akarsu yataklarındaki yaşamı yok ettiğini hatırlatan uzmanlar, küresel ısınmayla birleşen bu durumun istilacı tür göçlerini tetiklediğini ve mevcut doğal habitatların acilen koruma altına alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: haber merkezi